B’iota, projelere finansman sağlayacak

Türkiye’nin en inovatif şirketlerinden biri olan ve yüzde 100 Türk sermayesi ile kurulan B’iota Laboratuvarları, dünyaya açılırken, ihtiyacı olan bilgi birikimini firması ile paylaşacak insan kaynağına yatırım yapacak ve üretilen projelere finansal destek sağlayacak.

10.02.2012 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Türkiye’nin en inovatif şirketlerinden olan ve yüzde 100 Türk sermayesi ile kurulan B’iota Laboratuvarları, dünyaya açılırken, ihtiyacı olan bilgi birikimini firması ile paylaşacak insan kaynağına yatırım yaparak, üretilen projelere finansal destek sağlayacak.

Kuruluşundan bu yana yarattığı markalar ve geliştirdiği formüllerle Türkiye’nin en inovatif şirketlerinden biri olmayı başaran B’iota Laboratuvarları şimdi aynı başarıyı yurtdışında da yakalamak istiyor.

Dermokozmetik sektöründe “istenmeyen tüyler” kategorisi yaratarak, Bioder markası ile büyük bir başarı yakalayan B’ioder, şampuan kategorisinde de Bioblas ve Biomen ve Bioxin markalarıyla saç dökülmelerine yönelik yeni formüller geliştirdi.

Bir dünya markası olma vizyonu ile 2012 yılına giren B’iota Laboratuarları, Türk şirketlerine global marka olması konusunda yol gösterecek, proje üretecek akademisyenlere, sivil toplum kuruluşlarına ve kişilere finansal destek sağlayacak. 2012’de Almanya pazarına 10 Milyon Euro, ABD pazarına 10 Milyon USD gibi büyük siparişlerle girecek olan B’iota, ürünlerini dünyanın 35 ülkesinde özellikle eczanelerde tüketicilerle buluşturuyor. Bu pazarlara tamamıyla kendi bilgi birikimi ile giren B’iota, söz konusu proje ile Türk şirketlerine özel know how ve database oluşturmayı hedefliyor.

B’iota Laboratuarları Genel Müdürü Cihat Dündar, Türkiye ekonomisinin son yıllarda dünyanın gıpta ettiği bir hızla büyüdüğünü ve artık sıranın global markalar çıkartmaya geldiğini söylüyor. B’iota Laboratuvarları’nda geliştirdikleri yenilikçi ürünlerle yabancı markalara karşı önemli pazar payı elde ettiklerine değinen Dündar konuyla ilgili “B’iota olarak dış pazarlara açılırken özellikle pazarlama konusunda büyük sıkıntılar yaşadık. Bugün Almanya’da veya herhangi bir Avrupa ülkesinde bir şirket dış pazarlara açılmak istediğinde, hem akademik çevreler hem iş dünyası hem de sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı kaynakları bulabiliyor. Türkiye bu konuda ne yazık ki çok zayıf. Potansiyelimiz var ancak global marka yaratma tecrübemiz yok. İşte biz bu nedenle önümüzdeki dönem hem bize hem de ihtiyacı olan diğer firmalara katkı sağlamak amacıyla, bize yol gösterici çalışma yapacak akademisyen veya kişilere finansal kaynak yaratacağız. Global marka yaratma konusunda bir fikri, düşüncesi olan herkese sesleniyorum. Bir projeniz veya çalışmanız varsa biz her türlü desteğe hazırız.” dedi.