Yaratıcılıkta Latin Amerika rüzgârı

DAVID’in Arjantin ofisinin ECD ve başkan yardımcısı Joaquin Cubria ile buluştuk.

05.07.2017 - 11:32 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Yaratıcılıkta Latin Amerika rüzgârı
5
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

DAVID; Arjantin, Brezilya ve Miami ofisleriyle hem bölge içinde hem de dışında dikkatleri üzerine çeken bir ajans. Son olarak Miami ofisinin Grand Prix’li Burger King çalışmalarını hatırlayanlar olacaktır. Bu kez kendimizi Latin Amerika rüzgarına kaptırdık ve Arjantin ofisinin ECD’si ve başkan yardımcısı Joaquin Cubria ile buluştuk. Cubria işin sırrını, “yapıyı küçük tutmak ve yaptığınız işle ilk olmak” şeklinde açıklıyor.

Kısaca DAVID’in ajans kültüründen ve bu kültürün yaratıcı pratikleri nasıl şekillendirdiğinden bahsedebilir misiniz?

Yaptığımız en önemli şey işleri, ekipler ve yetenekler anlamında küçük tutmak. Üretim ofisler arasında oldukça karma bir yapıda. Daha önce büyük network’lerde de çalıştım ancak burada yapı daha küçük olduğu için kaynaklar daha verimli kullanılıyor. Ajans kültürümüzde, önümüze bariyerler koymamak ve bir network’ten çıktığını hissettiren işler yapmak var. Bunların dışında odağımızda tabii ki fikir, yaratıcılık ve benzeri olmayan üretimler var. Bir kültür oluşturmak, yaptıklarımızla insanları konuşturmak ve tıpkı ManBoobs ya da Heinz’ın Mad Men işinde olduğu gibi yaptığımız işte ilk olmak bizim için çok önemli.

Ancak dediğim gibi ana odağımızda yaratıcılık, işleri küçük tutmak ve gurur duyacağımız şeyler ortaya koymak var. Üç ofiste de çok ufak yapılarımızın olduğunu söyleyebilirim.

Arjantin kültürünün genel anlamda yaratıcı üretim süreçlerinde nasıl çıktıları var?

Tarihi olarak Arjantin hikâye anlatımında iyi bir ülke.  Ancak 18’inci yüzyıl sonunda Arjantin “Conquest of the Desert” olarak tarihe geçen askeri bir eylem gerçekleştirdi ve tüm yerlileri öldürdü. Yani muazzam sayıda göçmene sahip bir ülke olmanın dışında burada bağlanılacak bir kültür yoktu. Bu yüzden Arjantin kültürü bölgenin geri kalanına kıyasla biraz daha farklıdır. Utanç verici bir şekilde yaşananları silip her şeye 19’uncu yüzyıldan başladık. Bu çok üzücüydü; çünkü olanlar tarihimizin bir parçasıydı.

Reklamcılığa dönersek, dediğim gibi, iyi hikâye anlatıcıları olduğumuzu söyleyebilirim. Brezilya açık ara görsellik ve müzikte en iyi ülke. Çok dışavurumcu ve mutlu insanları var. Biz ise daha dramatik ve üzgünüz. Bu yüzden bizler için uzun hikâyeler oluşturmak daha kolay, filmde daha iyi olmamızın sebebi de bu. Ancak Brezilyalılar’ın sanat yönetmenliklerine ve görsel olarak yaptıkları her şeye çok imreniyorum. Brezilya ve Arjantin’in son beş yıldır bölgede yaptığı şey çıtayı yükseltmek oldu. Aynı süre içinde Kolombiya, Costa Rica, Peru ve Şili’den çıkan harika işler gördük.

Bölgenin Cannes performansı da yükseliyor.

Kesinlikle. Geçtiğimiz yıl Cannes’da Razorfish ve Contagious “Cracking the Code of Creativity” isimli bir panel yapmıştı. Cannes’ın son 15 yıllık datasını toplayarak, en iyi işlerin ortak özelliklerini bulmaya çalıştıkları bir çalışmayı paylaşmışlardı. Beni şoke eden sonuçlardan biri Cannes’da en etkili üç ülkenin –başvuru sayıları ve verilen ödüller karşılaştırmalı olarak değerlendirildiğinde- sırasıyla Yeni Zelanda, Arjantin ve Fransa olmasıydı. Çok şaşırdım çünkü ufak bir ülke olmamıza rağmen yaptığımız işte hayli etkili olmuşuz.

Bölgenin genel performansı da yükseliyor. Enteresan olan bir diğer şey ise son altı yıldır Arjantin’in en çok ödül kazanan ajanslarının farklı isimlerden oluşması. Geçtiğimiz yıl bizdik, öncesinde ise sırasıyla Leo Burnett, Del Campo ve Grey’di. Yani ortada, en iyi işlerin hep aynı ajanstan çıkması gibi bir durum yok.

DAVID’in Arjantin, Brezilya ve Miami ofisleri var. Yeni pazarlara açılma planınız var mı?

Böyle bir plan var. Büyük ihtimalle biri Asya’da diğeri de Avrupa’da olacak. Ancak bu plan, büyük müşterilerin gelişine bağlı olarak şekillenecek. Ofisi açıp müşteri beklemek gibi bir planımız yok. Brezilya ve Arjantin ofisleri neredeyse aynı zamanda açılmıştı. Miami ise Burger King’in global iletişimini aldığımızda açıldı.