Ekonomik daralma yavaşlıyor

Deloitte, üç aylık dönemi kapsayan Ekonomik Görünüm raporlarından Haziran 2009 sayısını "Yapısal Reformlara Odaklanmak" başlığı ile yayınladı...

28.07.2009 - 12:51 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Deloitte, üç aylık dönemi kapsayan Ekonomik Görünüm raporlarından Haziran 2009 sayısını “Yapısal Reformlara Odaklanmak” başlığı ile yayınladı. Raporda Türkiye ekonomisinin bu yıl %6 küçülmesinin sürpriz olmayacağı belirtiliyor ve giderek artan finansman ihtiyacına dikkat çekiliyor.

Türkiye’de vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman, denetim ve kurumsal risk alanlarında hizmet veren Deloitte, “Ekonomik Görünüm 2009 – Haziran” raporunu yayımladı.

2009 yılının ilk yarısının değerlendirildiği “Yapısal Reformlara Odaklanmak” başlıklı raporda dünya ekonomisi gibi Türkiye’nin de bir dönüm noktasında bulunduğuna dikkat çekiliyor. Rapora göre ülkenin güçlü ve istihdam yaratan bir büyüme ortamına dönebilmesi için mali disiplinden ödün vermeden yapısal reformlara odaklanması ve küresel boyuttaki gelişmeleri de dikkate alarak kendi kaynaklarıyla finanse edeceği bir büyüme modelini benimsemesi gerekiyor.

Deloitte raporuna göre Türkiye ekonomisi IMF’li bir senaryoda dahi bu yıl %5,5 – 6 oranında küçülme ile yüzleşmek zorunda kalabilecek. Gelecek sene %2 – %3 civarında büyümesi beklenen Türk ekonomisinin gerçek anlamda büyüme kulvarına girmesi ancak sonraki birkaç yıl içinde gerçekleşebilecek. Enflasyonun bu yıl %7,5 ile hedefin bariz şekilde altında kalacağı tahmin edilirken, önümüzdeki yıl ise % 6,5 olan hedefin çok az üstünde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Daralma şiddetini azaltıyor

Deloitte, bu yılın ilk çeyreğinde şiddetle daralan Türk ekonomisinin, yıl genelinde 2001 krizindeki boyutları aşabilecek boyutlarda, %5,5 – %6 civarı, küçülme yaşayabileceğini tahmin ediyor.

2. çeyreğin tüm aylarına ait büyüme göstergelerinin (sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, tüketim endeksi, ithalat ve ihracat endeksleri, kredi verileri vb.) henüz tamamı mevcut olmasa da, 2. çeyrekte ekonomideki daralmanın hız kesmesini ve küçülmenin tek haneli yüksek bir oranda devam etmesi bekleniyor.

Sanayi üretimi Nisan’da yıllık bazda %18,5 daralma gösterirken, çalışılan gün sayısının azlığı nedeniyle sanayi üretiminde ay bazında da buna yakın oranda bir daralma görüleceği tahmin ediliyor. Deloitte raporuna göre yaz aylarına giriliyor olması nedeniyle tarım ve turizmin GSYİH içerisindeki ağırlığının artması ile birlikte ekonomi 2. çeyrekte tek haneli daralmasını sürdürecek.

Sanayi üretimi dışında, kapasite kullanımı, güven endeksleri, tüketim endeksi ve reel kesim güven endeksi ile tüketici kredileri ile kredi kartlarının haftalık değişim oranları daralmanın şiddetinin 2. çeyrekte azaldığına işaret ediyor.

IMF olmadan yola devam etmek riskli

Deloitte, daha önceki Ekonomik Görünüm raporunda hükümetin “IMF’siz yola devam etmek istemesini” ciddi ve riskli bir karar olarak değerlendirmekle birlikte, orta vadede böyle bir kararın maliyetinin daha yüksek olacağı varsayımından hareketle orta bir yol bulunacağı görüşündeydi. Ancak gerekli mali uyumun boyutu, içinde bulunduğumuz hassas konjonktürde bunu uygulamanın siyaseten zorluğu kadar piyasalarda esen olumlu havanın da etkisi ile IMF anlaşması gerçekleşemedi.

Mali uyumun boyutu konusunda belirsizlikler devam etse de, Başbakan Yardımcısı Sn. Ali Babacan’ın Haziran ortasında belirttiği gibi şu anda eksi olan faiz dışı dengenin tekrar hatırı sayılır bir oranda artıya dönmesi IMF – hükümet müzakerelerindeki en temel mesele olarak gözüküyor.

Deloitte raporuna göre kaba bir hesapla faiz dışı denge Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oran olarak – %1,5’den + % 2,5 gibi bir orana geçmesi 1 trilyonluk bir GSYİH rakamı üzerinden program süresince 40 milyar lira gibi ciddi bir tutarın tasarruf edilmesi anlamına geliyor. Bu tutarın bir bölümü ekonomideki iyileşme (vergi gelirlerindeki artışla) ile kendiliğinden karşılanacak olsa bile programın ciddi boyutta tedbirler içermesi zorunlu hale geliyor.