Edelman 2011 güven barometresi sonuçları

Edelman 2011 Güven Barometresi sonuçlarına göre, birçok endüstri alanına duyulan güven küresel artış gösteriyor ancak bankalara olan güven hala en alt sırada yer alıyor.

01.02.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Edelman 2011 Güven Barometresi sonuçlarına göre, birçok endüstri alanına duyulan güven küresel artış gösteriyor ancak bankalara olan güven hala en alt sırada yer alıyor. Otorite ve uzmanlık konusunda yeni arayışlar ise CEO’ların güvenilirliğini hızla yükseltiyor.

Edelman 2011 Güven Barometresi sonuçları Davos’ta yapılan Dünya Ekonomik Forumu’nda açıklandı. Araştırma, Strategy One adlı araştırma firması tarafından Avrupa ülkeleri dahil 23 ülkede, 25 – 64 yaş grubundan, 5.075 kişi ile 30 dakikalık telefon görüşmeleri sonucunda oluşturuldu. Edelman araştırmasının sonuçlarına göre, büyük şirket krizleri ve finansal kargaşa ile sarsılan Avrupa ülkelerinde, iş dünyasına ve hükümetlere duyulan güven dikkat çekici oranda toparlandı. İş dünyasına duyulan güven, Brezilya’da hızla artarken Almanya’da yükseldi, Çin ve Hindistan’da ise bir önceki yılın aynı düzeyini koruyor. ABD’de ise tersine, güven; iş dünyası, hükümet, sivil toplum kuruluşları ve medya dahil olmak üzere, tüm kurumlarda düşüş eğilimi gösterdi.

Effect Halkla İlişkiler’in Türkiye Temsilcisi olan ve dünyanın en büyük bağımsız halkla ilişkiler şirketi Edelman Public Relations tarafından bu yıl 11.’si gerçekleştirilen Güven Barometresi, Davos Zirvesi’nin en önemli gündemlerinden birisini oluşturuyor.

Edelman 2011 Güven Barometresi sonuçlarına göre, ABD’de iş dünyasına duyulan güven, 2009’a göre 8 puan düşerek %46’ya geriledi. Bu durum, dünyanın en büyük ekonomik gücü olan ABD’yi, güven endeksinde en son sırada yer alan Rusya’nın sadece 5 puan üstüne yerleştiriyor.

ABD’de hükümete olan güven ise bir önceki yıla göre 6 puan düştü ve yüzde 40’a geriledi. Böylece ABD hükümeti, güvenilirlik sıralamasında en az güvenilen dört ülke arasında yer aldı. ABD, iş dünyası, hükümet, sivil toplum kuruluşları ile medyanın dahil olduğu araştırmanın, ortalama güvenini temsil eden “Genel Güvenilirlik Puanlaması”nda, bundan 3 yıl önce “en güvenilir 4 ülke” arasında yer alırken bu yıl “en az güvenilir 4 ülke” konumuna geriledi.

Olumsuz bilgiye inanma oranı yüksek

Araştırma sonuçlarına göre, bir firma genelde güvenilirliği düşük olarak nitelendiriliyorsa, firma hakkındaki “olumsuz bilgilere” ulaşanların yarıdan fazlası (% 57) bir ya da iki kez duysa dahi, bu bilgilere hemen inanma eğilimi gösteriyor. Güvenilirliği düşük olan bir firma hakkındaki “olumlu bilgilere” ulaşanların ise ancak % 15’i, bu bilgileri sadece bir ya da iki kez duyduğunda inanıyor. Bu sonuç, daha fazla sayıdaki insanın olumsuz bilgiye, olumlu bilgiden daha çok inandığını gösteriyor.

ABD ve İngiltere gibi Batı ülkelerinde araştırmaya katılanların yaklaşık dörtte biri ( % 23 ve %27) bir habere inanmak için, o haberi en az 6 kez veya daha fazla duymaları gerektiğini söylüyor. Bu oran, iki yıl öncesine göre, iki kat daha yüksek. ABD’de araştırmaya katılanların % 14’ü ise bir bilgiye inanmak için, bu bilgiyi 10 veya daha fazla kez duymaları gerektiğini ifade ediyor.

Richard Edelman: “Şüphecilik arttı.”

Şirket ve hükümet krizlerinin sisteme olan etkisinin, güven anlayışında şekil değişikliği yarattığını ve

Şüpheciliği artırdığını söyleyen Edelman Başkanı ve CEO’su Richard Edelman “İş dünyasına duyulan güven, küresel olarak istikrar kazanmış olabilir ancak bu güven, söz konusu şirketlerin ne yaptığı ve nasıl iletişim kurdukları ile doğru orantılı” dedi. Edelman, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Güvenilirlik kavramı bir şirketin faaliyetlerinin yürütülmesi konusundaki alışılagelmiş yöntemleri değiştirdi. Şirketler, faaliyetlerini sadece şirket ortaklarının değil aynı zamanda toplumun da yararı ve bu konudaki genel beklentilerini karşılayacak şekilde kurgulamalı. Bu çerçevede şirketlerin nasıl para kazandığı konusunda sergilediği şeffaflık da büyük önem kazanıyor.”

Şirket itibarında “ürün, güvenirlik, şeffaflık ve çalışan memnuniyeti”

Şirketlerin itibarını yükselten en önemli öğelerin ürün kalitesi, güvenilirlik, şeffaflık ve çalışanların memnuniyeti olmaya devam ettiğini belirten Richard Edelman, ”Buna karşılık, şirketlerin finansal başarısı sıralamada en az önemli 10 öğe arasında yer alıyor. Paydaşların % 75’inden fazlası, ortakların menfaatinden taviz verilmesine neden olsa bile, şirket faaliyetinin toplum yararı ile bir şekilde uyumlu olmasını istiyor” şeklinde konuştu. Richard Edelman, sözlerini şöyle tamamladı:

“İş dünyasına duyulan güven konusunda genelde istikrar gösteren verilere rağmen iş dünyasının tek başına aksiyon alması güven uyandırmıyor. Küresel olarak insanların %61’i şirket faaliyetlerinin sorumluluk içinde yürütülmesinin sağlanması için hükümetlerin bu faaliyetleri düzenleyecek önlemleri alması gerektiğine inanıyor. Bu oran, İngiltere ve İrlanda’da % 82’dir.”

Güvenilirlikte CEO’ların hızlı yükselişi

2011 Güven Barometresi sonuçlarına göre, güvenilirlik söz konusu olduğunda, yetkin sözcülerin varlığı büyük önem kazanıyor. Akademisyenler ve teknik uzmanlar, güvenilir olarak algılanırken, “benim gibi” diye tanımlanan sıradan insanlar, daha az güvenilir bulunuyor. CEO’lar, güven sıralamasında, sondan ikinci sırada bulundukları iki yıl öncesine göre, çarpıcı bir yükseliş ile araştırmanın yapıldığı ülkelerde en güvenilir sözcüler olarak değerlendiriliyor.

Bugün 2009 yılına kıyasla şirketlerde en güvenilir kişiler CEO’lar olarak ön plana çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 50’si, bir önceki yıla göre 19 puanlık bir artışla CEO’ları en güvenilir sözcüler olarak görüyor. Sıradan insanlara duyulan güven ise 2009 yılından bu yana 4 puan gerileyerek, 2009 yılında en alt sıralarda bulunan CEO’ların yerini almış durumda. ABD’de, 35 – 64 yaş aralığındaki sıradan insanlara duyulan güven, 2006’dan bu yana % 68’den % 31’e gerileyerek, oldukça sert bir düşüş kaydetti.

Şirketler hakkında bir numaralı bilgi kaynağı “arama motorları”

Araştırma sonuçları, bir şirket hakkında bilgi edinmek isteyenlerin ilk başvurdukları kaynak olarak “arama motorlarının” birinci sırayı aldığını gösteriyor. Bunu, internet haber kaynakları ve yazılı/görsel medya izliyor. Hangi formda olursa olsun, sırasıyla; finans dergileri, radyo, televizyon ve gazeteler olmak üzere geleneksel haber mecraları; ABD, İngiltere, Çin ve Brezilya gibi belli başlı ülkelerde en güvenilir haber kaynakları olarak görülüyor.

Edelman Başkanı Richard Edelman, bu sonuçları şöyle değerlendiriyor: “İnsanlar haber ve bilgi konusunda akıllı tüketiciler gibi davranıyor, ilgilendikleri konuda ne gibi bilgiler olduğunu görmek için önce arama motorlarına bakıyor sonra da öğrendikleri şeyleri onaylatıp geliştirmek için geleneksel medyaya başvuruyorlar.”

Mesajı olan firmanın ulaşılabilirliği ve kalıcılığı

Araştırmayı gerçekleştiren Strategy One şirketinin Başkanı Neal Flieger’ın ise konuya ilişkin değerlendirmesi şöyle: “Bilginin her yerde bulunabilir ve kolay ulaşılabilir olması, firmaların iletişim anlayışını değiştirdi. Mesajı olan firma, sadece var olmakla kalmıyor ayrıca her zaman her yerde ulaşılabilir bir konumda oluyor.”

Endüstri alanındaki güvende küresel artış

Güv en Barometresi’ne göre, endüstrinin birçok alanında güven, küresel bir artış gösteriyor. Son 3 yıldır güvenilirlikte birinci sırada yerini koruyan teknoloji sektörünü, otomotiv ve telekomünikasyon sektörleri izliyor. ABD’de, otomotiv endüstrisi %49 oranındaki güvenilirlik ile 2009 yılında %32’ye düşen güvenilirliğinin yarısını geri kazanmış durumda.

Bankacılık sektörüne güven kaybı devam ediyor

Dünya çapında finansal hizmetler, % 50 oranı ile en az güven duyulan sektör. Bunu, %51 ile ikinci sırada en az güvenilir sektör olarak bankalar takip ediyor. ABD’de bankalara olan güven, finansal hizmetler alanına duyulan güvenin azalmasıyla doğru orantılı olarak düşüş kaydetti. Bankacılık sektörü 2008 yılında güvenilirlik sıralamasında % 71 ile üçüncü sıradayken, 2001’de % 25 ile sondan ikinci sıraya düştü. İrlanda’da ise en az güvenilir sektör olarak bankacılık %6 oranıyla tüm zamanların en düşük seviyesine gerilerken, İngiltere’de bankalara duyulan güven son 3 yılda 30 puanlık bir düşüşle %16’ya geriledi.

Çok uluslu şirketler için en güvenilir merkez üsleri

Araştırmadan; çokuluslu şirketler için en güvenilir merkez üsleri olarak; Almanya, Kanada, İsveç ve İsviçre ülkeleri çıktı. ABD merkezli çok uluslu şirketlere olan güven, genel olarak tüm dünyada olduğu gibi Çin, Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerde artış gösteriyor. BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) merkezli şirketlere olan güven özellikle benzer gelişmekte olan ülkelerde arttı.

Brezilya merkezli şirketlere olan güven, Birleşik Arap Emirlikleri’nde %65’e yükselerek ikiye katlandı. Rusya merkezli şirketlere duyulan güven ise Brezilya’da geçen yıla oranla 23 puanlık bir artışla % 62’ye çıktı. Hindistan merkezli şirketler; Brezilya’da 17 puanlık, Endonezya’da 15 puanlık, Japonya, Singapur ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise 13’er puanlık artış gösterdi ve güvenilirlik konusunda büyük bir aşama kaydetti.

Richard Edelman, “Batının gözünde BRIC merkezli şirketlerin imajlarında çok hafif bir iyileşme var ancak, BRIC ülkelerinin gelişmekte olan ülkelere yatırım yapmayı öngören stratejisi göründüğü kadarıyla işe yarıyor.”

Edelman 2011 Güven Barometre’sinin diğer önemli bulguları ise şöyle:

 

  • Krizle karşı karşıya kalındığında güveni yeniden kazanmak için müşterilerin ve çalışanların korunması, % 92 oranı ile en çok oy alan eylem. Bunu CEO tarafından yapılacak, krizin boyutu konusunda “şeffaf ve açık bilgiler, hasarın onarılması ile ilgili samimi ve sıklıkla yapılacak açıklamalar” izliyor (her biri % 90). Her iki eylem de şirketin finansal istikrarını korumak açısından çok önemli bulunuyor (% 83). Krize neden olan olguyu savunmak ve şirkete gelecek zararı en aza indirmek amacıyla bilgileri gizlemek, listenin en altında yer buluyor (sırasıyla % 52 ve % 47).
     
  • Araştırmanın yürütüldüğü, 23 ülkenin üçte birinde iş dünyası hükümetlere göre daha güvenilir bulunuyor.
     
  • Barometreye göre, sivil toplum örgütlerine olan güven Rusya dışında tüm ülkelerde %50’nin üzerinde.
     
  • Çin ve Hindistan’da, iş çevrelerine güven sırasıyla % 61 ve % 70 ile aynı seviyeyi koruyor. Çin’de hükümete olan güven 14 puan artışla % 88’e yükseldi. Oysa Hindistan’da daha az kişi (% 44) hükümete güvendiğini söylüyor.

Ankete cevap verenlerin % 85’i son 12 ayda güvendikleri firmanın mal veya hizmetini satın aldıklarını söylerken, tersine % 73 oranındaki bölümü güvenmediği firmanın ürün ve servislerini satın almayı reddettiklerini belirtti

Ankete cevap verenlerin % 85’i son 12 ayda güvendikleri firmanın mal veya hizmetini satın aldıklarını söylerken, tersine % 73 oranındaki bölümü güvenmediği firmanın ürün ve servislerini satın almayı reddettiklerini belirtti