‘Yönetmen ve kreatif birbirinin ayağına basmamalı’

Pemra-Ozan Açıktan çiftinden yönetmen-kreatif ilişkisinin incelikleri…

05.11.2014 - 12:46 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Pemra-Ozan Açıktan çiftinden yönetmen-kreatif ilişkisinin incelikleri…
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Rabarba Ajans Başkan Yardımcısı ve Kreatif Grup Başkanlığının yanı sıra, Daniska Kurucu Başkanı olan Pemra Ataç Açıktan ve PToT Films‘de yönetmenlik yapan eşi Ozan Açıktan, Brand Week Istanbul’un üçüncü günü Brand Academy Day’de “Advertising with Marriage” isimli sunumlarıyla sahne aldılar.

Yaratıcı çiftin birbirlerine “siz” şeklinde hitap ettiği sunum, evlilik ve iş arasında gelgitlerle süslenen yolculuğu eğlenceli bir dille seyircilerle buluşturdu. Pemra Ataç Açıktan’ın “Biz reklam yaparken tanıştık ama yeni yeni beraber çalışmaya başladık. Ben çiftlerin beraber üretmesine çok inanıyorum” açıklamasının ardından sohbet, yönetmen-kreatif ilişkisinin inceliklerine inerek devam etti. Sunumda Ataç Açıktan, kreatif-yönetmen ilişkisini bir evliliğe benzetirken sözlerine, “Kimin sözünün geçtiği çok belli değil. Hatta bazen iki tarafın da dediği olmaz. Bence burada önemli olan işin kendisidir. Kreatif fikri anlatır, yönetmen de onu resmeder. Ancak iki taraf birbirinin ayağına basmamalı, sınırlarını bilmeli” diyerek devam etti.

Pemra-Ozan Açıktan çiftinden yönetmen-kreatif ilişkisinin incelikleri…Pemra-Ozan Açıktan çiftinden yönetmen-kreatif ilişkisinin incelikleri…

“En beğendiğim kreatif sensin karıcığım”

Pemra Ataç Açıktan’ın “Sizin en beğendiğiniz kreatif kim?” sorusuna, Ozan Açıktan’ın “Tabii ki sensin karıcığım” şeklinde cevap vermesi salonda gülüşmelerle karşılandı. Ozan Açıktan sözlerine, “Aslında yönetmenin böyle bir şey söylemeye çok hakkı yok. Tabii ki çalışmaktan zevk aldığım isimler var. Benim kariyerimde yapımcılar kadar kreatiflerin de payı var” diyerek devam etti.

Çiftin kendi arasında gerçekleştirdiği mini söyleşi, sektörün olmazsa olmaz tartışması “ego çatışması” ile sürdü. Pemra Ataç Atıktan, “Ego çatışması olmaması imkânsız ama zeki insanlar olarak birbirimizi tolere ediyoruz” diyerek başladığı konuşmasında, bu süreci “önceliklerin incelikli yönetimi” şeklinde özetleyerek, ekibin önceliklerini iyi yönetmesinin önemi üzerinde durdu.

Kreatif mi yönetmeni tavlar, yönetmen mi kreatifi?

Ozan Açıktan konuşmasında, bir işi seçerken belirlediği kriterleri, “Fikir beni heyecanlandırıyor mu; ajans ortamı ataerkil mi, modern mi; reklamveren 50 saniyelik filmi 20 saniyeye düşürmek istediğinde geriye kalan parça beni heyecanlandırmaya yetiyor mu; bütçe filmi karşılıyor mu” sorularıyla anlattı.

Ozan Açıktan’ın, fikir aşamasından sonra işlerin nasıl yürüdüğünü, filmi yönetmene anlatırken bir flört durumu olup olmadığını sorması üzerine Pemra Ataç Açıktan süreci, “O durum her zaman var. Ya biz yönetmeni tavlıyoruz ya da o bizi. Her iki taraflı olursa ne âlâ” şeklinde açıkladı.

İtaat-kontrol denkleminin incelikleri

Ozan Açıktan kariyer yolculuğunda “itaat-kontrol denklemi” sisteminin üzerinde durdu. İş yaşamının başında yüzde 20 kontrol/yüzde 80 itaat şeklinde davranıldığını; inisiyatif alınmaya başlanınca bu döngünün yüzde 40 kontrol/yüzde 60 itaat şeklinde evrildiğini söyledi ve reklamcılıkta bu dengenin önemi üzerinde durdu. Yüzde 90’lara çıkan kontrol durumunun ise işi padişahlığa çevirdiğini söyledi.

Başarılı yönetmen sözlerine, “Yönetmenler özünde bir Çarşamba gününün emanet edildiği kişiler. Bizim yönetmen olarak yaptığımız şey o Çarşamba günü, o ışığın doğru olmasını sağlamak, celebrity’nin karnı ağrıyorsa krizi yönetmek gibi şeylerdir” diyerek son verdi. Pemra Ataç Açıktan ise son sözünü tasarımcı Anthony Burrill’den yaptığı alıntıyla noktaladı: “Work hard and be nice to people” (Çok çalış ve insanlara iyi davran).