Doğru ağızlardan doğru hedef kitleye ulaşmak

Markaları fenomenlerle buluşturan platform ViralKing'e kulak verelim.

06.10.2016 - 08:50 | Sultan Öncü Arslanoğlu

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Markaların daha hedefli reklamlar yapabilmeleri için çalışan ViralKing’in hikayesini genel müdür Kemal Apaydın’dan dinledik. Apaydın, platformun amacını “yaratıcı içeriklerin doğru ağızlardan hızlı bir şekilde verilmesi” olarak açıklarken bunu olabildiğince analitik tabanlı yaptıklarını belirtiyor: “Daha optimize, daha analitik.”

ViralKing’e geçmeden önce bu girişimin ardındaki isimleri tanıyabilir miyiz? Ortağınızla nasıl bir araya geldiniz?

Üniversite yıllarında bir araya geldik. 10 yıldır aslında çeşitli girişimler yapıyorduk. Öncesinde çok amatör başlamıştık. Üniversite zamanında daha da biçimlenmeye başladı projelerimiz. Sıfırdan yani fikirden ekibi oluşturup, ardından o ürünü ulaştırmaya kadarki tüm süreci aslında ekip içinde yaptık. Fikre bağlı olarak ekip oluşturup, ardından o ürünü ulaştırmaya kadarki tüm süreci aslında ekiple birlikte yaptık. Bu nedenle yaptığımız her üründe farklı ihtiyaçlarımız oldu. Ama hep fikirden ürüne gidiyorduk, onlarca kez tekrarladık bu süreci.

Üniversite sonrasında Chain diye bir ürünümüz oldu. ODTÜ’nün düzenlediği bir yarışmada 3 bin firma arasında, bilişim kategorisinde birinci olduk. En başarılı start-up’lar arasında gösterildik. Bu başarılar sonrasında bunu bir sonraki aşamaya götürelim dedik. Türkiye’den yazılımıyla her şeyiyle yaptığımız bir ürünü, Amerika’ya nasıl taşıyabiliriz diye düşündük.

Peki nasıl kuruldu ViralKing? Herhangi bir yatırım aldınız mı Türkiye’den?

Şikago’ya gittik denemeye. Ama buradaki ekosistemle oradaki ekosistem çok farklı. O yüzden döndük tekrardan yeniledik. Sonrasında San Francisco’ya geçtik. İki yıl kadar da orada geliştirdik ürünü. Bu bizim önceki gelişim süreciydi. Ama orada o ürünle ilgili satışlarımız da oldu. Milyar dolarlık bir iş çıkmasa da amacımıza ulaşmıştık. Sonrasında artık yazılım tarafında daha ileri teknolojileri görmeye başladık San Francisco’da. Reklam tarafında farklı denemeler yaptık, değişik ürünler çıkardık ve yarışmalara sunduk. Ama en sonunda en doğru yolun, -trendi de görerek- influencer marketing olarak adlandırdığımız tamamıyla native, aslında kişilerin, fenomenlerin bir mecra haline geldiği alana odaklanmak olduğunu gördük.

4-5 ay kadar önce, ViralKing’in fikirden ürüne geçme aşaması zamanlarında, fikir üzerine denemeler yaptık. ViralKing doğdu ve Türkiye’ye gelip geliştirici ekiple birlikte ürünü geliştirmeye başladık. Pazara sunduk, pazarın fikirlerini aldık ve ürünü tekrardan geliştirdik. Ve satışa da başladı sonrasında. Aslında çok yeni. Yatırım için de çok erken olmasına rağmen yavaş yavaş o tarafa da bakıyoruz çünkü bunu globale taşımayı amaçlıyoruz.

ViralKing’i nasıl konumlandırıyorsunuz?

Reklam sektörü artık markaların çok hızlı cevap vermesinin gerektiği bir mecra haline geldi. Sosyal medya bunun temel öğelerden biri. Markaların bu mecraları kullanarak insanlara maksimum hızda ulaşabilmesi lazım. Yeni trendler artık çok uzun süreli yaşamıyor o yüzden markaların da o trendlere çok hızlı şekilde aksiyon göstermesi lazım. Biz, ViralKing’i tam o noktada konumlandırıyoruz. Yaratıcı içeriklerin doğru ağızlardan hızlı bir şekilde verilmesi, bizim platformun asıl amacı. Bunu olabildiğince analitik tabanlı yapıyoruz. Data veya raporlama tarafında çeşitli işbirliklerimiz oluyor yanı sıra kendi algoritmalarımız da var. Bununla da markanın bizim aracılığımızla en doğru kitleye nasıl hitap edebileceğini markaya çok net bir şekilde gösterebiliyoruz.

Yaklaşık beş ayda 450 fenomeni birçok markayla buluşturdunuz. ViralKing’in ardında nasıl bir iletişim stratejisi hakim? Direkt olarak yeni markalar ve fenomenler kazanmak adına neler yapıyorsunuz?

Yalnızca beş aylık bir platform olmamıza rağmen 64 smilyonluk bir kitle erişimine sahip 450 fenomenle iletişim, teknoloji, bankacılık, iletişim, tekstil, perakende ve otomotiv sektörlerinden yüzlerce markayı buluşturduk. Biz bu hızlı büyümeyi hem teknik hem de operasyonel tarafta uyumlu bir şekilde çalışmaya bağlıyoruz. Şimdiye kadar çok fazla ürün geliştirdiğimiz için ürün geliştirme aşamasını çok hızlı geçebildik. Gerçekten yazılım ve teknik tarafı çok sağlam bir şekilde yapıyor olmamız en büyük avantajlarımızdan biriydi. Yaklaşımımız çok daha farklı. Fenomen dediğimiz kişilerin yaş ortalaması 22-23. O nedenle konuya genç bakışla yaklaşabilecek kişilerin olması reklam tarafında daha yaratıcı işlerin çıkabilmesinde önemli rol oynuyor.

Diğer tarafta kullandığımız yazılımlar, tool’lar dünya standartlarında. Bunların hepsi bir avantajdı ve hızlı bir şekilde büyümemizi sağladı. Ayrıca fenomenin verdiği hizmetin garanti edilmesi gibi bir husus var. Ödeme sistemleri tamamıyla online süreçte işliyor. Belli koruma sistemlerimiz, yazılımlarımız var. İş, otomatizasyona bağlı aslında. Marka siteye girip, 30 saniye içinde bir kampanya oluşturup, o kampanyaya gün içerisinde teklif alıp, akşamına o projeyi çıkabiliyor. Bu bir marka için çok önemli. Bunu yaptıktan sonra dönüşlerini de görebiliyor.

İşbirliğine altyapı sağlama haricinde bu süreçte başka rol oynuyor musunuz?

Biz o buluşturmayı en doğru şekilde yapıyoruz en başta. Proje teklifi yapıyoruz. İçerik öneriyoruz. Onlar bize brief veriyor. Fenomenlere de soruyoruz ama kendimiz de içerik üretiyoruz. Aslında ilk paylaşılacak olan içeriği bütün her şeyiyle kontrol ettikten sonra markaya sunuyoruz. Arkada kontrol sistemi olarak bizim denetimimizden geçiyor.

Kaç kişilik bir ekip?

Biz iki ortağız. Sekiz kişilik de bir ekibimiz var.

Markalara pazarlama stratejilerinde yenilikçi bir yol sunuyorsunuz. Peki, ViralKing nasıl bir pazarlama stratejisi uyguluyor?

Birlikte çalışıyoruz. Onun dışında kendi yazdığımız yazılımlarımız var, daha hedefli reklamlar yapabilmek için. Biz de fenomen kullanıyoruz bu arada. Yenilikçi bir yol sunuyor olsak da kendi başımıza bir PR firması olarak markalara PR çözümleri de sunuyoruz.

Bizimle çalışan bazı fenomenlerle oturup ViralKing hakkındaki düşüncelerini alıyoruz. Bu, diğer fenomenleri etkileyebiliyor. Bu birinci ayağı. Daha hedef odaklı gidiyoruz. Asıl amacımız markaları o reklam kararını veren kişilere ulaştırmak günün sonunda. Biz de olabilidiğince o kişilere ulaşabilecek yollar yarattık. Bu sosyal medya mecralarından olduğu gibi geleneksel reklam mecralarından da oluyor. Aynı zamanda online platformda da blog’larla ve benzeri yerlerle de çalıştık. 360 derece bakıyoruz ama sonuçta mecramız dijital olduğu için dijitalden gitmemiz en doğru yol.

Reklamverenler artık somut veriler görmek istiyor ve siz de veri odaklı bir yaklaşım izliyorsunuz. ViralKing’in takip sistemi nasıl bir teknoloji üzerine kurulu?

Biz olabildiğinde açık davranıyoruz markalara. Sosyal medyada paylaşımın sonunda alınması gereken sonuç engagement. Öncesinde bunu en iyi şekilde alabilecek hangi kişiler var ve bu kişilerle nasıl çalışılması gerekiyor gibi bir süreç var. Diyelim ki engagement hesabı yapacağız. Fenomenin sayfasında binlerce post’u var. Bu postların ortalama nasıl bir etki yaratacağını bilmesi lazım markanın. Bunun için çeşitli tool’lar var internette ama bizim algoritmasal yaklaşımlarımız var. O yüzden sektördeki diğer hesaplara kıyasla bizim çıkarttığımız engagement hesaplarından daha isabetli sonuçlar çıkabiliyor. B

u şekilde de günün sonunda daha doğru, daha temiz bir data verebiliyoruz markaya. İstenilen sonuca diğer dijital mecralardan yüzde 50 daha uygun bütçeyle etkililik sağlanıyor. Milyonlarca insana çok hızlı ulaşılabilecek bir ağ yaratmış durumdayız. Bunun değeri yavaş yavaş anlaşılmaya başlıyor.

Markalara hedefli reklamlar yapabilmesi konusunda yardımcı oluyorsunuz. Hedef kitleyi iyi analiz edebilmek adına teknolojiden nasıl faydalanıyorsunuz?

Öncelikle fenomenler içerisinde kategori bazlı bir ayrım var. Herkesin kategorisini belirleyip, o kategori içinde yaptığı post’ların etkisine bakıyoruz. Kategori kendi içinde de dallara ayrılabilir, yani bir ağaç var orada. O ağacın içinde mecralar da büyük önem taşıyor. Biz dört mecrada aktifiz şu an: Facebook, Twitter, Instagram, YouTube. Şimdi Snapchat’e yavaş yavaş entegre edeceğiz.

Bu dördü birbirinden çok farklı. Kategori ve mecrayla birlikte kişilerin öncesinde reklam alıp almadığı gibi pek çok detaya bakılması gerekiyor. Bir markanın önce bu sektörü anlayıp, bunun kategorizasyonunu yapıp, o havuzu oluşturup bunun içerisinde en doğru kişiyi bulma sürecini kendi başına yönetmesi neredeyse imkansız. Şimdiye kadar hep böyle bir çalışma anlayışı vardı. Biz bunu değiştiriyoruz. Biz markalara hem zamansal hem de maddi olarak bir kazanç sağlıyoruz. Yani konu daha nokta atışlı, optimize edilmiş ve daha analitik bir şekle dönüşüyor.