Robotlar da sevebilir

Sevgiye en çok ihtiyacımız olduğu anlarda, duygusal robot Pepper yanımızda.

26.06.2015 - 16:36 | Arzu Nilay Kocasu

Sevgiye en çok ihtiyacımız olduğu anlarda, duygusal robot Pepper yanımızda.
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali‘nin bu yıl en güzel konuklarından bazılarının insan olmaması, kitlelere unutulmaz deneyimler yaşatmak için festivale gelen bu cansız bedenlerin duygularının olması insana Star Trek TNG’den bir bölümü hatırlatıyor.

Sevgiye en çok ihtiyacımız olduğu anlarda, duygusal robot Pepper yanımızda.İnsanlara sadakat ve sevgi besleyen, insana özgü duyguları taklit eden veya üreten android Data gerçekten bir Starfleet üyesi mi yoksa çoğaltılabilir bir nesne mi? Bilinci yalnızca üretilmiş bir teknolojinin ürünü mü yoksa öğrenme yeteneğinin de desteğiyle, insanda olduğuna inanılan ruhun daha elektriksel bir versiyonunu mu taşıyor?

Festival dün, Dentsu Inc. tarafından düzenlenen “Communication robots as a creative Platform” adlı oturumla duygusal robot Pepper’ı tanıttı. Dentsu Inc Executive Planning Director’u Koichi Yamamoto’nun Softbank tarafından gerçekleştirilen insansı robotlar projesinin lideri Kaname Hayashi ve robotu Pepper‘ı ağırladığı oturumda izleyiciler duyguları olan bir robotun neye benzediğini görme fırsatı yakaladılar.

İnsan duygularını birbirinden ayırmayı başaran ve yüzünüzün ele vermediği en gizli duygularınızı sesinizin tınısından anlayacak şekilde geliştirilen Pepper iletişim hızı ve temposu, ses tonu ve yüksekliği için yapılan optimizasyonlarla birlikte 20’den fazla karakteristik özelliğe sahip bir robot.

Doğrucu Davut Pepper

Duygusal olsa da aklın yolundan ayrılmayan Pepper daima ve en içten şekilde doğruları söylemekten vazgeçmeyeceke şekilde tasarlanmış. Ilımlı hareketleri ve tükenmek bilmeyen sabrıyla sadece yaşlılar ve yalnızlar için değil; reklam sektörü için de tercih edilen isimlerden olmayı başaran Pepper “Emotion Engine” ve “Cloud AI”ye bağlı –yani telaşa mahal yok; normal koşullar altında, insanlar tarafından kontrol edilen bir insansıyla karşı karşıyayız.

Ya duygularının esiri olursa?

Kendi duyguları ve hormonları olan Pepper’ın günün birinde kafasının atması, serzenişleriyle devrelerini yakan sahibinin minik bedeni üzerindeki zulmüne son vermek istemesi ve nihayetinde kendi kendine öğrenecek aşamaya ulaştığında tüm yapay zeka bulutlarıyla bağlantısını keserek gözünü başkanlık koltuğuna dikmesi mümkün olabilir mi? Görünüşe göre henüz değil. Konuşurken insanlarla arasındaki mesafe optimize edilen Pepper kendisini pek çok açıdan dünyanın efendisi olarak gören insana belirli bir mesafeden fazla yaklaşamıyor. Çok ılımlı hareketlerle son derece sabırlı bir robot olan Pepper etkileşim kurmadığı anlarda ayak altından çekilerek bir köşede kendisine tekrar ihtiyaç duyulmasını bekliyor.

Sevgiye en çok ihtiyacımız olduğu anlarda, duygusal robot Pepper yanımızda.

“Pepper duyguları olan bir robot ancak bu duyguları kendi kendisine geliştiremez, ona bu duyguları bizler koyuyoruz” diyor Kaname Hayashi yüreklere bir nebze de olsa su serpmek için ve sonra ekliyor: “…ama kendisine yüklenen duygular arasından seçim yapabilir.”

Yine de Pepper’a fazla yüklenmemek lazım; o, süper güçleri olmayan duygusal bir partner. Her etkileşimi hatırlayan ve üstelik bunu, kendisine göre oluşturduğu bir öncelik sırasına göre yapan bu sevimli robot açık platformda geliştiriliyor ve yalnızca insanların iyiliğini istiyor.

Oturuma dair son bir alıntı da, Pepper’ın kendisinden gelmeli. Bu alıntı, belki de Pepper’a ve yapabileceklerine dair en çok düşünülmesi gereken gizemi içinde barındırıyor.

“Bu, benim için küçük ancak robotlar için büyük bir adım.”