‘Daha çok yaratıcı insana ihtiyacımız var’

Yaratıcılığı bir de Nobel Müzesi'nin küratöründen dinleyin.

26.09.2016 - 10:08 | Sultan Öncü Arslanoğlu

'Daha çok yaratıcı insana ihtiyacımız var'
7
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Stockholm’deki Nobel Müzesi’nin küratörü ve yaratıcılığın kıvılcımını tüm dünyaya yaymaya çalışan Spark of Creativity’nin kurucusu Tobias Degsell’le, konuşmacılarından biri olduğu Brand Week Istanbul öncesi görüştük. Degsell, tüm mesaisini ayırdığı yaratıcılık hakkındaki fikirlerini MediaCat’e anlattı.

İş yaşamındaki profesyonellerin hayatlarında ve üniversitelerde yaratıcılığın gücünü yaymak için çalışan Spark of Creativity’yi kısaca tarif eder misiniz?

Spark of Creativity 2010’da başladı. Herkesin Stockholm’deki Nobel Müzesi’ni ziyaret etme imkânı veya fırsatı olmadığı için tüm dünyadan daha fazla kişiye ulaşabilecek bir şey oluşturmak istedim. Neticesinde de Nobel Ödülleri, Nobel kazananları ve Alfred Nobel’den neler öğrenebileceğimiz üzerine kurulu bir seminer hayata geçirme kararı aldım. Yaratıcılığın bilim, kültür ve barış temalarında hepimiz için ortak bir zemin olduğuna inanıyorum.

Yeni Delhi’den Pekin’e uzanan tecrübeleriniz kültürel farklılıklar ve yaratıcılık arasındaki ilişkiye dair neler söylüyor?

Her insanın yaratıcı olabileceğine, dahası yaratıcılığın DNA’mızda olduğuna inanıyorum. İster Yeni Delhi’den, ister Pekin’den, isterseniz Silikon Vadisi’nden gelin; bu değişmiyor. Ancak buna inandığım gibi, birçok farklı gerekçeyle, epeyce insanın yaratıcı olmamayı seçtiğine de inanıyorum. Netice itibarıyla yaratıcı olmamak oldukça kolay ve kimi hükümetler dahi böyle olmanızı tercih edebiliyor. Bu çok üzücü bir durum. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunların ne kadar karmaşık olduğunu da düşünürseniz, daha çok yaratıcı insana ihtiyaç duyduğumuzu görebilirsiniz.

Şirketleri bir kere inovasyonla tanıştırırsanız bu kültürün şirkette virüs gibi yayılacağından bahsediyorsunuz. İnovasyon tanımınız ne ve inovasyonda başarılı olmanın evrensel bir formülü var mı dersiniz?

Bugüne kadar görüştüğüm her firmada bana, orada inovasyonun sevildiğini söylediler. Peki bu gerçekten doğru mu? Bana sorarsanız yaratıcılık ve inovasyon sorun çözmek ve yeni çözümler üretmekle alakalı. Bazen bu yeni çözümler şirketlerin halihazırda içinde bulundukları yapıyla uyumlu olmayabiliyor, bu da firmanın ilgili çözümü ortadan kaldırmasıyla sonuçlanabiliyor. Bu kısa vadede kesin olmamakla birlikte işe yarayabilecek bir hamle olsa da uzun vadede işe yaramayacağından emin olabilirsiniz. Yaratıcılığı veya inovasyonu kısa vadede öldürebilirsiniz ama bunu uzun vadede yapmanız asla mümkün değildir.

Peki Türkiye’de girişimcilik ve inovasyon konusunda nerede olduğumuza dair bir fikriniz var mı?

Türkiye’ye yalnızca bir defa geldim. Hem yerel hem de Türkiye’de faaliyette olan İsveçli firmalarla görüşme fırsatım olmuştu. Burada sıklıkla konuşulan şey işbirliğiydi. Ben işbirliğinin gerek girişimcilik gerekse inovasyon konusunda anahtar rol oynayan bir nitelik olduğuna inanıyorum.

Nobel Ödülü kazanan isimlerin hikâyelerine baktığınızda hangi bileşenler dikkatinizi çekiyor?

Nobel Ödülü sahibi olan herkesin bir başarı hikâyesi olduğuna inanıyorum. Neticede her biri bir konuya dair yeni ve kendilerine has bir biçimde düşünmüş ancak bununla da kalmayıp düşüncelerini hayata geçirmiş insanlar. Beni en çok ilgilendiren şey fikirlerini nereden buldukları ve ne şekilde uygulamaya koydukları oluyor.

Brand Week’te sizi dinlemeye gelenleri ne bekliyor?

Nobel Ödülü kazananlardan alabileceğimiz dersler üzerine konuşacağım. Nasıl daha yaratıcı olunur, nasıl yeni fikirler bulunur ve nasıl daha iyi problem çözücüler oluruz gibi soruların yanıtlarını vermeye çalışacağım.