Cannes’da cinsiyetçiliğe yer yok (mu)?

Cannes Lions yönetimi cinsiyetçi önyargılar barındıran işlere karşı jüri üyelerine sıkı bir brief verdi. Peki, bundan sonra ne olacak?

10.03.2017 - 17:18 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Cannes'da cinsiyetçiliğe yer yok (mu)?
6
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Sektörün kalbinin attığı Cannes Lions, bu yıl jürilerin cinsiyetçi tutumlar içeren işleri dikkate almamaları yönünde ortak bir dil oluşturdu.

Değerlendirmeler başlamadan önce festival yönetimi bahsi geçen çalışmaları, “nesneleştiren, olumsuz ve eşitliksiz düzeni devam ettiren ve hepimizi inciten cinsiyetçi önyargılar” şeklinde nitelendirdi. Jüri üyelerine verilen brief ise şu şekildeydi:

“Sunumun (kadın ve erkeği) nesneleştirdiğini ya da cinsiyetçi önyargılar içerip içermediğini bilmenin tek kriteri empati yapmak. Sunumun kabul edilebilir olup olmadığına karar vermek için aklınızı ve kalbinizi kullanın. Ya görselde temsil edilen kişi siz olsaydınız… Kızınız, oğlunuz, kız kardeşiniz, anneniz ya da babanız olsaydı… Bu tasvire onay verir miydiniz? Onlara bir bütün olarak, eşit ve insan olarak yaklaşıldığını düşünüyor musunuz ve dahası siz nasıl yaklaşılmasını isterdiniz?”

Reklamcılar yaptıkları işi ikinci kez düşünecekler

Bu yeni yönlendirme, çalışma dünyasında temsil ve cinsiyet eşitliği meselelerinin alevlendiği zamanlara denk geliyor. Geçtiğimiz yıl Badger & Winters Chief Creative Officer’ı Madonna Badger’ın Cannes sahnesindeki konuşmasının ve #WomenNotObjects inisiyatifinin daha da görünür olmasının ardından Cannes Lions’a sunulan dilekçeyi de unutmayalım.

Cannes'da cinsiyetçiliğe yer yok (mu)?

Badger’a göre bu gelişmeler, reklam ajanslarının ödül kazansın ya da kazanmasın ortaya koydukları işi ikinci kez düşünmelerini sağlayacak. Çünkü reklam dünyasının Oscar’ları sayılan Cannes’da olanlar, diğer ödül organizasyonlarının da rengini belirliyor. 10 yıl boyunca Lions Festival’da yönetici olarak çalışan ve şimdilerde Cannes Lions’ın kardeş şirketi Ascential Events’in CEO’luğunu yürüten Philip Thomas’a göre, jüriye verilen bu brief, yıllardır üzerinde çalışılan cinsiyet meselesinin doğal bir meyvesi.

2015 yılında cinsiyetçi kalıplara meydan okuyan işleri ödüllendirmek üzere kategorilere eklenen “Glass Lions: The Lions for Change”in hemen öncesinde de genç kadınlara yönelik olarak hazırlanan “See It Be It” mentorluk programı vardı. Üstelik son birkaç yılda festivalin daha fazla sayıda kadın jüri ve jüri başkanına yer verdiğini de söylemek mümkün. Thomas cinsiyet eşitliği konusunda paylaşılan bu yeni brief’in, Cannes’ın resmî kurallarından farklı olarak (Örneğin, Ascential’ın milli duygulara, dini hassasiyetlere ve kamuya hakaret içeren işleri reddetme hakkını elinde tutabileceğini belirten No.3b kuralı gibi) yönlendirici bir rehber olduğunu söylüyor. Bu kriter gelecekte bir kurala dönüşebilir; ancak Thomas’ın umudu bunu gereksiz kılacak ortamın oluşabilmesi yönünde. Jüri değerlendirme sürecinde kısa listeye bıraktıkları işlerin altına imza atma zorunluluğu bulunan üyeler, bu yeni kriterle artık, onay verdikleri işlerin cinsiyetçi önyargılar barındırmadığını ve kadınları nesneleştirmediğini de kabul etmek zorunda olacaklar.

Cannes'da cinsiyetçiliğe yer yok (mu)?

Badger & Winters Başkanı Jim Winters’a göre Cannes bu uygulamayla güçlü bir mesaj veriyor ve CCO’ları yalnızca değerlendirdikleri işlerde değil kendi hazırladıkları işlerde de daha düşünceli olmaları yönünde motive ediyor. Üç kez Cannes jüri koltuğuna oturan BBDO Kuzey Amerika CCO’su David Lubars da bu gelişmeyi onaylayan isimlerden. Lubars kendi dönemlerinde hiçbir jüri üyesinin böyle işlere onay vermediğini söylese de, ajansların da bu tür işlere imza atmamaları gerektiğini hatırlatıyor. Lubars, çıplaklığın işin bir parçasına dönüştüğü moda gibi alanlarda sınırların belirsizleştiğini ifade ediyor. Ancak jüri üyelerinin “yeterli ve vasat” arasındaki farkı bildiğini ekliyor.

Cannes'da cinsiyetçiliğe yer yok (mu)?

Badger sektörün ortak hassasiyetleri paylaşıldığı noktada daha fazla kadının kreatif rollerde ve liderlik pozisyonlarında yükseleceğini söylüyor. Fotoğraf: Badger & Winters

Bir dönüm noktası olarak Madonna Badger

#WomenNotObjects konuya medyada görünürlük kazandırmak bakımından önemli bir aşama oldu. Geçtiğimiz bir yılda inisiyatifin videoları, farklı mecralarda, ödül organizasyonlarında, konferanslarda ve ünlülerin sosyal medya hesaplarında paylaşıldı. Ashton Kutcher, Alanis Morissette ve George Takei bu isimler arasındaydı.

Badger sektörün ortak hassasiyetleri paylaştığı noktada daha fazla kadının kreatif rollerde ve liderlik pozisyonlarında yükseleceğini söylüyor. Winters ise bu inisiyatifin Badger & Winters’ı bir ajans olarak şekillendirmede çok yardımcı olduğunu ve kadınlara doğrudan ulaşmak isteyen müşterilere odaklanmasına imkân tanıdığını belirtiyor. Badger’ın 2017 ajandasında kampanyayı daha fazla dillendirmek var. Hem kurumsal düzeyde hem de etkinliklerde -Google, Women in the World Summit, 3% Conference- söz alacak olan Badger, Cannes’da da P&G Chief Brand Officer Marc Pritchard ile birlikte cinsiyet, çeşitlilik ve kadını nesneleştirme meselesi üzerine konuşacak.

Thomas bu yıl Cannes’da cinsiyet üzerine konuşmak isteyen çok sayıda konuşmacı olduğunu, bunun da festival yönetiminin konuya ilişkin verdiği jüri brief’inin ne denli doğru olduğunu bir kez daha kanıtladığını söylüyor ve ekliyor: “Biz sektöre liderlik etmeyi denememeli, onun aynası olmalıyız. Çünkü Cannes bu sektörün etkinliği.”

Kaynak: Advertising Age, Fotoğraf (Giriş): Fotoğraf: Christian MacDonald