Bir sen akıllısın herkes aptal

Zor iştir görünmeyeni satmak ve görünmediği için de hiçbir zaman gerçek değeri bilinmez.
01.05.2015 - 09:20
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Eğer gofret gibi elle tutulur gözle görülür bir şey satmıyorsanız kazandığınız para insanların gözüne batar. Hele ki iletişim sektöründeyseniz bu kaçınılmaz ve başınıza sıkça gelecek bir durumdur. Çünkü çoğu iş kolu sermayesi ve piyasası belli olan, kolayca alınıp satılabilen metalardan oluşur. Fakat bizim işimizde sermaye bilgidir, tecrübedir, know-how’dır. Bu gibi kavramların maddi değerleri izafidir. Bir logoyu 50 dolara da yaptırabilirsiniz, on binlerce dolara da… Bu tamamen tasarımcının kendi bilgisine ve tecrübesine biçtiği değerle alakalıdır. Fakat bu değeri her zaman işi yapan kişi belirlemelidir, işi yaptıran değil.

“Yaaa iki dakikada, iki tık yaptı, şu kadar para istiyor” demek kimsenin haddi değil. O adamın, o iki tıkı yapmak için kaç yılını harcadığını bilemezsin. O parada aklın, gözün kalıyorsa cebindeki paraya göre adam alacaksın ya da ajans seçeceksin.

Zor iştir görünmeyeni satmak ve görünmediği için de hiçbir zaman gerçek değeri bilinmez.

Evdeki hesap çarşıya uymadı

Sanatçı bir arkadaşım canlı sahne performansı yapıyor. Yaptığı performansların süreleri ve fiyatları belirli. Müşteriye teklif gönderiyor, gelen cevap: “3 dakika çıksın tek şarkı söylesin, 3 dakikalık ücret ödeyelim.” Arkadaşım indirim isteyebilirsin, doğaldır. Fakat böyle indirim istenmez, her şeyin bir yolu yordamı var.

Şimdi adam düşünüyor kafasında “Lan 15 dakikası, şu paraysa 3 dakikası bu para olur” diye. Fakat bilmiyor ki o 3 dakikalık performans için sanatçı; sahneye çıkmadan 4 saat önce tonmayster’ını gönderiyor, 2 saat kala kendi gelip prova yapıyor. Kuaförü, makyözü ayrı ayrı uğraşıyor ve sanatçı o 3 dakikalık performans için o güne başka iş almıyor.

Olmaz kardeşim 3 dakika da çıksa, 15 dakika da çıksa aynı uğraş aynı emek. Çok güzel hesap yapmışsın ama şarküteriden peynir almıyorsun.

Yarısını yemedim, hesabı ödemesem olur mu?

Bir restorana gidip böyle bir pişkinlik yapabiliyorsan, sana sözüm yok ama onlara yapmayıp bana yapıyorsan orada bir sıkıntı var demektir.

Bir hizmeti alıyorsanız, kendi dangozluklarınızın faturasını başkasına kesemezsiniz. Bilmem farkında mısınız ama restorana gidip yarısını yediğiniz bir yemeğin tam fiyatını ödemek zorundasınız.

Özellikle sosyal medya ajanslarından duyduğum ve sektörde sıklıkla yaşanılan başka bir mağduriyet var. Reklamveren, ajansına diyor ki “Yazdığınız sosyal medya içeriklerini bu ay girmedik, bu yüzden para ödemek istemiyoruz.” Bir sen akıllısın kardeşim, bir sen… Sevgili reklamveren, bu seninle alakalı bir durum değil ki benim maaşlı çalıştırdığım yazar, senin işin için kafa patlattı, mesai ayırdı. Ben çalıştırdığım adama “kardeşim yazdığın sosyal medya içerikleri beğenmişler fakat hesaplarında paylaşmamışlar, ben de senin maaşını vermiyorum” demiyorsam sen de bana böyle bir talepte bulunamazsın.

Sırf yazarla da bitmiyor ki iş; art direktör çalışmış, ekip çalışmış. Ortada harcanan bir mesai var. Şimdi senin gibi her ay 4-5 reklamveren çıksa, bu ajanslar kapatsınlar dükkanı gitsinler. Taş yesinler, suyunu içsinler.

Bu işi spor olsun diye yapmıyoruz

Size söylememiş olabilirler ama evet biz ajanslar da kira, elektrik, su, doğalgaz, çalışanlara maaş, vergi gibi şeyler ödüyoruz. Çok görmezseniz bir de yaşama maliyetlerimiz filan var. Dolayısıyla biz bu reklam, iletişim işlerini spor olsun, formda kalalım ya da fit olalım diye yapmıyoruz.

Aklı bedava verenin aklı yoktur

“E Başkan, bu başlığı atmışsın, sen de millete bedava akıl veriyorsun, kendinle çelişiyorsun” diyenlere söylemek isterim ki; sembolik de olsa bu yazının parası alındı arkadaşlar.

Neyse konumuza dönelim.

Bahsettiğim akıl, verdiğinizde başkalarının özel ya da iş hayatına maddi manevi, gözle görülür avantaj sağlıyorsa para etmelidir. Daha kafada canlanacak bir şekilde anlatmak gerekirse; bir arkadaşınız, yaptığı ücretsiz bir servisin gelir modeli hakkında size danışıyorsa ve siz de o konu hakkında bir çözüm getiriyorsanız, bunu kesinlikle ücretsiz yapmayın. Bir kazançta payınız varsa onu almayı unutmayın. Siz almadıkça onlar da vermeyecek, emekleriniz her zaman haksız bir kazanç gibi görülecek.

Emek işlerinin terazisi ince ayar ister, hesaplarken iki kere düşünmekte fayda var.