Devler sıralamasında 3 Türk yer alıyor

Arçelik, Vestel ve Anadolu Efes, Deloitte'un her yıl halka açık şirket bilgilerine dayanarak tespit ettiği dünyanın en büyük 250 tüketici ürünü şirketi sıralamasına girdi...

08.02.2010 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Arçelik, Vestel ve Anadolu Efes, Deloitte’un her yıl halka açık şirket bilgilerine dayanarak tespit ettiği dünyanın en büyük 250 tüketici ürünü şirketi sıralamasına girdi.

Deloitte’dan yapılan yazılı açıklamada, Arçelik’in listede 136’ncı, Vestel’in 195’inci, Anadolu Efes Biracılık ve Malt Sanayi A.Ş’nin 245’inci sırada yer aldığı, ayrıca Anadolu Efes’in ”en hızlı büyüyen 50 şirket” listesine 30’uncu sıradan girdiği bildirildi.

Açıklamada, 2008 mali yılı konsolide halka açık şirket bilgilerine dayanılarak hazırlanan ”Tüketici Ürünleri Endüstrisinin Küresel Güçleri 2010” raporunun, dünyanın en büyük 250 tüketici ürünleri markasının pazar performansından hareketle pazardaki gelişmeleri ve tüketici eğilimlerindeki yeni yönelimleri yansıttığı vurgulandı.

2007 yılında 3 trilyon dolar toplam geliri olan 250 markanın 2008 yılında toplam 3,2 trilyon dolar ciroya ulaştığı, sektörün büyümesinin tüketici harcamalarında ılımlı bir artışa işaret ederken, bu gelişmede yerel para birimleri karşısında zayıf düşen doların da etkisi olduğunun tahmin edildiği belirtildi.

Açıklamada, Arçelik’in 2008 yılı satışlarını bir önceki yıla göre yüzde 2,3 artırarak 5 milyar 265 milyon dolara, Vestel’in yüzde 1,4 artışla 3 milyar 647 milyon dolara ve Anadolu Efes’in yüzde 21,1 artışla 2 milyar 851 milyon dolara yükselttiği, bu üç şirketin aynı zamanda EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi) için yapılan sıralamada gelirlerini en hızlı artıran dört şirket arasında yer aldığı bildirildi.

Anadolu Efes ise gösterdiği yüksek performans ile En Hızlı Büyüyen 50 Şirket listesine 30. sıradan girdi.

Zirvedeki 250’nin zorlu yılı

ABD’de başlayan, önce Avrupa’yı ve daha sonra dünyayı etkileyen kriz, tüketici harcamaları üzerinde de etkisini kısa sürede gösterdi. Tüketici ürünleri endüstrisinin 2008 yılı performansını dikkate alan Deloitte raporu, bu anlamda şirketlerde yaşanan kan kaybını da ortaya koydu. 2008 itibarıyla birçok şirketin geliri veya karında azalma görüldü. Zirvedeki 250 tüketici ürünü şirketinin yaklaşık üçte biri, yani 88 kuruluş, satışlarının düştüğünü bildirirken, satış performansı azalan şirketlerin sayısı 2007 bulgularına göre ikiye katlandı. Şirket karlılıkları bir önceki yıla göre önemli düşüşler kaydederken, kar ve zarar durumlarını açıklayan 222 şirketin 48’i zarar yazarken, 2007 yılında 223 şirket arasından sadece 13 şirket zarar ettiğini bildirmişti.

Dünyanın önde gelen 250 tüketici ürünü şirketinin üçte ikisinin satışlarında ciddi azalma görüldü. 250 şirketin 2007 yılında ortalama %7,6 olan kar marjı bir yıl sonra %4,8’e kadar geriledi. Döviz kurlarının etkisi giderildikten sonra yapılan hesaplamaya göre sektörün en büyük 250 şirketinin 2007 yılındaki ciro artışı %7,2 oranında gerçekleşirken, 2008 satışları ise ancak %4,8 oranında arttı.

Lider Hewlett-Packard

Raporda yapılan sıralamada, sektörün önde gelen 250 şirketinin ilk 10’u ağırlıkla yiyecek-içecek ve elektronik ürünler pazarının önde gelen markalarından oluşuyor. 118,3 milyar dolar ciro ile liste başına yerleşen Hewlett-Packard, satışlarını bir önceki yıla göre %13,5 artırırken, onu 112,8 milyar dolar ciro ile Samsung izliyor.

Dünyanın önde gelen 250 tüketici ürünü şirketi listesine üçüncü sıradan giren ve 101,8 milyar dolar ciro yapan Nestle’yi ise 79 milyar dolar ciro ile Procter&Gamble ve 77,6 milyar dolar satış geliri ile Panasonic izliyor.

İlk beşi sırasıyla Nokia, Sony, Japan Tobacco, Toshiba ve Philip Morris izliyor.

Tüketiciler çevreci ürünleri tercih ediyor

Krizin etkisiyle tüketici tutum ve davranışlarında da belirgin değişimler gözleniyor. Daha seçici olmaya başlayan tüketici, fiyat esnekliği arayışında mevcut tüketim alışkanlıklarını yeniden gözden geçiriyor. Tüketiciler kurumların ve markaların etik değerlerini, çevreye ve topluma yaklaşımlarını hesaba katarak seçimlerini yapıyorlar. ABD’de organik gıda sektörünün, fiyatlarının yüksekliğine rağmen satış düzeyini ve pazarını koruyabilmesi, tüketici davranışlarındaki değişimle ilişkili olarak değerlendiriliyor. 

Gelişen pazarlarda umut var

Tüketici talebinin 2010 itibarıyla özellikle gelişen pazarlarda canlılık kazanması bekleniyor. Bu nedenle tüketici malları üreten şirketler, bugünlerde ağırlıkla Çin, Hindistan ve Brezilya gibi umut veren pazarlara yöneliyor. Bu ülkeler geniş nüfuslarının yanı sıra bireylerin harcanabilir gelir düzeyindeki artışla da cazip birer pazar olarak şirketleri çekiyor. Örneğin, 2009 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yıla oranla ABD’deki yatırımlarını %82,6 azaltan Japon üreticiler, Hindistan’daki yatırımlarını %3,8, Çin’deki yatırımlarını ise %39 gibi çarpıcı oranlarda artırdılar.

Sanal toplulukları kullanan kazanıyor

Yıllardır markalarını tanıtmak için genelde kamuoyunun yakından tanıdığı sanatçıları ve ünlüleri kullanan markalar, bugün kendilerine daha geniş kitlelere ulaşabilecekleri ortamlar arıyor. İnternet ve sanal topluluklar bu anlamda markalara yeni bir açılım sağlarken, dünyanın lider 50 tüketici ürünü şirketinden 47’si 2009 yılında Facebook’ta yer aldı. Markanın tanıtımına destek olan bu tür yeni medya girişimleri, aynı zamanda markaların gönüllü sözcülerinin de ortaya çıkmasını ve marka iletişiminin yaygınlaşmasını sağlıyor.