Cumhuriyet’in yeni kampanyası: Biz susarsak kim konuşacak?

Cumhuriyet gazetesi dün, yani 1 Mart 2009 Pazar günü boş bir birinci sayfa ile çıktı.

02.03.2009 - 11:05 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Cumhuriyet gazetesi dün, yani 1 Mart 2009 Pazar günü boş bir birinci sayfa ile çıktı. Gazetenin birinci sayfasının sağ alt köşesinde tek bir cümle yer aldı: Biz susarsak… Kim konuşacak?..

Sayfanın sol sütununda ise şu yazı yer aldı: “Gazetemizin bugünkü beyazlığı çoğu kişiyi şaşırtacaktır.

Biz yaşadığımız dönemde basında yazıdan daha etkili bir yöntemin artık kaçınılmaz olduğunu düşündük.

Geçmişte bu düşüncemizi destekleyecek deneyimleri demokrasi tarihimizde yaşamış bulunuyoruz.

Türkiye’mizin tarihinde ve bugününde, demokratik süreçleri ve hesaplaşmaları Batı’da daha değişik koşullarda yaşadığımız açık seçik bir bilimsel gerçektir.

Bu olayın aşamalarında ülkemizin bütün sivil, asker, resmi ve özel güçleri zaman zaman yerlerini almışlardır.

Bu arada çok partili rejime geçtikten sonra üst üste üç kez tek başına seçimi kazanan bir iktidarın 1950’li yılların sonuna doğru basına nasıl bir saldırı kampanyası başlattığı bir ibret dersi olarak unutulmamalıdır.

Demokrat Parti bu saldırı sürecinde muhalif gazetelerdeki beğenmediği haber ve yazıları sansüre tabi tutar, kimi sayfalar yer yer okurun karşısına bembeyaz çıkardı.

İktidarın medyaya karşı antidemokratik ve saldırgan tutumu, Türkiye’yi bir askeri müdehaleye sürüklemiş, bu olay daha sonra yaşanan süreçleri de etkilemiştir.

Peki, bugünkü durum nedir?

Üst üste iki seçim kazanmış bulunan AKP’nin tutumu içerde ve dışardaki laik demokratik, aklı başında ve sağduyusunu yitirmemiş kesimlerin kabul edebileceği sınırları çoktan aşmıştır.

Nitekim AKP’nin iktidara geçmesindeki işlevi artık herkesçe bilinen ‘müttefikimiz Amerika’nın son olarak yayımladığı ‘Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Raporu’nda bu gerçekler açıkça dile getirilmektedir.

AKP, başta ‘Cumhuriyet’ olmak üzere medyanın iktidara karşı bağımsız gazeteciliğini koruyan ve haber özgürlüğünü savunan kesimine, Başbakan vasıtasıyla ve elindeki devlet olanaklarıyla açıkça savaş açmıştır.

Bu gidiş gidiş değildir.

Özgür medyaya karşı, harp süreci öyle bir aşamaya ulaşmıştır ki, ‘Cumhuriyet’, bu vahim gerçeğin altını tarihsel bir uyarıyla çizmeyi yalnız gazetemiz adına değil; tüm Türkiye’nin varoluşu açısından kaçınılmaz görüyor.

AKP, elindeki devlet olanaklarını pervasızca kullanıyor; kendinden yana medya oluşturmak için gazete, televizyon satın alıyor, kendinden yana olmayan medyaya vergi cezaları uygulamaya yöneliyor, karşıt bellediği yazar ve gazetecilere asılsız suçlamalarla soruşturmalar açtırarak basındaki muhalefeti sindirmeye çalışıyor; bu yolda geniş bir saldırı cephesi oluşturmuş durumdadır.

Tüm kamuoyunu uyarmak için herkese soruyoruz:
Biz susarsak…
Kim konuşacak?…”

2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de ‘Tehlikenin farkında mısınız?’ sloganıyla bir kampanya başlatmış olan Cumhuriyet’in bu yeni kampanyasının altında da Concept ajansının imzası var. Ajansın yeni kampanya hakkındaki yorumu şöyle: “Kampanyanın amacı basın üzerinde uygulanan susturma politikasına eleştirel bir tavır koymaktı.

Bu fikir son üç yıldır tutarlı olarak sürdürülen reklam kampanyasının devamıdır. Araştırma bazlı geliştirilen strateji doğrultusunda, amaç Cumhuriyet gazetesinin bir fikir gazetesi olarak daima gerçek gündemi işlediğini tüketiciye duyurmak, Cumhuriyet’in hedef kitlesinin yoğun bir şekilde tepki duyduğu ancak duygularını dile getiremediği güncel konuları işleyerek Cumhuriyet’in onların duygularına tercüman olmasını sağlamaktı. Daha önce laiklik ve Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü konularını gündeme getiren kampanyalar bu defa da basının susturulması konusunu gündeme getirdi.

Concept bu defa bir gerilla uygulaması yaparak gazetenin kendisini reklam mecrası olarak kullandı. Bu kampanya bir kez daha reklamların minimal bütçelerle de ses getirebilildiğini ve her mecranın ses getirecek bir mecra olarak kullanılabilecegini kanıtladı.”