Başarılı bir sektör deneyimi olmayan hocadan ders almayın

Çocuklara kitaptan ödev veriyorsun, mecralarda televizyon, gazete, radyo, açıkhava hepsi var ama internet yok. Çünkü ödevi verdiğin kitap internetten önce yazılmış. Hoca biraz daha eski bir kitapla ders anlatsa televizyon olmayacak.
01.07.2014 - 11:15
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Size üniversitede anlatılanlarla, mezun olduktan sonra yapacağınız işler arasında uçurumlar vardır. Söz konusu iletişim, özellikle de reklamcılık olunca, bu uçurum olur sana Mariana Çukuru. Marijuana demedim, Mariana dedim.

Öğrencilerin 4-5 senede fakültede öğrendiği eksik ya da eskimiş bilgileri, altı aylık stajın ilk üç ayında -o da çocuğun zihni açıksa- ancak silebiliyoruz. Kalan üç ayda da onlara reklam dünyasında, sırt üstü suyun üzerinde kalabileceği kadar pratiği gösterip, fırtınalı denizde hayatta kalmasını umuyoruz.

Reklamcılık ya da pazarlama iletişimi sadece akademik eğitimle olacak iş değil. Sana gösterilenle, senin karşılaşacağın dünya çok farklı olacak.

Fizik dersinde öğrendiğin formül, mühendis olunca da pekâlâ işini görebilir.

Fakat müşteri sana öyle bir telefon açar ki o dört senede aldığın iletişim derslerini 10 saniyede unutursun, yeni bir sen, bambaşka bir insan olursun.

Hiç araba kullanmamiş şoförden direksiyon dersleri

Hayatında hiç reklam ajansında çalışmamış bir hoca, kreatif ekibin brief okumadığını, okuyorsa da “Bırak ya, araştıra araştıra çıkan içgörü bu mu şimdi!” dediğini bilmeden, sana nasıl brief yazacağını öğretse ne olacak, sen öğrensen ne olacak!

Kimisi açar kitabı -like a virgin- anlatır, pazarlamanın X tane P’sini. Nispeten bilgisi daha taze hocada olur: X>4… 1978 yılından kalan aydınger olmuştur powerpoint slide’ı… Ooo teknoloji, alırız bi dal.

Dersin yapıldığı yere 10 dakika önce check-in yapmış bir Allah’ın P’si de çıkıp demez ki “Hocam Amazon’u, Google’ı, Apple’ı ortada P mi bıraktı…”

İşin tarihini, efsanesini, temelini, ilkelerini, karmasını anlat ama dünyada pazarlama doğrularının nasıl hızla değiştiğini göstermeden bu işi yapma.

Çocuklara kitaptan ödev veriyorsun, mecralarda televizyon, gazete, radyo, açıkhava hepsi var ama internet yok. Çünkü ödevi verdiğin kitap internetten önce yazılmış… Hoca, biraz daha eski bir kitapla ders anlatsa televizyon olmayacak.

Kimse ‘Bir yolu bilmekle, o yoldan gitmek farklı şeylerdir’ edebiyatı yapmasın. Birkaç kere o yoldan gitmediysen, yolun sonuna ulaşmadıysan hiçbir şey bilmiyorsun demektir. Bu iş, ‘bilmiyorum ama bir güç var seziyorum’larla, ezberlerle olacak bir iş değil.

Lisans diplomasında enflasyon oranı

Peki bu problemin temel nedeni ne? Derinine insek belki yüzlercesini bulabiliriz ama en gün yüzündekiler;

Ajans Başkanı: Başarılı bir sektör deneyimi olmayan hocadan ders almayın!

Üniversite değil hoca tercihi yapın

Söylediklerim lisans için belki daha zor ama yüksek lisans öğrencilerinin bu hassasiyeti kesinlikle göstermeleri gerekir. Geleceğinizi şekillendirirken üniversite değil, hoca tercihi yapın.

Türkiye de özellikle birkaç üniversite bu alanda çok güçlü. Kadrolarının neredeyse tamamı sektörden ya da zamanında sektörde çok önemli işler başarmış kişilerden oluşuyor ve teori ile pratiği çok iyi harmanlayarak insan yetiştiriyorlar.

Dersinizi çalışın, sizi geleceğe hazırlayacağını düşündüğünüz kişilerin bugüne kadar ne yapmış olduğunu bir araştırın. Bu yüzden tercih edilmemek her üniversite üzerinde baskı yaratacak; vakıf üniversitelerinin üzerinde daha çok baskı olacaktır. Üniversiteler üzerindeki bu baskı kolektif bir iyileşmeyi tetikleyebilir.

Gelecek için bu baskıyı yapın.

Babalar, meslek hayatınızda iyi kötü anılarla en az bir 10- 15 seneyi devirdiyseniz, hâlâ enerjiniz varsa, öğrendiklerinizi okullarda anlatın. Bunu kişisel PR’ınız için değil, gerçekten insanlığa faydalı olmak için yapın.

Kızım sana söylüyorum, hocam ne olur sen anla.