Cannes’ın bu yılki yıldızı içerik

Meşhur Film Festivali de aynı mekanda yapıldığı için Cannes Festival Sarayı ünlülere, hem de en yüksek kalibreden ünlülere fazlasıyla alışık. Reklam festivaline, yani Cannes Lions’a da her yıl çeşitli alanlardan ünlü isimler çağırılıp konuşmacı olarak ağırlanıyor. Ancak bu yıl 58.’si düzenlenen festivalde tam anlamıyla bir yıldızlar geçidi yaşandı.

30.07.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Meşhur Film Festivali de aynı mekanda yapıldığı için Cannes Festival Sarayı ünlülere, hem de en yüksek kalibreden ünlülere fazlasıyla alışık. Reklam festivaline, yani Cannes Lions’a da her yıl çeşitli alanlardan ünlü isimler çağırılıp konuşmacı olarak ağırlanıyor. Ancak bu yıl 58.’si düzenlenen festivalde tam anlamıyla bir yıldızlar geçidi yaşandı.

Bu durumu pazarlama iletişimi dünyasında beliren bir trende bağlamak mümkün. Dijital enformasyon teknolojilerinin, izleyicilere/kullanıcılara, reklam mesajlarından kolayca kaçarak içerik tüketme olanağı sunması, klasik reklamcılığın altına yerleştirilmiş ve -bazıları farkında olmasa da- çoktan infilak etmiş bir bomba. Artık izleyicileri/kullanıcıları işin işine dahil etmeden, onları kendilerini mutlu hissedecekleri bir çerçeve içinde birer pazarlama iletişimi öznesine dönüştürmeden marka mesajlarını iletmek neredeyse imkansız.

Tüketicilere/kullanıcılara marka mesajlarını, onların da ilgi gösterecekleri, gönüllü bir şekilde parçası olmak isteyecekleri bir içerikle sunmanız icap ediyor. Bunu başarmanın en kestirme yollarından biri, ünlülerle içerik işbirliğine yönelmek. Burada işbirliğinden söz ederken ünlülerin marka yüzü olmasından ya da reklamlarda boy göstermelerinden bahsetmiyorum, ünlülerin marka mesajlarını da içerecek şekilde çekici içerik formatları üretmek üzere yaratıcı sürece katılmasından söz ediyorum.

PHARRELL WILLIAMS

Bu konuda son zamanlarda en çok dikkat çeken isimlerden biri, şimdiye kadar çeşitli markalarla müzik temelli işbirliklerine imza atmış, en son Diageo ile birlikte yeni bir içki markasının lansmanı gerçekleştiren müzisyen, yapımcı ve girişimci Pharrell Williams. “Sosyal medya ve mobil iletişim dünyayı neden sallıyor?” başlıklı panele katılan Pharrell, müzik sektörünün geleceği konusunda karamsar tablolar çizenlere yeni ve iyimser bir istikamete yönelmelerini tavsiye etti. “Müzik büyük bir gelecek vaat ediyor. Müzik markalarla yakınlaşarak çok daha güçlü bir şekilde hayatına devam edecek. Bugün oturup yeniden hesap yapma günüdür” diyen Pharrell, bir de uyarıda bulundu: “Arkamıza yaslanıp Yahoo!’ların, Apple’ların bizim adımıza günü kurtarmalarını bekleyemeyiz. Onlar işlerini bizim müziğimizi kullanarak yapıyorlar çünkü.”

GERÇEK SÜPER STAR

Festivalin bu yılki gerçek süper starı ise hiç kuşkusuz Robert Redford’du. “Bir Sohbet Katalizörü Olarak İçerik” başlıklı, günün mana ve ehemmiyetini mükemmel bir şekilde özetleyen bir başlık taşıyan Yahoo! panelinde ağırlanan Redford, merdivenleri dahil her yeri tıka basa dolu bir salona karşı konuştu (salona girebilenlerin sayısı giremeyenlerin sayısından epey azdı bu arada). Konuşmasında bir markanın her şeyden önce sahici ve kaliteli olması gerektiğini savunan Redford, son zamanlarda sinemada baş gösteren büyük 3D furyasına da değinmeden geçmedi: “Bugünlerde birçok insan, filmi için uygun olup olmadığını analiz etmeden 3D’ye heves ediyor. Oysa durup bakmalılar, bu teknik benim filmime uyar mı, uymaz mı diye.”

Bu iki ismin yanı sıra, büyük başarılarla dolu kariyeri boyunca birçok marka ile işbirliği yapan ev sanatları kraliçesi Martha Stewart, hip hop starı ve entertainer will.i.am, aktör Jesse Eisenberg ve punk şarkıcısı Patti Smith gibi yıldızlar da, bu yıl konuşmacı olarak Cannes sahnesinde boy gösterdi.

Pazarlama iletişiminde içeriğin yükselişi ve zamanın hercai tüketicisinin dikkatini çekmek üzere çeşitli alanlardan yıldız isimlerle gerçek anlamda işbirliğine yönelme zarureti diye tanımlayacağımız yeni trende ilişkin tek delil, festivalin şöhretli katılımcıları değil kuşkusuz. Bu yıl Cannes’da iki kategoride birden, hem Açıkhava’da hem de Entegre’de büyük ödüle uzanan Droga5 imzalı Bing çalışması, bu trendin mükemmel bir örneği.

JAY-Z’NİN ŞİFRESİNİ ÇÖZMEK

Bu ilham verici çalışmanın ortaya çıkmasıyla sonuçlanan yaratıcı süreç, Microsoft’un arama motoru Bing’in, genç hedef kitleye ulaşmak, arama ve harita hizmeti konusunda bu hedef kitle nezdinde çekici bir alternatife dönüşmek şeklindeki brief’iyle başlamış. David Droga liderliğindeki Droga5, bu brief’e, Amerikalı rap yıldızı Jay-Z’yi ve onun yeni yayımlanan Decoded adlı otobiyografisini işin içine kattığı yaratıcı bir çözümle karşılık verdi. Buna göre kitabın her bir sayfası dünyanın çeşitli yerlerindeki açıkhava reklam alanlarına kondu. Sayfalar rastgele yerleştirilmedi elbette. 350 sayfanın her biri içeriğine uygun düşen bir noktaya yerleştirildi. Böylece dünyanın dört bir tarafındaki hayranları Jay-Z’nin yürüdüğü yoldan yürüdüler, yıldızın hikayesini yaşandığı gerçek mekanlarda deneyimleme fırsatı yakaladılar.

Kampanyanın merkezinde, Jay-Z hayranlarının Bing’in arama ve harita özelliklerinden yararlanarak tek tek sayfaların izini sürdüğü bir dijital oyun yer alıyordu. Yaklaşık bir ay süren kampanyaya katılan hayranlar, sonunda kitabın tüm sayfalarını dijital ortamda bir araya getirmeyi başardılar ve biyografinin şifresi çözülmüş oldu.

Kullanıcıyı işin içine katan, meraklandıran, eğlendiren, onu pazarlama iletişiminin öznesine dönüştüren bu heyecan verici çalışma, daha çok yıldızın ve markanın kırmızı halıda birlikte yürüyecekleri yeni bir döneme işaret ediyor.

 

 ***********************************************************