‘Çalışanlar nefes almak istiyor’

NOKI CEO’su Yusuf Kohen kurumsal şirketlerde gözlemlediklerini anlatıyor.

04.08.2014 - 14:35 | Ozan Mert

12
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Ofis ortamının fiziksel gerçekliği ile çalışan mutluluğu ve verimi arasındaki bağlantı üzerine Türkiye’de son döneme kadar pek fazla kafa yorulmadı. Ama bu durum değişiyor. Kırtasiye ve ofis malzemeleri sektörünün deneyimli oyuncularından NOKI’nin kurumsal şirketlerle gerçekleştirdiği “Ofiste Nefes Al” projesi de bu değişimin bir göstergesi. Proje kapsamında ofis yogası çalıştayları ve plazalarda çello dinletileri düzenlendi. NOKI CEO’su Yusuf Kohen şirketlerin yeni nesli kaybetmemek için çaba sarf ettiklerini belirtiyor.

Türkiye’deki şirketler ofis ortamına verimliliği, motivasyonu ve çalışan memnuniyetini artıracak müdahaleler yapmak konusunda ne kadar başarılılar veya ne kadar istekliler?
Son yıllarda şirketlerin bu konularda daha fazla eğilim gösterdiğini, daha fazla bu konularla uğraştıklarını düşünüyorum. Şirketler yeni nesli kaybetmemek için çaba sarf ediyorlar, zaten bu çabadaki şirketlerde gerçek başarılar ve büyümeler oluyor. Ben, geçmiş yıllara oranla daha büyük bir istek görüyorum belki de artık bir nevi zorunluluk çünkü neticede ücretler mutluluk ve mutlu bir çalışma ortamı için yalnızca bir ön koşul olarak kalıyorlar. Çalışanlar nefes almak istiyor.

Bu konuda yurtdışında ne gibi araştırmalar ve uygulamalar var?
Amerika’daki şirketler ofis aktivitelerinin doğdukları yerler. Çalışanlarının motivasyonu üretimdeki verimliliğini ne kadar artırdığını biliyorlar. Potansiyeli, şirket içinde tutmak, çalışanları mutlu etmek, işlerini severek çalışmalarını sağlamak son derece önemli bir durum Amerika ve İngiltere’de. New York ve Silikon Vasindeki şirketler hem outdoor hem de ofis içi aktivitelerle bunu sağlamaya çalışıyorlar. Artık orada bazı şirketlerde oyun parkları dahi var.

“Noki İle Ofiste Nefes Al” projesi nasıl gelişti? Nereden yola çıktınız?
Noki ofis ve kırtasiye malzemeleri üretirken hem işlevsellik hem de pratiklik üzerinde fazlasıyla duran bir marka, çalışanları merkeze koyuyor. Ancak Noki’nin ofis çalışanlarının yanında olma felsefesi yalnızca ofis malzemesi üretmek ile sınırlı değil. Ofisteki uzun, bazen sıkıcı ve stresli olabilecek ofis saatlerinde, çalışanların stresini alacak, onları nefes ile canlandıracak aktiviteler üretmek istedik. Ofislerde bir saatlik bir ofis yogası ve plaza girişlerinde çello dinletisi, onların aslında içgüdüsel olarak mutlu devam etmelerini sağlayan aktiviteler oldu. Kısacası nefes almalarını sağladık çünkü bazen nefes aldığımızı düşünürken aslında soluksuz kalıyoruz.

Projeye hangi şirketler katıldı? Nasıl geri dönüşler aldınız?
Ofis yogası için kurumsal şirketler hedefimizdeydi. İpekyol, Pirelli, Petrol Ofisi, Mercedes, Arçelik-LG, Carrefour, LC Waikiki, İzocam, Koçtaş etkinliğimizi gerçekleştirdiğimiz firmalar arasında yer alıyor. Geri dönüşler, genelde onları bir daha ziyaret edip etmeyeceğimiz yönünde oldu. Çalışanların yüzleri parlıyordu.

Bu proje markanıza ne kazandırdı?
Bu proje markamızın vizyonunda olan çalışanlara değer vermek, saygınlık gibi değerlerini tanıtırken, markamızın bilinirliğini şüphesiz saygın bir biçimde artırırken, kişilerin markamızla duygusal bir bağ kurmasını sağladı.

Bu ve bunun gibi projelerin devamı gelecek mi?
Biz ofis çalışanlarının yanında gerek ofis ürünlerimizle gerek ise duygusal açıdan yanında olmayı çok seviyoruz. Bu yüzden de bu şekilde yaratıcı olan projelerle, yolumuza devam etmeyi elbette düşünüyoruz.

Türkiye’de ofis sarf malzemeleri pazarının büyüklüğü nedir? Kurumsal şirketlerin çalışan başına düşen ortalama kırtasiye yatırımları ne kadar?
Pazar büyüklüğü ile ilgili yüzde yüz güvenilir bir veri elimizde olmamakla birlikte, yaptığımız çalışmalar sonunda yaklaşık 1 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşıyoruz. Kurumsal şirketlerin ofis sarf malzemesi harcamaları, toplam giderlerinin yüzde 1’inden az. Ama her finansal krizde ilk kemer sıkılması istenen harcama kalemi de kırtasiye harcamalarıdır.

Türkiye’deki ofislerin kırtasiye harcamalarında öncelikli kalem hangisi?
En öncelikli harcamaları yazıcı kartuş ve toner harcamaları, ardından da fotokopi kağıdı gelir.

Teknolojik ilerleme ve sürdürülebilirlik kaygıları kırtasiye sektörünü nasıl etkiliyor?
Orta ve uzun vadede ofis hayatında kırtasiye harcamalarının git gide daha az yer kaplayacağını düşünüyoruz. Yeni nesil raporları ekrandan okumaya şu anda çalışan nüfusa göre çok daha yatkın. Yazdırılmayan raporlar da dosyalanmayacak ilerde. Daha az çıktı, daha az reel dosyalama, daha az kırtasiye tüketimi şeklinde geleceği özetleyebiliriz. Tabii daha az tüketim dünyamız için daha iyi bir şey.

Kırtasiye ürünlerinde inovasyon nasıl gerçekleşiyor?
Tüketiciyi öne çıkararak, ihtiyaçlarını anlayarak ve tabii ki gelişen teknolojiyi harmanlayarak gerçekleşiyor. Ancak, kırtasiye ürünleri diğer tüketim ürünlerine göre sanki biraz daha gelenekçi. Klasik, alıştığımız ürünlerin teknoloji ile evrilmesi çok daha uzun zaman alıyor.