Beyaz Saray’da bir kreatif direktör

Yıllarca Obama'nın dijital stratejisine imza atmış Ashleigh Axios'la Beyaz Saray'ın bilinmeyenlerini konuştuk.

15.07.2016 - 17:22 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Beyaz Saray'da bir kreatif direktör
5
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

ABD Başkanlık seçimlerinin gerçekleşmesine birkaç ay kaldı. Beyaz Saray’da 2014 yılından bu yana yürütülen yaratıcı dijital stratejinin başında yer alan ve kısa süre önce görevinden ayrılan Ashleigh Axios ile Londra’da buluştuk ve Beyaz Saray’ın kapılarını araladık. Axios’un yaratıcı zihnine daha yakından bakmak isteyenler için ise şu haberi tekrarlamakta fayda var; Ashleigh Axios bu yıl Brand Week Istanbul’da konuşmacı olarak yer alacak.

Bir sektör yayını olarak ilk sorum da sektörle alakalı olacak. Beyaz Saray’ı bir müşteri olarak nasıl tarif edersiniz?

Bu konu oldukça enteresan çünkü Beyaz Saray bünyesindeki çok sayıda departman da aslında bizim müşterimiz. Beyaz Saray’da iç politikadan bilim ve teknolojiye ve iletişime kadar geniş bir yelpazede birçok ofis bulunuyor. Bu ofisler, ajansların çalıştıkları müşteriler gibi. Bazıları yaptığınız işleri çok beğeniyor, başarılarınızı görüyor ve size eksiksiz bir güven duyuyor. Tabii biz de onları seviyoruz.

“‘Hedef kitleniz kim?’ diye soruyoruz ve ‘Bilmem, tüm dünya olabilir mi?’ yanıtını alıyoruz”

Diğer taraftan ise işler zorlayıcı olabiliyor. Çünkü bazı müşteriler yaptıkları işe o kadar kanalize oluyorlar ki, hitap ettikleri kitlelere nasıl temas edeceklerini bilmiyorlar. Örneğin, “Sizin hedef kitleniz kim?” diye soruyoruz ve “Bilmem, tüm dünya olabilir mi?” diye yanıt alıyoruz. Tabii bu, hedef kitle denen şeyin tam zıttı. Çok sayıda kişiye hitap edebilirsiniz ancak yine de daha küçük bir gruba odaklanmanız gerekiyor.

Kısacası türlü türlü -bazıları diğerlerinden daha iyi anlamında değil- müşterimiz var ancak bazılarıyla aramızda daha sağlam bir güven duygusu var. Yaptığımız işe hayranlık duyuyorlar ki bu harika bir şey, biz de onların yaptıkları işe hayranlık duyuyoruz. Bir de yaratıcılığın ne olduğuna dair en ufak bir fikri olmayan müşteriler var. Onlara da, ortaya iyi işler çıkartabilmek için kreatif süreçler hakkında bilgilendirmelerde bulunuyoruz. Hatta bazen projeyi şekillendirecek büyük ya da küçük yollar hakkında ipuçları vermek adına, diğer müşterilerle yaptığımız işlerin yer aldığı şablonlar gösteriyoruz.

Dijital stratejiye yön veren aylık ya da haftalık planlarınız mutlaka vardır. Ancak Beyaz Saray’da her şeyin günaşırı değiştiğini varsayıyorum…

Evet, her şey sürekli değişiyor; ancak bazı temel prensiplerimiz var ki bu prensipler çalışanların doğru tarz işler ortaya koymak konusunda odaklarını yitirmemelerini ve ayaklarının yere sağlam basmasını da sağlıyor. Bir aşağı seviyede “focus session”larımız ve diğer uygulamalar var. Ama işler daha çok tepkisel olarak yürüyor.

Bir örnek vereyim. Uzunca süredir Amerikalıları daha güvende tutmayı amaçlayan kişisel silahlanma hakkındaki reform üzerinde çalışıyorduk. Sonra bir dünya felaketi meydana geldi. Üzerinde aylarca çalıştığımız kampanya günü planımız binlerce tweet’in eşzamanlı olarak yayınlanması, yeni bir sayfanın paylaşılması ve tüm içeriklerin medya ortamında kendine yer bulmasıydı. Ancak geri adım atmak zorunda kaldık, çünkü tüm bunları yaparken çok kalpsiz ve duygusuz görünebileceğimizi fark ettik.

Obama YouTuber’larla buluşan ilk ABD başkanıydı. Bu tip organizasyonlar nasıl planlanıyor?

Bunlar gerçekten de enteresan organizasyonlar. “Evet, böyle bir şey planladık, kimlerin geleceğini biz seçeceğiz ve sınırlamaları biz belirleyeceğiz” gibi bir tavırdan yana değiliz. Böyle bir durumda herkes strese girer. Bu tip olaylarda nasıl hareket edeceğimizi çok erken anladığımızı düşünüyorum.

YouTube ya da Google’la gerçekleştirdiğimiz partnerlikler gerçek anlamda birer işbirliğiydi. Bize, Başkan Obama’yla olan görüşmeye katılabilecek doğru kişilerin kimler olabileceğini onlar söyledi. Çünkü onlar YouTuber’ların ne istediğine dair vizyona sahipler. Sonrasında biz gerekli imkânları sağladık, onları Başkan’la buluşturduk ve kendilerine tam bir yaratıcı özgürlük tanıdık.

Bir kreatif direktör olarak çok havalı bir unvanınız var; ancak Beyaz Saray’da olmak bazı zorlukları da beraberinde getiriyor olsa gerek…

Evet, size Beyaz Saray’da olmanın komik tarafını anlatayım. Dışarıdan bakıldığında tüm unvanlar çok havalı ve çok anlamlı görünüyor ancak içeriden baktığınızca zaten her şey ve herkes son derece önemli ve havalı. Bazıları bana “Ne kadar havalı bir işin var, ne kadar alçakgönüllüsün” diyorlar. Hâlbuki ben dünya sorunlarıyla ve ulusal güvenlik konularıyla ilgilenen pek çok önemli insanın olduğu bir yerden geliyorum. Bense o insanların bulunduğu odadaki bir kreatif direktörüm. Evet, bu harika bir şey ama biraz da komik.