Bu 5 konuya yeterince kafa yordunuz mu?

Brand Week Istanbul’da bol bol fırsatınız olacak.

09.11.2015 - 15:19 | Ozan Mert

Brand Week Istanbul başlıyor!
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Uluslararası fikirlerin görücüye çıkarıldığı her platform katılımcıları kendi ezberlerini bozmaya davet eder.

Brand Week Istanbul bu yıl birbirinden zengin oturumlara ev sahipliği yapacak. Gündemde birçok farklı konu başlığı var. Yine de programa baktığımızda bazı konuşmaların aynı tartışmaya katkı sunabilecek nitelikte olduğunu gördük. Böylece ortaya çıkan bir dizi meseleden de oldukça önemli olduğunu düşündüğümüz beş tanesini sizlerle paylaşmak istedik.

Dijital dönüşüm derken?

“Dijitale kayıyoruz…” Sorun kendini kelime tercihlerinde bile belli ediyor. Şu günlerde dijitale kayan kayana ama dijital dünyanın talep ettiği organizasyonel değişim üzerine kafa yoran pek yok. Dijital dönüşüm, bu yılki Brand Week Istanbul’da Ray Velez’den Jam3’ye Digital & Mobile Day’in oturumlarını birbirine bağlayan motiflerden biri olacak.

Sınırlar sorguya açılıyor

Bir öncekiyle ilintili ama daha geniş bir konu var. Bugünkü küresel ekonomi, değişimi marjlara hapsedip idare eden bir paradigmanın içinden, değişimi merkeze alan ve temel bir itki haline getiren inovasyon fikrini doğurdu. Bu geçiş kendi çatışmalarından bağımsız değil. Hem pazarlama ve reklam hem de iş ve işletme alanlarında eski kategorilerle düşünmenin çözüm üretmekte yetersiz kalması ister istemez sınırları sorguya açmayı gerektiriyor. Bu tema da bu yıl Jinha Lee’den Advait Dikshit’e çok farklı şekillerde Brand Week Istanbul katılımcılarının karşısına çıkacak.

brand-week-istanbul-2015-yilin-en-ilham-verici-haftasi-01

“Yaratıcıcılık”?

Yaratıcılık bir fetiş nesnesi haline gelmiş olabilir mi? Ajans dünyası kendi kendini ağırlamaya mı başladı? Eğer öyleyse bu durumdan nasıl çıkacağız? Bu sorular özellikle Peter Waibel ve Laura Jordan Bambach’ın gündeminde olacak.

Global-lokal denklemi

Her marka temel bir ikilikle doğar: Aynı gösteren hem bir evrenseller kümesine işaret etmeli hem de belirli anlam dünyalarında kendine yer açmalıdır. İşin sembolik kısmının yanı sıra bir de örgütlenmesi vardır; uluslararası markaların küresel bir bakış açısını yerel bir bakış açısıyla bağdaştırabilmeleri gerekir.
Bu yıl Luke Sullivan, Jambu Palaniappan, Vincenzo Riili ve Philip Davies’i dinleyecek katılımcıların bu denklemi akıllarında bulundurmalarında yarar var.

Markalar, veri ve deneyim

Son yılların popüler kavramlarından ikisi veri ve deneyim. Ama markalar olarak bunları nereye koyacağımızdan hâlâ emin değiliz. Sadece biz de değil, yurtdışında da bu iki kavram pek anlaşılmış değil. Ama tutarlı yaklaşımlar geliştirebilenler var. Bu yıl Digital & Mobile Day’e katılacak olanlar özellikle Koichi Yamamoto ve Anthony Baker’ın oturumlarını kaçırmasınlar.