Biji marketing!

1 Ocak'ta 'merhaba' diyen TRT Şeş, mecra olarak küçük adımlarla da olsa pazarlama ve reklam dünyasına yeni bir dil, yeni bir renk, yeni bir soluk kazandırdı...

27.02.2009 - 12:58 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

1 Ocak’ta ‘merhaba’ diyen TRT Şeş, mecra olarak küçük adımlarla da olsa pazarlama ve reklam dünyasına yeni bir dil, yeni bir renk, yeni bir soluk kazandırdı. ‘TRT Şeş, hem televizyonculuk hem de reklam mecrası olma açısından henüz ‘körpe’ bir kanal olsa da, bugün devlet eliyle açılmış ilk Kürtçe iletişim mecrası olarak, sayısı 12 milyon civarında olduğu söylenen bir hedef kitleye ulaşmanın kestirme yolu olabilir mi?’ sorusu sektöre yeni bir açılım getirdi. Lakin kanalın açılması, Kürtçe reklam olanağıyla azımsanamayacak büyüklükte bir hedef kitleye doğrudan erişmenin önünü açsa da, bu konudaki çığır açıcı adımlar reklamverenin cesaretine ve kararına bağlı.

MediaCat buradan hareketle, Mart sayısında TRT Şeş’in açılmasıyla gündeme gelen Kürtçe iletişim ve Kürtçe reklamlar konusunu masaya yatırıyor.

TGI Türkiye verileri



Konu önemli değerlendirmelerin yanı sıra, TGI Türkiye’nin Türkiye’de yaşayan ve Kürtçe bilen nüfusa dair demografik özellikler, tüketim tutumları, bölgesel dağılım gibi değerli verileriyle destekleniyor.

Bir gün müşteriniz ‘Kürtçe reklam yapalım’ derse…



Konu kapsamında ayrıca reklam sektörünün Cem Topçuoğlu, Atilla Aksoy, Hulusi Derici, Yiğit Şardan gibi duayenlerine “Bir gün müşteriniz ‘Kürtçe reklam yapalım’ derse ne yaparsınız?” sorusu yöneltilerek sektörün nabzı tutuluyor.

Şimdi Kürtçe reklamlar…



Dilimize dolanan popüler reklam sloganlarının Kürtçe çevirilerinin yer aldığı ‘Kürtçe reklam düşünüyorsanız, sloganı bizden’ bölümü ise konunun ilgi çekecek alt başlıklarından biri.


Kürt Enstitüsü Başkanı Sami Tan’ın Türkçeden Kürtçeye çevirdiği sloganlarından bazıları ise şöyle:


Turkcell’le bağlan hayata! – Xwe bi Turkcellê bigihîne jiyanê!


Avantajın Varsa Avantajın Var – Avantaja te hebe, avantaja te heye


Hayat Maximum’da – Jiyan di Maksîmûmê de ye


Arçelik demek yenilik demek – Navê nûbûnê Arkçelîk e

Değerli görüşler

Dosyada ayrıca yazar ve çevirmen Muhsin Kızılkaya, Star gazetesi yazarı Mehmet Metiner ve Kürt Enstitüsü Başkanı Sami Tan’ın konuyla ilgili önemli değerlendirmelerinin yanı sıra, mecranın kendisini temsilen TRT 6 Koordinatörü Dr. Sinan İlhan’ın görüşlerine yer veriliyor:

Dr. Sinan İlhan



‘Reklamverenleri ve reklam ajanslarını ziyaret ettik’


•TRT 6’nın açılması çok büyük bir gelişmedir. Vatandaşlarımızın aidiyet duygularını pekiştiren bir adım olarak değerlendirmekteyiz.


•Reklamveren ve reklam ajanslarına ziyaretlerimiz oldu. Kanalımızın yayın alanları ve içerikleri konusunda bilgi verildi. Kanala reklam verilmesi için özel reklam paketi hazırladık, gerekli indirimleri uygulamaktayız.

Sami Tan



‘Reklamveren elini taşın altına koymalı’


•Benim ciddi eleştirilerim var. TRT Şeş’in açılması gibi gelişmeler bir ‘Kürt sorunu’ çerçevesinde ele alınmadığı zaman çözümün önünü tıkayabiliyor. Bir diğer problem de kanalın anayasal alt yapısının olmaması ve tepeden bir kararla açılmış olması. Siyasal konjonktür değişir ya da başka bir hükümet gelirse kanal kapatılabilir.


•Reklam konusunda en büyük sıkıntı çeşitli sermaye gruplarının Kürtçe konuşulan kanallara reklam vermek konusunda çekincelerinin olması. Terazinin bir kefesine Kürt pazarını diğeri tüm Türkiye pazarını koyunca, reklamveren elbette risk almak istemiyor, korkuyor. Türkiye’de ‘kart-kurt’ söylemini benimseyen milyonlarca insan, bunu savunan siyasi partiler var. Bu kanalın açılmasını sağlayan iktidar partisinin bile bu zihniyeti ne kadar aştığı çok net değil.


•Bir ‘normalleşme’ olması isteniyorsa cesur birilerinin çıkıp adım atması lazım. Bu en nihayetinde Türkiye’nin geleceğiyle de bağlantılı bir şey. Sermaye sahiplerinin de elini taşın altına koyması gerek.

Muhsin Kızılkaya:



‘Kürtçenin mizah gücünü reklama yansıtanlar kazanacak’

•Devlet Kürt halkının varlığını resmen kabul etmiş oldu. Bu durum artık bir kangren haline gelen Kürt sorununun demokratik yollarla çözümüne çok büyük katkı yapacak.

•TRT Şeş’i izliyorum. Kanalın dili oldukça sade, bütün Kürtlerin kullandığı bir halk dili. Henüz bir ‘devlet jargonu’ oluşmadığı için de kapsayıcı. Ayrıca kanalın başındakiler, bir ‘dil zaptiyeliği’ de yapmıyorlar.


•Kürtçe yasaklandığı için bir ‘pazar dili’ olmadı. Bu onun hem lehine, hem de aleyhine. Şimdi bu televizyon yayınları sayesinde, bu dille para kazanıldığını gören birçok kişi fellik fellik Kürtçe sözlük arıyor, birçok Kürtçe bilmeyen yapımcı harıl harıl Kürtçe dersleri alıyor.


•TRT Şeş’in Kürtçe konuşan hedef kitleye ulaşmak için oldukça geniş bir potansiyeli var. Rakipleri olan Kürtçe kanalların büyük bir kısmı Kürtlere siyasetin diliyle sesleniyorlar. TRT Şeş, Kürtlere Kürtçe devlet propagandası yapmıyor. TRT Şeş’e ilk reklamı verenler bu işten çok kazançlı çıkacak. Kürtçe reklam diline çok uygun, mizahı çok güçlü bir dil.

Mehmet Metiner



‘Kürtçenin varlığını inkar eden söylemi tarihe uğurladı’


•TRT Şeş’in açılmasını devrim olarak nitelendiriyorum. Kürtlerin varlığını inkar eden, Kürtçe diye bir dilin zaten var olmadığı iddiası üzerine oturan resmi inkarcı söylemin tarihe uğurlanmış olması hiç kuşkusuz bir devrimdir.


•Henüz TRT Şeş tüm hedeflerini gerçekleştirebilmiş değil. Siyasi yorumlar konusunda ciddi bir tedirginlik içinde görünüyor. Oysa eli yüzü düzgün bir açık oturum programı olmalıydı. Bu program Türkçe yapılmalıydı. Kürtçe altyazıyla da beslenmeliydi. Örgütün televizyonu olarak bilinen televizyon bile kimi programları Türkçe yapıyor.


•TRT Şeş daha dinamik, korkusuz ve kapsayıcı bir yayın anlayışıyla çok fonksiyonel olabilir. Hedef kitlesine de kısa sürede ulaşabilir. TRT’nin ve devletin devasa imkanlarına rağmen bunu yapamayan bir TRT Şeş’in başarısından söz etmek bence olanaklı olmaz.