David Lynch

David Lynch ile daha az acı, daha çok yaratıcılık

Usta yönetmen yaratım sancınızı giderecek aşkın bir çözümle karşınızda.

18.01.2017 - 17:15 | Arzu Nilay Kocasu

5
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

“Eğer golf topu büyüklüğünde bir idrakiniz varsa, bir kitap okuduğunuzda, elinize golf topu büyüklüğünde bir kavrayış geçer” diyor David Lynch, meditasyonun yaratıcılık üzerindeki doğrudan ve olumlu etkisini açıklarken. Bu idrakin ebatlarını ne kadar genişletebilirsek, kavrayışımız da bir o kadar artar.

1977 tarihli kült filmi Eraserhead’in yapımı sırasında karşı karşıya kaldığı bir yaratım sancısını atlatmak için başladığı meditasyon yolculuğuna kendi tabiriyle “tek bir meditasyonu bile aksatmadan” devam eden ve “aşkın meditasyon” (transcendantal meditation) meselesine vakfettiği bir ömrü David Lynch Foundation ve Catching the Big Fish isimli bir kitapla taçlandıran David Lynch’e göre yaratıcılığın kaynağı meditasyonda yatıyor.

2005 yılında kurduğu David Lynch Foundation ile dünyanın dört bir yanındaki çocuklara meditasyonu öğretmeyi ve bilinç temelli eğitimi yaygınlaştırarak dünya barışını getirmeyi hedefleyen Lynch’e göre korku, öfke, stres ve keder gibi mefhumlar her ne kadar bir hikâyenin içinde güzel dursa da yaratıcılık için birer zehir niteliği taşıyor. Engin deryalara dalıp filmlerinde, müziğinde ve resimlerinde kullandığı “büyük balığı” ancak ve ancak meditasyonla yakalayabildiğini söyleyen David Lynch’e göre bu pratiğin bünyeye çok aşikar bir faydası var: Meditasyon, zihin açarak fikir veriyor.

Elbette; Eraserhead’in yanı sıra Blue Velvet (1986), Twin Peaks (1990-1991), Lost Highway (1997) ve Mulholland Dr. (2001) gibi yazıp/yönettiği filmlerde baskın olan ve David Lynch’in de alametifarikasını oluşturan atmosferi düşününce insan kendi kendine usta yönetmen meditasyona başvurup öfkeyi, korkuyu ve stresi başından defetmeseydi yedinci sanat kim bilir nelere sahnelik ederdi diye düşünmeden edemiyor. Öte yandan, yaratıcılık alanında rüştünü ispatlamış kıymetli bir ismin çağrısına kulak vermekte ve yaratıcılık gibi tanımı muğlak bir mefhumu keşfetmeye çalışırken onun tecrübelerini de dikkate almakta yarar olduğu kesin.

Lynch’in meditasyon meselesini kabaca özetlediği sekiz dakikalık videoyla yetinmeyip olan biten hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için yönetmenin UC Berkeley’de gerçekleşen yaklaşık iki saatlik sunumu yukarıda. Öfkeyi ve elemi sisteminden atıp daha yaratıcı bir varoluş biçimine evrilmek isteyenlerin faydalanması dileğiyle. Ama siz yine de Baudelaire’den Rimbaud’ya; Van Gogh’tan Kafka’ya acı, keder ve mutsuzlukla yoğrulan pek çok zihnin göçüp gittikleri dünyaya arkalarında ne denli yaratıcı ve eşsiz miraslar bıraktıklarını da hatırınızdan çıkarmayın. Kim bilir, belki de esas marifet acıyı bertaraf etmek değil; onunla yaşamayı ve onunla ölmeyi kabullenmeyi bilmektir.

Kaynak: Open Culture
İllüstrasyon: Stanley Chow

Kaynak: Open Culture; İllüstrasyon: Stanley Chow