Dünyanın en yaratıcı isimleri, fikirleri ve işleri…

Türkiye pazarlama ve iletişim endüstrisini dünyanın en yaratıcı isimleri, fikirleri ve işleriyle buluşturmayı hedefleyen dev bir organizasyon için yola çıktık.
01.12.2013 - 11:05
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Türkiye pazarlama ve iletişim endüstrisini dünyanın en yaratıcı isimleri, fikirleri ve işleriyle buluşturmayı hedefleyen dev bir organizasyon için yola çıktık. Son yıllarda bir ekonomi ve finans merkezi olarak hızla yükselen İstanbul’u, sahip olduğu büyük potansiyelle bir yaratıcılık üssü olarak konumlandırmak isteyen Brand Week, fikirleri ve markalarıyla değişim yaratmak isteyenlere ilham vermeyi amaçladı ve bu amacını daha ilk yılında büyük bir başarıyla yerine getirdi. Tabii ki gelecek yıl için hedefi daha yükseğe koyacağız.

Brand Week, İstanbul’u bir yaratıcılık ve ilham merkezi olarak konumlandırma hedefinin bir parçası olarak salonlara kapanıp kalmadı. Kanyon’da gerçekleştirdiğimiz ve Türkiye’nin en popüler marka ikonlarının yer aldığı ‘Marka İkonları Yürüyüşü’müz sadece sektörün değil halkın da çok ilgi gösterdiği bir etkinlik oldu.

Yaratıcı sergilerimiz

Cannes Lions Yaratıcılık Festival’nin 60. yılına özel olarak ilk kez düzenlenen ‘Game Changers’ sergisini Brand Week Istanbul kapsamında Türkiye’ye getirdik ve tüm hafta boyunca ziyaretçilerimizle buluşturduk. Üç gün boyunca Çırağan Sarayında devam eden ‘Türkiye’nin Lovemarkları’ sergisi ise binlerce katılımcımıza ilham kaynağı oldu.

Marka yaratanların, öncü iş liderlerinin, fikir ve stratejileriyle marka iletişimine yön verenlerin, yaratıcı reklamcıların, medya ve teknoloji liderlerinin, vizyonerlerin, pazarlama iletişimi alanında gündem yaratan yazar ve konuşmacıların yer aldığı Brand Week Istanbul, Türkiye’den ve dünyadan katılımcılara bilgi, yaratıcılık ve ilhamla dolu bir hafta sundu.

Brand Week İstanbul’da tabii ki üniversiteyi de unutmadık ve son günümüz ‘Digital Day’de, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde akademisyenler ve öğrencilerle buluştuk. Bu alandaki en önemli konuşmacılardan teknoloji ve dijitalin hayatımızı daha ne kadar etkileyeceğine, dönüştüreceğine dair önemli sunumlar izledik. Sadece yaratıcılar, marka liderleri, pazarlamacılar, teknoloji liderleriyle mi buluştuk? Hayır! Önümüzdeki Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimler öncesi Türkiye’nin önemli siyasetçileri, gazetecileri, kanaat önderleri ve dijital liderleri gerek konuşmacı, gerekse katılımcı olarak ‘Marketing Day’ kapsamında düzenlenen ‘Siyasi İletişim Zirvesi’nde siyasi pazarlama konuştular. Türkiye’nin, Türk siyasetinin ihtiyacı olan iletişim ve pazarlama stratejilerinden bahsettiler.

‘Pazarlama bir ülkeyi zengin edebilir’

Yıllardır makalelerini, kitaplarını yayınlıyoruz. Birkaç kez konferanslarımıza konuşmacı olarak davet ettik. Her defasında farklı bir şekilde bizi şaşırtan, aynı şeyi yeniden farklı şekillerde söyleyen, anlattıklarının akıllarımıza kazınmasını sağlamaya çalışan biri Al Ries.

Pazarlamayı onun kadar iyi ifade edebilen birisi çıkar mı bilemiyorum. Benim için önemli olan onu bir kez daha sektörle buluşturabilmekti. Sektörden gördüğü teveccühe tanık olunca da ne kadar doğru bir şey yaptığımızı bir kez daha anladım.

En önemli ders

Konuşmasından almamız gereken en önemli ders şu olmalı: “Pazarlama bir ülkeyi zengin edebilir.” Bu kadar basit. Basit ama uygulaması da bir o kadar zor.

Markaların küreselleşmesi üzerine önemli şeyler söyledi Ries. Bence en önemlisi şuydu: “Bir marka kendi ülkesinde önemli bir pazar payına ulaşmadan, küresel bir marka olmayı denememeli. En iyi küresel strateji, önce kendi ülkeni domine etmek, sonra dünyaya açılmaktır.”

“Pazarlama, ne yaptığınızı biliyorsanız gerçekten çok kolaydır. Sadece bu tavsiyemize odaklanın!” diyen Ries, Türkiye ile ilgili önerilerde bulunmayı da ihmal etmedi:

“Türkiye’yi konumlandıramazsınız. Türkiye’yi, tek bir cümleyle tanımlamak çok zor. Çünki bunun için çok karmaşık bir yapıya sahip. Onun yerine İstanbul’u konumlandırın. Asya ve Avrupa’yı birleştiren eşsiz bir konuma sahip İstanbul. Bir şirketin ana merkezi olmak için dünyanın en iyi şehri İstanbul. Dünyanın kesişim noktası. Bunun avantajlarından yararlanın.”

Sicimoğlu-Derici vakası

Gerek sektörden gerekse sektör dışından birçok dostum, arkadaşım, tanıdığım, hatta tanımadığım kişilerden telefon ve mesaj aldım. Israrla, “Neden Brand Week Creativity Day’de gerçekleşen reklamcıların kavgasıyla ilgili siz de bir açıklama yapmıyorsunuz, konuşmuyorsunuz?” diye sordular, soruyorlar. Sadece şu kadarını belirtmek istiyorum: Biz bu kavgada taraf değiliz. Kavganın tarafı olan her iki reklamcı da sektörün değerli insanları. Bu hesaplaşmanın bu şekilde yaşanması üzücü. Bizim etkinliğimiz sırasında ya da başka yerde, fark etmez. Keşke daha saygılı bir üslupla tartışabilselerdi.