Ciner’e ‘New York Times’ı alalım’ dedim

Fatih Altaylı'nın liderliğinde yola çıkan HaberTürk iddialı bir gazete. Bu iddia yalnızca gazetenin haberleriyle, duruşuyla, boyutuyla, kağıdıyla ilgili bir şey değil...

01.04.2009 - 10:14 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Fatih Altaylı’nın liderliğinde yola çıkan HaberTürk iddialı bir gazete. Bu iddia yalnızca gazetenin haberleriyle, duruşuyla, boyutuyla, kağıdıyla ilgili bir şey değil. İçinde bulunduğumuz kırıcı kriz şartlarında, gazetelerin güç kaybetmeye başladığı, New York Times’ın bile sendelediği bir ortamda yeni bir gazete çıkarmak için ya iddialı ya da deli olmak lazım. Altaylı’ya bu iddianın ya da deliliğin ardındaki rasyoneli sorduk.

New York Times’ın bile kapanma tehlikesi yaşadığı, acaba sadece internetten mi hayatını sürdürebilecek dendiği bir zamanda, Türkiye gibi çok gazete okunmayan bir ülkede, gazete çıkarmaya teşebbüs ettiniz. Bu biraz delilik değil mi?

Delilik değil. Ben şunu söyleyeyim size: Turgay Ciner’e ‘New York Times’ı alalım’ diye teklif götürdüm. Eğer Türkiye’nin mali koşulları biraz daha iyi olsaydı, kriz ortamından daha hızlı çıkabileceğimiz yönünde bir emare olsaydı Turgay Bey de New York Times’ı alırdı. Murdoch Amerika’da gazete televizyon alıyor da, bir Türk yatırımcı niye New York Times’ı almasın? New York Times batıyor, doğru. Ben iddia ediyorum, New York Times’ı biz yönetsek o gazete batmaz.

Kentli AB grubu ağırlıklı kesim, köşe yazarı arayan, seven, okuyan bir kitle… O konuda bir eksiğiniz yok mu?

Köşe yazarı konusunda bir eksiğimiz olduğu kanaatinde değilim. Bazı başka gazetelerde okunmaya alışılmış köşe yazarlarının olmadığı doğru ama bizde Fatih Altaylı var. Hürriyet’in önemli yazarlarından bir tanesiydi. Türkiye’de hiçbir yazar için kopmamış bir gürültüyle Sabah’a geçti. Şimdi bu gazeteye geçti. Kendim olduğum için söylemiyorum ama dışarıdan baktığımız zaman gazetecilik açısından önemli bir yazar. Türkiye’de bir yazarın transferi bir başka gazetenin manşetinde haber olmamıştı hiçbir zaman.

Gazeteyi 75 kuruşa satacaksınız. Türkiye’de yüksek fiyatı deneyen bir gazete oldu. Kitlesel bir gazete değil belki ama Taraf denedi ama bir süre sonra 40 kuruşa inmek zorunda kaldı. Siz ne kadar direneceksiniz?

Sonsuza kadar. Dünyada herhangi bir endüstri var mı ki maliyetinin altında satış yapsın ve sonsuza kadar hayatta kalsın. Var mı?

Reklam temelli iş modelleriyle ayakta kalıyorlar…

O zaman da ne oluyor? Hiçbir gazetede iş dünyasıyla ilgili olumsuz bir haber göremezsiniz.

Türkiye’de yolsuzluğu yapan sadece siyaset mi? Kirli olan sadece siyaset mi? İş dünyasındaki kirlilikleri yazabilmem için benim bir tarafımı reklama dayamamam gerekiyor…

Bizim sosyo-ekonomik yapımız bunu kaldırabilecek durumda mı?

Eğer Türkiye’de bağımsız, tarafsız, kimseye göbeğinden veya başka tarafından bağlı olmayan bir gazeteye 75 kuruş verecek 250-300 bin kişi yok derseniz, zaten bu ülke yok demektir…

Medyada herkes karşısına aldığına ‘yandaş medya’ diyor. O durumda ortada bir merkez kalmıyor. Siz merkeze talip misiniz mesela?

Evet, bizim tam talip olduğumuz yer orasıdır. Buradaki yazar profiline baktığınız zaman da bunu göreceksiniz zaten. Bu gazete herkese açık bir platform. Siyasi görüşümüz yok mu? Var, özgürlükçüyüz, sapına kadar özgürlükçüyüz…

Devamı MediaCat’in Nisan sayısında…

Söyleşi: Aşkın Baysal