Bursa’da Grafik Günleri

Bursa'daki Grafik Günleri etkinlikleri kapsamında Uludağ Üniversitesi

28.04.2008 - 13:39 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Bursa’daki Grafik Günleri etkinlikleri kapsamında Uludağ Üniversitesi Grafik Tasarım Meslek Yüksek Okulu öğrencileri ve genç grafikerler, ustalarla buluştu.

Grafik Tasarım Dergisi’nin organize ettiği Bursa Grafik Günleri, Setbaşı’ndaki Şehir Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Bursa’da 3 yıl üst üste Kırmızı Ödülü kazanan Cüneyt Şenyavaş, çöpe attığı grafiklerinin hikayelerini anlattı. Şenyavaş, İstanbul dışında çalışan grafikerlerin, kullandığı her rengin, her çizginin hesabını müşterilerine vermeleri gerektiğini söyledi. Şenyavaş, “Bir balık lokantası için amblem çalışması yaptık. İlk önce tabakta iki taraftan da bakıldığı simetrik olarak firmanın iki sözcüklü adının okunabildiği bir kaligrafi çalışması yaptık. Karmaşık bulundu. Ardından deniz ve bir balığın figüre edildiği bir çalışma gerçekleştirdik müşteri ilk olarak grafikteki balığın ne balığı olduğunu sordu. Sonra en çok satılan sevilen balıklardan büroya Levrek geldi. Levrek çizdik, ‘sadece balık satmıyoruz’ denildi. Ağ koyup bütün deniz ürünlerini içerisine yerleştirdik, sonunda bizim çok memnun kalmadığımız ama müşterimizin istediği grafik ortaya çıktı. Grafikerlikte bazen çok farklı çizimler ortaya çıkartmak önemli olmuyor, müşteri kampanyanın ana fikrini sade ve net anlatan tasarımları tercih ediyor. İstanbul dışında çalışıyorsanız, iyi bir iş ortaya koyabilmek istiyorsanız, daha fazla çalışıp, daha fazla emek harcayacaksınız. Bir grafiker olarak agrasif tarafınızı eserlerinize yansıtamazsınız” dedi.

Konulara sakin yaklaşmanın daha doğru çözümleri ürettiğini nasihat eden Şenyavaş, “Şahsi olarak bazı riskleri alıp çiziyorsunuz, ama firma bu riskleri kendi müşterisine karşı almıyor. Müşterinizin fikirlerini daha fazla savunmak, hatalarımızı daha kolay görmemizi sağlıyor. Profosyonel firmalar nereye gitmek istediklerini anlatıyorlar. Grafikerden bu yolda giderken farklılaşmayı bekliyorlar. Bir grafikten ne istendiğini bilerek işe başlamak gerekir. Grafik görsel bir dildir. Grafik tasarımı kullanarak sanat üretebiliriz, ama parada kazanmalıyız. Bir başka ifade ile hem müşteri firmanın hem grafikerin para kazanmak için yaptıkları bir iştir” diye konuştu.

Grafik Tasarım Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Dokuz Eylül Üniveristesi Öğretim görevlisi Dr. Ömer Durmaz ise son yıllarda grafik tasarımında anlayışların değiştiğini söyledi. Durmaz, “Eskiden grafiker için dil bilgisi, imla kuralları bilmesi önemli değildi. O hazır metni grafiğine yapıştırır geçerdi. Ancak günümüzde böyle değil, artık imla bilmeden grafiker olamazsınız” şeklinde konuştu.

Süreli dergilerin bir tipolojiye bağlı kalıp, istikrarlı bir şekilde aynı karakterlerle hazırlanması gerektiğine dikkat çeken Durmaz, “Fontların iç boşluklarını, yüksekliklerini, dolgu miktarlarını bilmek zorundasınız. Bir font, bir puntoda daha net okunurken, başka bir font aynı dolgunlukta olmadığı için zor okunabilir. Bunları gazete ve dergi sayfası tasarlarken iyi ayırt etmek için fontların özelliklerini inceleyip, ona göre hareket etmeniz gerekir. Bazı fontlar çok serttir, agresiftir, bazıları yumuşaktır. Ne tarz bir yayın veya mesaj vereceksen, fontu seçersek bu özellikleri dikkate almak mecburiyetindesiniz” dedi.

Grafik Tasarım Dergisi Sahibi Sabri Varol’da bu işin erbabları ile okuyucuları ve genç grafikerleri bir araya getrimekten mutluluk duyduklarını belirterek etkinliklerinin önümüzdeki aylarda da değişik toplantılarla süreceğini bildirdi. Grafik Günleri kapsamında bazı firmalarda bilgisayar ve grafik kitaplarını katılımcıların beğenisine sundu.