BSA Türkiye’nin yeni program koordinatörü

Lisanssız yazılım kullanımını önlemeye yönelik çalışmalarını sürdüren BSA Türkiye, yeni açtığı bir pozisyon için Nilüfer Sapancılar’ı Program Koordinatörü tayin etti.

11.03.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Lisanssız yazılım kullanımını önlemeye yönelik çalışmalarını  sürdüren BSA Türkiye,  yeni açtığı bir pozisyon için Nilüfer Sapancılar’ı Program Koordinatörü tayin etti.

Türkiye’de lisanssız yazılım kullanımına karşı toplumu bilinçlendirmek, sektörün gelişimini desteklemek ve korsan yazılımın kullanılmasını önlemek amacıyla çalışmalarını sürdüren BSA Türkiye, kadrosunu genişletiyor.

Yazılım sektörünün deneyimli isimlerinden Nilüfer Sapancılar, üyeler arasında yapılan seçim sonucunda BSA Türkiye’nin Program Koordinatörü oldu.

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu Sapancılar, 2008 yılında ABD’nin Washington, Sandiego, Raleigh ve New York kentlerinde “Uluslararası Liderlik Ziyaretçi Programı”na katılmıştır. 2008-2009 yılları arasında eşleştirme projesi kapsamında Türkiye-Danimarka Patent ve Marka ofisleri arasında Türk polisine Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları konusunda destek olmak amacıyla  eğitmenlik yapmıştır. 2006-2007 yılları arasında korsanla mücade için eşleştirme projelerinde yer alan Sapancılar, fikri mülkiyet haklarının savunucusu olmuştur.

AMPEC’teki Genel Müdürlük yaptıktan sonra SNB React İrtibat Ofisi’nde çalışmaya başlayan Nilüfer Sapancılar bir süre sonra NLF Danışmanlık’ı kurdu. Geçtiğimiz aylarda BSA Türkiye’den iş teklifi aldığını belirten Nilüfer Sapancılar “Yabancı olmadığım bir sektör, dolayısıyla sektördeki sorunları, sıkıntıları çok iyi biliyorum. Türkiye’de korsan ve lisanssız yazılım oranını düşürmek ve kamuoyunda bu bilinci yaymak maksadıyla BSA Türkiye Program Koordinatörü vasfıyla heyecan içinde çalışmaya başladım” dedi. İlk iş olarak korsan yazılıma karşı bir güç oluşturabilmek niyetiyle ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak için görüşmelere başlayan Sapancılar, korsan yazılım kullanım oranında gerçekleşecek her 10 puanlık düşüşün, Türkiye’nin Gayrisafi Milli Hasılası’nda yıllık 624 milyon USD, doğrudan vergi gelirlerinde de 80 milyon USD bir artış sağlayacağının altını çizdi.