Dijital kimlikler, organik duygular

Ters köşe bir aşk hikâyesi...

12.05.2017 - 17:26 | Sencer Uçar

Dijital kimlikler, organik duygular
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Y&R Mexico’nun mobil telefon firması Movistar için hazırladığı reklam filmi bizleri masum bir aşk hikâyesine davet ediyormuş gibi duruyor.

Film, henüz ergenlik yıllarındaki bir erkek çocuğunun telefonuna, kendi yaşlarındaki tanımadığı bir kızdan gelen arkadaşlık talebi ile açılıyor. Arka plandaki müziğin sıcaklığı ile birlikte, bizler de masum bir aşk hikâyesinde satır satır ilerlemeye koyuluyoruz. Sohbetin koyulaşması ile birlikte buluşma ihtiyacının doğması da gecikmiyor. Genç aşıklar, en sonunda bir parkta buluşmak üzere sözleşiyor.

Buraya kadar her şey normal gibi. Fakat filmde öyle bir gariplik var ki, kalp yumuşatan müziğe ve kız çocuğunun yüzünden okunan hislerine rağmen insanı adım adım bir korku sarıyor. Zira akıllara şu soru geliyor: Acaba bu masum hikâyede taraflardan birisi hilekar olabilir mi?

Kuşkular ne yazık ki doğru. Ama yeterli değil. Çünkü bu hikâyede kimse dürüst değil.

Sosyal medyada 150 milyon sahte profil bulunuyor. Filmin son cümlesinin söylediği gerçek bu.

Kimliklerin çoğalarak buharlaştığı günümüzde dijital evrenin açtığı imkanlar, bireylerin, köklerini her ne kadar gerçeklikten alıyor olsalar da sanal bir evrende yeniden kurdukları sahte kimliklerle hayatın kendisine gölge düşürmelerine neden oluyor. Hayatı “yaşanır” kılan duygular ise, her ne kadar sanal dünyaya yansıyor olsalar bile bu gölgelerin karanlığında boğulma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyorlar.

Kaynak: Adweek