Bulaşık makinesi reklamında ‘kuraklık’la fark yarattılar

Kırmızı’da "Basında En İyi Reklam Fotoğrafı" ödülünü bu yıl bulaşık makinesi reklamı ile alan

07.03.2008 - 09:17 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Arçelik bulaşık makinesinin çarpıcı fotoğraflarla kuraklık tehlikesine dikkat çeken basın reklamı, “Basında En İyi Reklam Fotoğrafı” ödülünü yakaladı. Arçelik Genel Müdür Yardımcısı Şirzat Subaşı, “Reklamlarımız etkili oldu, pazar daralırken satışlarımız arttı” dedi.

Kırmızı’da “Basında En İyi Reklam Fotoğrafı” ödülünü bu yıl Arçelik’in bulaşık makinesi reklamı aldı. Reklamdaki çarpıcı fotoğraf, kuraklık tehlikesine dikkat çekiyordu. Arçelik Genel Müdür Yardımcısı Şirzat Subaşı, basında giderek artan reklamlar arasında sıyrılmak için çarpıcı olmanın şart olduğunu, bunun için de yaratıcı fikir gerektiğini belirtti. Arçelik’in satış ve pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olan Subaşı, reklamın ödüllük olduğunu kampanya teklifini görür görmez anladığını söyledi.

Enerjinin önemi yeni anlaşılıyor: “Enerjide verimlilik kavramı Türk halkının gündemine yeni yeni giriyor. Biz bunu Arçelik olarak yıllardır işliyoruz” diyen Şirzat Subaşı, şöye konuştu: “Tüketici, ürünün enerji tüketim seviyesini çok önemsemiyordu ama şimdi bu değişiyor. Bugün A sınıfı ürünler, B’ye göre en az yüzde 30 daha az enerji sarfediyor. Avrupa normlarında da enerji önemli bir sınıflandırma, buna uymak yükümlülüğümüz de var.”

Barajların doluluğunu izliyoruz: Son yıllarda herkesin barajların doluluk oranlarını yakından takip etmeye başladığına işaret eden Subaşı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de bulaşık makinesi çok su harcıyor gibi bir yanlış anlama da var. Oysa bulaşık makineleri normalde 9-15 litre arası su tüketir, 6 kişilik bulaşığı elde yıkarsanız tüketim 100 litrelere kadar gider. TEMA Vakfı ile su tasurrufu üzerine ortak bir proje geliştirdik. Kuraklık, küresel ısınma, belediyenin ve TEMA’nın yaptığı çalışmalar zaten bir kamuoyu oluşturmuştu. Bize de ajansla bu konuyu pişirmek düştü. Su ile ilgili bir mesajı tek bir ilanla, hiç bir şey söylemeden verebilmek maharet gerektiriyor.”

Pazar daralırken satışımız arttı: “Reklamlarımız çok etkili oldu” diyen Subaşı, “Bu ürün hem enerji ve su tasarrufu aracı olarak gündeme girdi, hem de tüketicileri elle yıkamadan makine ile yıkamaya terfi ettirdi. Ajans çok güzel bir iş çıkardı. Geçen yıl beyaz eşya pazarında yüzde 5-6’lık bir daralma olurken bulaşık makinesinde büyüme yaşadık. Türkiye’de bulaşık makinesi satışları fırını geçti. Ben bu ödülü bekliyordum. Bu reklam fikri ortaya çıktığı zaman ajansa da ödüllük bir reklam olduğunu söylemiştim.”

Basın reklamı göreni çekmeli

Şirzat Subaşı, “Gazetelerde maalesef birbirinin aynı reklamlar görüyorsunuz. Onlardan biri olmak vardı ya da tüketiciyi durduracak bir reklam yapmalıydık” diyerek, şöyle konuştu: “Türkiye’de susuzluk olunca yağmurda kovalar konur, su toplanır. Türk halkının çok alışık olduğu bir yöntem. Ajans susuzluk tehlikesi nedeniyle buraya doğru bir gidişat olduğunu söyledi; biz de tamam dedik. Herkesi düşündüren, bu konuda çaba göstermeye yöneltecek bir reklam oldu. İlandaki ’dünyanın en az su tüketeni’ çok iddialı bir söz. Bu mesajı tüketiciye iletmek kendine güveni gösteriyor. Basın reklamı olmazsa olmaz. Basında özellikle iyi günleri yakaladığınız zaman, daha fazla kişiye ulaşma şansınız var. TV’de reklam fiyatlarının yükselmesi doğal olarak bir çok kurumu basına yönlendirdi. Bazen haberleri reklamların arasından seçilip okunan gazeteler de var, bu da tehlikeli.”

Hayatın içinden bir reklam yaptık

Arçelik reklamının metnini Reklamevi’nden Serpil Yıldız yazdı, fotoğrafı ise Fethi İzan çekti. Serpil Yıldız şöyle konuşuyor: “15-20 yıl önce kimse küresel ısınmadan bahsetmeden A ve A + enerji sınıflarında (en çok enerji tasarrufu yapan) ürün üretmişler. O yüzden bu çalışma bizim için çok keyifli. Reklamcıya kalbe dokunan bir şey söyleme şansı veriyor. Hayatın içinden bir reklam yapalım istedik. Türk halkı olarak yağmurda su toplamak için balkona leğen koyarız. Biz de bütün çatıları leğenlerle kaplayalım dedik.”

Çatılara kova ve leğenleri dizdik, gölgeler için uğraştık

Reklam fotoğrafçısı Fethi İzan da, çekim aşamalarını şöyle anlattı: “Galata, Beyoğlu Gümüşsuyu Cihangir’de mekan araştırması yaptık. Beşiktaş’a karar verildi. Taslak fotoğraflarlarda en önde görünen bitişik iki çatıya leğenleri ve kovaları dizdik. Diğer çatılara da kova ve leğen görselleri yerleştirdik. Gölgeleri doğru düşürmek için çok uğraşıldı.”

Kaynak: Hürriyet