Doğuştan modern ajans

2004 yılında kurulan 72andSunny, geçen sene Benetton'un ‘Unhate’ kampanyasıyla ismini duyurmuştu.

16.10.2012 - 13:25 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Kuruluşundan kısa bir süre sonra yıldızı parlayan ajanslar kervanına katılan 72andSunny, dünya çapında ses getiren kampanyalarıyla dikkat çekiyor. Geçen sene Benetton ‘Unhate’ kampanyasıyla ismini duyuran ajansın çıkış noktası ise kültürel etkileşim.

Tek bir kampanyayla aynı anda hem Beyaz Saray’ın hem de Vatikan’ın tepkisini çekebilmek her reklam ajansının harcı değil. 2011’de Fabrika ile birlikte hazırlanan Benetton’ Unhate’ kampanyasıyla, Barack Obama ve Papa’nın başını çektiği dünyanın önde gelen devlet başkanlarını cinsiyet gözetmeksizin aynı karede dudak dudağa buluşturan 72andSunny, yarattığı huzursuzluğun yanında dünya çapında tek tuşla büyük ses getirmeyi başaran ajanslardan biri oldu.

Kampanyanın ardındaki isimler, aynı zamanda ajansın ortakları John Boiler, Glenn Cole, Robert Nakata ve Matt Jarvis. Hali hazırda yaratıcı zekâların bir araya gelerek kurduğu ajansın heyecanla dinlenecek bir başarı öyküsü yok fakat kuruluşuna dair ilginç detaylardan biri kurucularının çoğunun Wieden+Kennedy’den çıkmış olmaları…

Kültürel etkileşim ve global olmak

2004 yılında kurulan 72andSunny, markalar için kültür etkileşimine yönelik çalışmalar hazırlayan bir ajans. Kendisini ‘doğuştan modern’ olarak tanıtan, Los Angeles ve Amsterdam’da ofisleri bulunan ajansın en önemli amacı müşterilerini ne koşulda olursa olsun kültürel iletişimin içine sokmak. Kuruculardan Boiler ajansın vizyonunu ‘dünyanın önde gelen markaları için çoklu platform kampanyaları düzenlemek’ olarak açıklıyor. Globallik en önemli çıkış noktaları. Nike, Discovery Channel, Benetton, Activision, 2K Sports ve HP ajansın önde gelen müşterileri arasında. Nike’ı dünyadaki en iyi futbol markası olarak beşinci sıradan birinci sıraya yükselttiği kampanya ise ajansın global etkileşimli kampanyaları arasında en ilgi çekici örnek. Ajansın ortaklarından Matt Jarvis bir röportajında ‘pazarlamada gerekli olan şeyin müşterileri ve markaları global bir iletişim içerisine sokmak’ olduğunu söylüyor ve bu konuda başarılı olduklarının da altını çiziyor.

MediaCat’tan Banu Öğüt’ün kaleme aldığı yazının tamamını Ekim sayısında bulabilirsiniz.