‘Çay eşittir mutluluk’

ÇAYKUR’la başlattığımız “Ajans Çaycıları” serisinde bu ay Havas Worldwide İstanbul'dayız.

16.10.2015 - 16:15 | MediaCat

Çay eşittir mutluluk
10
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Nergiz Akkaya veya herkesin kullandığı adıyla Nergo, 1992 yılında adımını attığı Klan’ın bugünkü adıyla Havas’a dönüşmesi sırasında da çay ocağının başında bulunan, ajansın en köklü isimlerinden biri. Formülünü vermekten kaçındığı çayını henüz demini almadan açarak bozan ajansın çalışanlarıyla sıklıkla didişseler de her birini çok seviyor. Ajansın tiryakileri de Nergo’suz yapamayacaklarının pekâlâ farkındlara. Havas Worldwide İstanbul, her dem lezzetinin zirvesindeki Nergo’ya da, ajansı bir arada tutan çayına da çok şey borçlu.

Ne zaman meslek haline geldi çay yapmak sizin için?

92… O yıl girdim şirkete, o gün bugündür de devam ediyorum. Başlangıçta Levazım – Korukent’teydik. 2003’e kadar orada devam ettik, sonra da buraya geldik.

Ne ifade ediyor çay sizin için?

Çay mutluluk, sakinleşme; içmediğin zamansa baş ağrısı demek benim için.

Peki, “ajans çaycısı” olmak nasıl bir şey?

Valla güzel şey aslında ama yorucu tarafları da var tabii. Müşteriler geldiğinde epey kalabalık oluyor, haliyle çay servisi de yoğun oluyor. İnsanlar ayakaltında dolanıyor bir de… Çalışan arkadaşlar yani. Müşteri varken zaten “Gidin başımdan” diyorum onlara. İşlerime engel olduklarında kızıyorum.

Ayakaltında dolanmak derken?

İşte mutfaktayken, çay hazırlarken oradalarsa engel oluyorlar bana. Olmamış çayı açıyorlar, tadını bozuyorlar. Ben de kızıyorum haliyle.

SİBEL YEŞİLEKER
Müşteri İlişkileri Direktörü

Sektörde 23, Havas’ta 10’uncu yılım. Altı ay masanın karşı tarafı sayılabilecek bir işe geçmiştim. Orada çay belli saatlerde olur, genelde kahve içilirdi. O yüzden ancak altı ay dayanabildim.

Benim için çay, istediğim zaman alacağım, gün boyu olması gereken, sabahtan akşama kadar istediğim zaman içeceğim bir şey. Nergo ile didişiriz ama hep tatlıya bağlanır. Didişiriz dediğim de, arkadaşlar akşam çalışıp mutfağı dağıttılarsa söylenir Nergo sabahları. “Bardakları toplayın, mutfak göçmüş, evinizde de böyle misiniz, bunu kim yaptıysa toplasın” der. Biz hemen gider sakinleştiririz onu. İkimiz de anneyiz; bizim sektörde evli de anne de çok az. Birer oğlumuz var. Birbirimizi anlarız biz.

Ağustos’ta Amerika’daydık. Çay arıyoruz her yerde, bulduk bir yerde sonunda. Çektik fotoğrafını, Whatsapp’tan attık “Nergis seni de çayını da çok özledik” diye.

Ajansta gün nasıl başlar, nasıl geçer?

Sabah gelir çayımızı demleriz, gençler gelir çaylarını içer kahvaltılarını yapar. Öyle başlarız güne.

Burada çay olmazsa ne olur?

Çay olmazsa herhalde kıyamet kopar. Başta Sibel koparır zaten kıyameti.

çay eşittir mutlulukBERK YILMAZ
Müşteri Direktörü

Bizim ajansın en büyük keyiflerinden biri akşamüstü grisini, peynir ve çaydır.Ben sabahları erken gelir, kahvaltıyla birlikte çay içerim. Erken geldiğim için genelde çay tam demlenmemiş olur. En çok eğlendiğim şey de, tam demlenmemiş çayı alıp Nergo’yu sinirlendirmek. Çok kızar ben se çok eğlenirim.

O olmadığında burada günler sıkıcı geçer. 20 küsur yıldır burada olduğu için çok fazla da izni oluyor tabii. Bir hafta, iki hafta ortadan kaybolduğu olur. Birkaç kelimeyle anlat deseniz, Nergo çılgın, eğlenceli ve güzel bir insandır derim.

Gençliğinizde iyi çay demler miydiniz?

Demlerdim. Çocukluğumda başladım zaten, evin en büyüğü olduğum için çayı hep ben demlerdim. Ama çaycı olunca, mesleğim bu olunca daha da iyi öğrendim yöntemleri.

En çok kimler içer burada çayınızı?

Ali Bey ve Sibel Hanım çok çay içer.

İyi çayın formülü nedir peki?

Onu söylemem. Bende kalsın. Demlendikten sonra bir 15 dakika kimse ellemese çok güzel olur aslında. O yüzden zaten peçeteyle kapatıyorum, yeni demlendiği belli olsun, kimse çayı erkenden açmasın diye…

Siz olmasanız nasıl olur burada işler?

Valla onu onlara sormak lazım ama ben hepsini çok seviyorum. Ali Bey’e sorabilirsiniz burada olmasam ne olacağını.

Burada yaratıcı bir iş yapılıyor. Sizce çayın bu alanda nasıl bir etkisi var?

Rahatlatıyor herhalde insanları. Sanırım bu yüzden çok çay içiliyor.

ALİ ERKAN TAN
Finans Müdürü

Çay konusunda çok hassastır Nergo. Bizden yaklaşık bir saat önce gelir ajansa, çayını demler. Onun ritüelleri vardır… Demliğin ucuna bir şeyler tıkar, çay olmadan almayalım diye. Onun kurallarına uymadığımız zaman epey bir problem yaratır bize. Belli saatleri vardır, ona riayet etmeye çalışırız.

Çayın benim hayatımdaki yeri ajanstan çok daha öncesine dayanır. Ailece severiz ama babam çok sever. Eskiden devlet memuruydu. O, eve gelmeden sobalı evimizde çay demlenir, o geldikten sonra da iki üç demlik çay içilirdi. Ailevi duygular, birliktelik, şefkat gibi şeyleri çağrıştırır benim için, bu yüzden de çok önemlidir. Ajansta en çok çay içenlerdenimdir, herhalde ilk üçte varımdır. Çok da iyi anlarım çaydan.

Belli başlı kurallarınız var mı burada, çay yaparken veya çay ocağıyla ilgili?

Mutfağa benden başka kimse karışmaz. İzin vermem zaten. Dağınıklık kesinlikle istemem, arkadaşlarım da buna dikkat eder.

Bir gün içinde ajansta kaç kez çay demlenir ?

Bazen üç bazen beş demlik çay gider. Gününe göre değişir aslında.

Ajansta ilginç anılarınız var mı çay servisi sırasında?

Gelenlerin çoğunu tanırım, onlar da beni tanır, sever. Samimiyim herkesle ben. Bir defasında, Haluk Mesci zamanlarında, müşterinin de olduğu bir toplantıda çay servisi yapıyordum. Çayı elimden düşürdüm, patronun üzerine döktüm. O an çok mahcup olmuştum. Haluk Bey yanmadı ama. O toplantıda bulunan müşteriyle de çalışmaya devam ettik, sorun olmadı.

çay eşittir mutlulukSILA SALGIN
Ajans Prodüktörü

Çoğunlukla geç çıkıp erken gelmemiz gerektiğinden, evden kahvaltı yapmadan çıkıyoruz. Güne ajansta kahvaltı edip Nergo çayı eşliğinde başlıyoruz.Simit, peynir ve çay.Biz akşamüstü, 4-5 gibi, iş olsa da yarım saat veya 15 dakika molamız veriyoruz kendimize. Odamız da müsait olduğu için birkaç kişi toplanır bir akşamüstü çayı içeriz birlikte. Sosyalleştirir çay bizi. Ben de sosyal içiciyim diyebilirim.

Nergo hepimizden eski. O burada olmadığı zaman eksikliğini hissettiğimiz insanlardan. Çok saf ve temiz bir insandır; iyiliği yüzüne, konuşmasına yansır. Ajansa yeni başlayan birisiyle de yıllardır burada olanlarla da diyaloğu aynıdır. Galiba biraz da bu yüzden çok seviliyor.

Bütün haftanın yoğunluğunun ardından Cuma günleri burada bir eğlence oluyormuş…

İşte şey oluyor. Onu ben söyleyemiyorum, gülersiniz söylersem.

Estağfurullah olur mu öyle şey.

İşte (Happy Hour) o oluyor. Erol Bey şeyi çalıyor. Neydi o yahu? Onu da söyleyemiyorum ama neyse. (Vuvuzela)