Beylerbeyi’ne ‘Beyefendiler’ eşlik ediyor

Beylerbeyi Rakı tarafından hayata geçirilen, Bennu Gerede’nin objektifinden “Beyefendiler” Fotoğraf Sergisi, Türk halkının gözünde beyefendiliği simgeleyen ünlü isimleri bir araya getiriyor. Beyefendilik kavramını gündeme getiren sergi, 5-13 Temmuz tarihleri arasında Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Sıra Odalar’da ziyaret edilebilir.

13.07.2007 - 11:07 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Beylerbeyi Rakı tarafından hayata geçirilen, Bennu Gerede’nin objektifinden “Beyefendiler” Fotoğraf Sergisi, Türk halkının gözünde beyefendiliği simgeleyen ünlü isimleri bir araya getiriyor. Beyefendilik kavramını gündeme getiren sergi, 5-13 Temmuz tarihleri arasında Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Sıra Odalar’da ziyaret edilebilir.

Değişen hayat, değişen değerler, değişen erkek kimlikleri… Ve beyefendilik!
Beyefendi kimdir, tanıdığımız beyefendiler kimlerdir, bu konuda Türkiye hangi isimler üstünde mutabıktır ve bu beyler bir kadın sanatçının gözünden nasıl yansır?

Bu sorulara cevap arayan ve hepimizi beyefendilik kavramı üstüne tekrar düşünmeye davet eden Bennu Gerede’nin objektifinden “Beyefendiler” Fotoğraf Sergisi, 5-13 Temmuz tarihleri arasında, Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Sıra Odalar’ ziyaret edilebilecek.

Rakı sektörüne iddialı bir giriş yapan Beylerbeyi Rakı tarafından hayata geçirilen sergi, daha sonra çeşitli açık mekanlarda sanatseverlerle ve konunun meraklılarıyla buluşmaya devam edecek. 2007 yılı içinde yayınlanacak bir kitapla da beyefendilik kavramının modern hayata nasıl adapte edileceği Beyefendiler fotoğraflarının da katkısıyla vurgulanacak.

Beyefendiler fotoğraflarla ölümsüzleşiyor

Sergi; kibar, centilmen, gerçek adabı-nerede nasıl davranacağını bilen, kadına kendini “kadın” gibi hissettiren ve daha birçok değeri duruşunda birleştiren hayatımızdaki “Beyefendiler”i fotoğraflarla ölümsüzleştiriyor. Bennu Gerede imzasıyla Türkiye’nin ünlü isimlerine farklı bir açıdan ve bir kadının gözünden bakan sergi, değişik sergileme sistemi, mekan ve ışık kullanımıyla da sanatsal açıdan ayrı bir değer taşıyor.


Serginin öyküsü

Üç kez distile özelliğiyle rakı sektöründe kalite çıtasını yükseltmeyi hedefleyen Beylerbeyi Rakı, kaliteyi hayatın içinden bir yaklaşımla sunacak bir sergi projesinde karar kıldı. Modern zamanların klasiğini yaratma marka felsefesine sahip Beylerbeyi Rakı, günümüzün beyefendileri ve sanatçılarıyla dirsek temasında olmayı benimsedi. Bir tarafta günümüzün her şeyi, özellikle de bazı değerleri hızla tüketen sosyo-kültürel ortamına dikkat çekmek; öte yandan çeşitli eksenlerde devam eden erkek kimliğiyle ilgili tartışmalara farklı bir açılım getirmek söz konusu olduğundaysa; geçmişin özlenen “Bey- Beyefendi” kavramı üzerinde yoğunlaşıldı.

Beylerbeyi Rakı, projeye başlarken “Beyefendi kimdir?” sorusuna cevap verebilmek için çeşitli yöntemlerden yararlandı. Markanın “Beyefendilik Tanımı” başlangıç noktasını oluştururken, GFK Türkiye tarafından ülke çapında yapılan bir araştırmayla “Beyefendi” tanımına uyan isimler belirlendi. Bu isimler içinde çekim yapılmasını kabul edenlerden sadece fotoğraf değil, konuyla ilgili görüş de alındı. Böylece hayatta beyefendiliğin tekrar yükselen değer olmasını hedefleyen ve hem kadınlara, hem erkeklere hoş göndermeler yapan yazılar ve fotoğraflarla bir sergi ortaya çıktı.

Bennu Gerede’nin objektifindeki “Beyefendiler” kimler?

Tiyatro, edebiyat, görsel ve plastik sanatlar, spor, televizyon, müzik ve bilim dünyasının “Beyefendileri” arasından seçilen isimler şunlar: Ahmet Mete Işıkara, Ahmet Özhan, Altan Erkekli, Ara Güler, Asaf Savaş Akat, Aydın Boysan, Burhan Öçal, Bülent Eczacıbaşı, Doğan Hızlan, Erol Evgin, Erol Günaydın, Gazanfer Özcan, Güneri Civaoğlu, Gürer Aykal, Haldun Dormen, Halit Kıvanç, İlber Ortaylı, İlhan Şeşen, İsmail Acar, Komet, Kürşat Başar, Mehmet Güleryüz, Muharrem Kayhan, Mustafa Sağyaşar, Nebil Özgentürk, Oktay Ekşi, Osman Yağmurdereli, Rıdvan Dilmen, Selçuk Erez, Semih Saygıner, Sunay Akın, Süleyman Turan, Şakir Eczacıbaşı, Üstün Dökmen ve Yavuz Bingöl.

Sergide bu ünlü beyefendiler düşünürken, gülerken, poz verirken ama her hallerinde zarafeti, yaşamışlığı ve farklı şekillerde “demini almayı” yansıtırken beyefendiliğe dair ipuçları sunuyorlar.

Onlara göre beyefendilik…

Sergide söz konusu kişiler ayrıca yaklaşım ve duygularını da dile getiriyor. Örneğin Ara Güler beyefendi olarak nitelendirilmesiyle ilgili olarak “yaşlar boşa geçmemiş” diyor. Şakir Eczacıbaşı, Gazanfer Özcan, Mehmet Güleryüz gibi isimler beyefendilikle ilgili, “İstanbul Beyefendisi” çağrışımını vurgulayıp başka bir yaşam biçimine gönderme yapıyorlar. Rıdvan Dilmen kavramı futbolla bağlantılı yorumladığında tarafsızlık gibi bir noktaya geliyor. Erol Evgin samimiyetle ilişkilendirirken, Ahmet Mete Işıkara sakin ve birleştirici olmaya, Komet “ruh klası”na dikkat çekiyor. Asaf Savaş Akat aceleciliğin olduğu yerde beyefendiliğin olamayacağını savunuyor. Burhan Öçal’ın beyefendi olarak aklına ilk gelen isim Atatürk. Halit Kıvanç ise her zamanki mütevazılığıyla beyefendi sözcüğünün kendisine fazla geldiğini, “abi” sözcüğünün içinde de beyefendi hitabını bulduğunu söylüyor.