Bosch globalde yüzde 10’luk büyüme bekliyor

Bosch, 2011 sonunda global satışlarının 50 milyar Avro’ya ulaşacağını, otomotiv teknolojisi satışlarının ise 30 milyar Avro’yu geçeceğini açıkladı.

19.09.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Bosch, 2011 sonunda global satışlarının 50 milyar Avro’ya ulaşacağını, otomotiv teknolojisi satışlarının ise 30 milyar Avro’yu geçeceğini açıkladı.

Bosch Yönetim Kurulu Başkanı Franz Fehrenbach, Frankfurt Uluslararası Otomobil Fuarı 2011’in açılışında yaptığı konuşmada, gelişmekte olan ülkelerin otomotiv pazarlarında son dönemde yavaşlama yaşanmasına karşın, Asya ve Güney Amerika’daki yeni yükselen pazarların büyümesini önümüzdeki dönemde de sürdüreceğini söyledi.

Fehrenbach, “Ekonomik dalgalanma, yılın ilk yarısında önemli bir seviyeye gelmiş olabilir, fakat aşırı tepki vermeye şu aşamada gerek yok. Bosch olarak, halen, 2011 yılında dünya çapındaki otomobil üretiminde yüzde 5’lik bir artış bekliyoruz” dedi.

Bosch Grubu globalde yüzde 10’luk büyüme bekliyor

Bu tablo karşısında Bosch Grubu, 2011 yılının ikinci yarısında Otomotiv Teknolojisi, Endüstriyel Teknoloji, Dayanıklı Tüketim Ürünleri ve Bina Teknolojisi sektörlerindeki büyümenin bir miktar etkileneceğini öngörüyor. Buna rağmen, dünya çapında satışların yüzde 10 oranında artması bekleniyor. Fehrenbach, “Bosch Grubu’nun satışlarının ilk kez 50 milyar Avro seviyesine ulaşacağı konusundaki inancımızı koruyoruz” derken, otomotiv teknolojisi satışlarının 30 milyar Avro’yu geçeceği tahmin ediliyor.

Bosch’taki büyümenin, istihdama da olumlu bir etkisi bulunuyor. Otomotiv teknolojisindeki global istihdamın 10.000 kişilik artışıyla yaklaşık 177.000 olmasının yanı sıra bu yıl Bosch Grubu’nun iş gücünün 15.000 kişilik artışla 300.000 kişiye ulaşması bekleniyor.

Geleceğe yatırım yapmaya odaklanan Bosch’un sadece otomotiv teknolojisi alanındaki araştırma ve geliştirme için ayırdığı 3,3 milyar Avro, 2011 yılı için Ar-Ge oranının yüzde 10’u geçtiğini gösteriyor. Fehrenbach, bunu “otomotiv sanayisindeki yapısal değişimi şekillendirmeye yardım edecek ön bir yatırım” olarak değerlendiriyor.

Otomotiv sanayisinde yapısal değişim

Otomotiv sanayisinin karşılaştığı yapısal değişimler, dünya çapında bir tedarikçi olarak Bosch’u yakından ilgilendiriyor. Bosch, küresel otomobil üretimindeki mutlak büyümeden ziyade, bu büyümenin bölgeler ve bölümler üzerinde nasıl dağıldığı konusuna odaklanıyor.

Bosch Yönetim Kurulu Başkanı Franz Fehrenbach, otomobil üretiminin Asya’daki yeni yükselen ekonomilere kaydığına dikkat çekiyor. Ekonomik dalgalanmaya rağmen, bu pazarlar dinamik kalmaya devam ediyor. Örneğin; günümüzde Hindistan’ın taşıt yoğunluğu Batı Avrupa’nın sadece 50’de 1’i, Çin’in ise 15’te 1’i seviyesine ulaşmış bulunuyor.

Fehrenbach’a göre, bu ülkelerdeki seviyeler arttıkça küçük ve ucuz taşıtlar pazarda ağırlık kazanacak. Bunun bir sonucu olarak, gelecek on yıllık sürede değer artışı azalırken küresel otomobil üretimi, imal edilen ürünler konusunda güçlü biçimde artış gösterecek.

Fehrenbach, bunun yanı sıra teknik taleplerin tüm pazarlarda artmakta olduğunu söylüyor. Gelecekte gözde olacak küçük ve ucuz araçların bile dünya çapındaki emisyon ve yakıt tüketimi standartlarını karşılaması gerekecek. Güvenli sürüş ve emniyet konusundaki talep en önemli etken olmaya devam edecek.

Birleşmiş Milletler’in ’10 Yıllık Yol Güvenliği Hareket Planı’nı ilan etmesine paralel olarak Bosch’un ‘Yaşam için Teknoloji’ prensibini ortaya koyduğunu hatırlatan Fehrenbach, “Kaza önleme ve çevre duyarlılığını her yerde makul fiyatlı kılmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Asya’da etkinliği artırmak!

Asya’daki büyüme bölgesinde etkinliğini artıran Otomotiv Teknolojisi sektörü, 2007 ile karşılaştırıldığında küresel krize rağmen yıllık satışlarını yarı oranda artırmayı başardı. Bosch’un dünya çapında istihdam ettiği 29.000 mühendisin yaklaşık 10.000’i yılsonuna kadar bu bölgede görevlendirilecek. Bosch, dizel sistemlerin yaklaşık üçte birinin satıldığı bölgeye 2011 – 2013 yılları arasında 1,5 milyar Avro daha yatırım yapılacak.

Dünya çapında hedef: Daha fazla enerji verimliliği

Hem benzin hem de dizel motorlar için dünyadaki hedef, yakıt tüketimini ve karbondioksit salınımını azaltmaktır. Son motor jenerasyonunda bu iki değeri üçte bir oranında azaltacak teknolojiyi sunan Bosch, 2013 yılında, 2010’dakinin üç katı olan 7,2 milyon adet benzin enjeksiyonu sistemi satmayı planlıyor.

Aynı dönemde, common-rail dizel enjeksiyonlu sistemin satışlarının ise yıllık dokuz milyondan on iki milyon adete yükseleceği öngörülüyor. Bu tip teknoloji, sürüşteki artışın çevresel etkisini azaltırken, Fehrenbach “Bize göre, ekolojik olarak güçlü teknolojileri geliştirmek ekonomik bir anlam ifade eder” diyor.

Ekolojik olarak güçlü teknolojinin bir örneği, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışan elektro-mobilitedir. Bosch halen elektrikli taşıtlara yönelik elektrikli motorlar gibi ürünlere yıllık olarak 400 milyon Avro yatırım yapıyor. Bosch, 2013 yılına kadar 12 araba imalatçısı için yaklaşık 20 projeye, elektro-mobilite portföyündeki ürünlerden sağlayacak.

Bosch, çevreye duyarlı projelerin yanı sıra kaza önleme konusuna da yoğunlaşıyor. Yasal gerekliliklerin bir sonucu olarak Bosch’un ilk kez pazara sunduğu güvenlik sistemlerinin 2010 ve 2015 yılları arasında kurulum oranlarında bir artış görülüyor: ABS için artış yüzde 76’dan yüzde 90 seviyesine, ESP® için artış yüzde 76’dan yüzde 90 seviyesine çıkıyor.

Fehrenbach ayrıca, otomotiv sanayisinin kazasız ve otonom sürüşü hayata geçirmeyi amaçlaması gerektiğini söylüyor. Gerekli asistanlık fonksiyonları, daha yüksek hız aralıklarına ve daha karmaşık sürüş durumlarına ulaşarak gitgide gelişimini sürdürüyor. Bosch, bu alanda 600 mühendisi istihdam ediyor.