‘Demokrasi markalaştırılmalı’

Ravi Singh'tan siyasette dijital kampanya yürütmenin püf noktaları.

15.11.2013 - 16:31 | Arzu Nilay Kocasu

6
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

İşini ‘dijital devrim yaratmak’ olarak tanımlayan ElectionMall Technologies CEO’su ve kampanya gurusu Ravi Singh, Digital Era and Politics başlıklı sunumuna demokrasinin markalaştırılması gerektiğini söyleyerek başladı ve demokrasiyi ayakta tutan üç ana sütundan bahsetti. Hükümet, kampanya ve seçim üçlüsünün ayakları üzerinden yükselen demokrasinin dijital çağda değişen dinamiklerden etkilendiğini söyleyen Singh sözlerine şöyle devam etti:

“Dijital bir yaşam tarzına geçtik. Twitter yeni palamız, Facebook ise baltamız. Şu anda dünyadaki en güçlü silah cep telefonu. Artık güç kullanarak, şiddet uygulayarak devrim yapılmıyor. Yeni devrimlerin yolu halkın sesidir. Buna e-demokrasi diyoruz fakat buradaki ‘e’nin anlamı elektronik değil ’empowerment’ (yetkilendirme). Siyasi angajmanı teknolojiyle artırabiliriz. Angajmanda ise önemli olan sayı değil, inananların kalitesidir.”

İzleyicilerle etkileşim halinde yürüttüğü sunumuna teknolojinin evrimini açıklayan Ravi Singh’a göre bu evrim beş evreden oluşuyor:

  • 1980 – 1990: PC dönemi (kişisel bilgisayarlar, masaüstü)
  • 1990 – 2000: ‘World Wide Web’ dünyası
  • 2000 – 2010 web 2.0 (Facebook, sosyal medya, kiralık yazılımlar)
  • 2010 – 2020 web 3.0 (big data, semantik)
  • 2020 – 2030 web 4.0 (yapay zeka)

Evrimin son evresinde yapay zeka dönemine girileceğini belirten Singh sunumuna siyasi kampanyalarda teknoloji kullanımıyla devam etti. Yalnızca Facebook’u bilmenin dijitali bilmeye yeterli olmayacağını söyleyen kampanya gurusu, kampanyada her biri farklı rol oynayan tüm teknolojilere hakim olmadan dijitale hakim olunamayacağını savundu. Kampanya amaçlı sosyal medya kullanımının üç bileşeninin metrik, angajman ve etki olduğunu söyleyen Ravi Singh her toplum ve kültürün farklı dinamikleri olması nedeniyle yaratılacak angajmanın da hepsinde farklı yollar izlenerek yapılması gerektiğini vurguladı.

Ravi Singh, esprilerle renklendirdiği sunumuna 14 Kasım’da gerçekleştirilen Siyasi İletişim Zirvesi’nde ‘yaşlıları incitmek istemediği için kullanmadığı’ bir örnekle devam etti:

“Geçtiğimiz yıl Tatiana adında genç ve son derece güzel bir kız arkadaşım vardı. Her erkeğin hakkında hemfikir olabileceği üzere ilişkimiz çok güzel ilerliyordu. Fakat bir sorunum vardı: Benden daha genç olan Tatiana’nın bana yolladığı kısa mesajları anlayamıyor, ne yazdığını çözebilmek için her seferinde internete bakmam gerekiyordu. Birgün bir hata yaptım ve Tatiana’nın kız arkadaşlarından birinin Facebook’taki fotoğrafını ‘beğendim’. Tatiana çıldırdı ve kızın fotoğrafını neden beğendiğimi sordu. Aslında sorun şuydu: Tatiana farklı bir nesilden geliyordu ve ben onun neslinin protokollerini bilmiyordum.”

“Bazı teknoloji platformlarında katılım seviyenizi ayarlamanız lazım”

Verdiği ufak örneği “Bazı teknoloji platformlarında katılım seviyenizi ayarlamanız lazım” öğüdüyle seçimlere bağlayan Ravi, seçim sürecinin de tıpkı sevgililik sürecine benzer dinamikleri olduğunu söyledi ve farklı durumlarda aynı taktiklerin uygulanmasının her seferinde işe yaramayacağını belirtti.

“Siyasetçiler seçim gününde seçmenlerle evlenmek istiyor, seçimden birgün sonra ise boşanıyorlar. Daha sonra yeni seçimde tekrar evlenmeye çalışıyorlar” diyen Singh taban seçmen, kararsızlar, saf değiştirenler ve yeni gelenler olmak üzere dört seçmen türü olduğunu söyledi.

Sosyal medya, online ilanlar, e-posta ve internet sitesinin kampanyanın dijital silahları olduğunu söyleyen Singh, Facebook ve Twitter’ın ise teknoloji savaşında kullanılan araçlar olduğunu söyledi. Dijital kampanyanın sekteye uğradığı durumlara da değinen kampanya gurusuna göre süreç üzerinde karşılaşılabilecek engeller zamansızlık, insan etmeni, maddi yetersizlikler ve kanuni ketler.