Dünya turundan önce Hakkı Arıkan

Markafoni’den ayrılan Arıkan sorularımızı yanıtladı.

08.09.2014 - 14:41 | MediaCat

127
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Markafoni Pazarlama Grup Müdürlüğü’nden ayrılan ve Misspera’daki hisselerini satışa sunan Hakkı Arıkan 12 ay sürecek bir dünya seyahatine hazırlanıyor. Kurumsal dünyaya bir yıl ara vermeye hazırlanan Arıkan, hem hayallerini hem de e-ticaret dünyasının sorunlarını paylaştı MediaCat’le.

Bir sene uzun bir ara… Bu, kurumsal hayatta bir intihar anlamına gelmiyor mu?
Bu, kararımdan önce değerlendirdiğim önemli bir kriter oldu. Fakat hayallerim ve hayallerimi gerçekleştirme tutkumun bu olası risklerin üzerinde, daha baskın olduğunu hissettiğim için o riski almaya karar verdim. O risk olabilir ama geçmişteki yaklaşık 16-17 yıllık iş yaşamım, edindiğim tecrübe ve başarılara baktığımda bir senelik bir zamanın o kadar da uzun bir ara olmayacağına karar verdim. Yani hesaplanmış bir risk ve ben bu riski alıyorum. Ama söylediğiniz de mümkündür tabii ki.

Ne kadar zamandır besliyorsunuz dünya seyahati hayalinizi?
Beş yıl önce aslında karar vermiştim. Tam uygulamaya geçirme aşamasında vazgeçtim çünkü o zamanki yaşım, tecrübem, finansal imkânlarım ve kariyer yolculuğumdaki pozisyonuma baktığımda biraz erken olabileceğini düşünmüştüm. Biraz önce bahsettiğiniz riskler çerçevesinde ötelemenin doğru olacağına inanmıştım ama geçen beş yıl içerisinde o riskler bence ortadan kayboldu. Çok daha rahat bir ortama, konuma ulaştım. O yüzden şimdi bunu yapabiliyorum ama somut olarak tam beş yıllık bir hayal. Son bir senedir de üzerinde ciddi ciddi düşündüğüm bir plan aslında. Bu planın da hayata geçmesi için Misspera.com’daki hissedarlığımın sözleşme şartları çerçevesinde sonlanmasını bekliyordum. O gerçekleşti ve kararı da aldım.

Bir dünya seyahati ne kadar bir bütçe gerektirir?
12 aylık bir plan ama bütçeyi oturup çalışmadım. Hayatım boyunca hep planlı programlı oldum ama hayatımın bu bölümünde daha plansız programsız ve rahat bir dönem geçirmeyi hedefliyorum. O yüzden çok detaylı planlar yapmıyorum.

Nerelere gideceksiniz?
Beş kıta ve yirmi iki ülke gezmeyi planlıyorum. Ama yolda değişebilir her şey. Şu anda kesin olan şey 8 Aralık’ta uçuyorum Los Angeles’a. Aslında San Diego’ya gidiyorum. San Diego’da biraz kaldıktan sonra Meksika’ya geçiyorum. San Diego ve Meksika arasında bir ay kadar turladıktan sonra Güney Amerika’ya geçiyorum üç ay kadar. Üç ayın ardından dört ay Avrupa. Sonra bir ay Türkiye, sonra da yaklaşık üç ay Asya. Yine bir 15 gün kadar Türkiye, sonra bir ay kadar da Afrika ve bir yıl doluyor zaten.

Kaliforniya’dan başlayacağınızı söylediğinizde aklımdan Silicon Valley’e gidip bilişim dünyasının yeniliklerine bir göz gezdireceğiniz geçti açıkçası. Var mı böyle planlar?
Hiç olmayacak çünkü iş dünyası San Francisco’da. Ben Valley’e gitmeyi düşünmüyorum çünkü 2 sene önce bir California gezisi yapmıştım San Francisco’dan Los Angeles’a kadar arabayla. Oraları tekrar gezmeyi düşünmüyorum. Tamamen San Diego’da plajda vakit geçireceğim.

Geleceğe dair hiçbir şey paylaşmayacak mısınız? Markafoni bağınız sizin için tamamen sona mı erdi?
Şu anda tamamen ayrılmış bulunuyorum ama bu ayrılık benim tekrar Naspers bünyesinde çalışmayacağım anlamına gelmiyor. Naspers global bir firma ve dünyanın yaklaşık 130 ülkesinde faaliyet gösteriyor. Şu anda da Naspers global yönetimiyle iletişim içerisindeyiz ve bu bir yıllık sürecin sonrasında Naspers’ın dünyanın herhangi bir ülkesindeki bir firmasında görev almam da söz konusu olabilir. Somut bir şey konuşmuyoruz ama niyet olarak böyle bir olasılık var. Bu yolculuğun sonunda ulaşacağım nokta ile Naspers’ın o dönemde var olacak ihtiyaçları arasında bir uyum, ortak bir payda varsa konuşulabilir.

E-ticaret sektörüne ara vermiş biri olarak dışarıdan eleştirilerde bulunmak istersiniz belki…
E-ticaret hem sektörün içindeki kadroların hem de sektör basınının motivasyonuyla büyük bir fırsat balonu olarak konumlandı son 4-5 senede. Fakat realiteye baktığınızda çok da öyle olmadı. E-ticarette ciddi bir kârlılık sıkıntısı var. Şirketlerin birçoğu karlı operasyonlar yürütmüyor. Bu da sürdürülebilir bir başarı getirmediği için bu sektöre giren profesyoneller hayal kırıklığı yaşayıp ayrılabiliyorlar. Son dönemde kapanan şirketler oldu. Vipdükkan, Daybuyday ve benzeri şirketler kapandı. Sıkıntı şu: e-ticaretteki şirketlerin kurucularının uzun dönemli ve sürdürülebilir hedefler için değil, kısa dönemde yabancı bir yatırımcıya şirket hisselerini satıp ciddi bir gelir elde etmek gibi hayalleri oluyor genelde. Şirketin kârlılığı, kurumsallaşması, sistemleşmesi yerine, hisse satışları için önemli olan site trafiği, üye sayısı, ciro gibi performans kriterlerine yoğunlaşıyorlar. E-ticaret konferanslarına katılacak olursanız orada konuşma yapanlara sorulan ilk soru her zaman şu oluyor: exit stratejiniz nedir? Hiç kimse, siz işinizi nasıl büyüteceksiniz, topluma çevrenize nasıl katkı sağlayacaksınız sorusunu sormuyor. Bu kültür değişmediği sürece e-ticaret sektörünün sürdürülebilir bir gelişim yakalaması çok mümkün olmayacaktır.