Ay Yıldızın Çocukları’na destek sürüyor

BP Türkiye'nin, Olimpiyat Oyunlarına katılan 13 sporcumuza verdiği destekle ilgili BP Türkiye İletişim Müdürü Bengüsu Eyiel Ayabakan'la konuştuk.

01.11.2012 - 13:39 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

BP Türkiye, beşi Olimpik, sekizi Paralimpik Olimpiyat Oyunlarında mücadele eden toplam 13 sporcumuza ve komitelere destek verdi. Bu destek beş yıl boyunca sürecek. Peki ya Olimpiyatlar İstanbul’a gelirse? Meksika’daki kuyu kazasından sponsorluk detaylarına uzanan sorularımızı BP Türkiye İletişim Müdürü Bengüsu Eyiel Ayabakan yanıtladı.

Olimpik ve paralimpik sporcuları destekleme fikrinin çıkış noktası nedir?

BP Türkiye olarak Türkiye’deki 100’üncü yılımızı kutluyoruz. 100 yıldır buradayız demektense Türkiye’den aldığımızı Türkiye’ye vermek istedik. Ana çıkış noktamız bu. Türkiye’de sporun giderek daha çok hayatın içine girmeye başlaması gerektiğini düşündüğümüzden olimpiyatın ve paralimpik oyunların komitelerine sponsor olma fikri gelişti.

BP’nin Londra’da ev sahibi olması da bir avantajınızdı muhakkak…

Tabii, kesinlikle. Türkiye’de futbolun yanı sıra ülkenin bayrağını uluslararası arenalarda dalgalandıran çok farklı spor dalları var. Ve o dallarda gerçekten çok iyi sporcularımız bulunuyor. Bu sporcuların Türk gençliğine örnek olmasını istedik. Böyle birazcık sosyal bir boyutu da var olayın.

Birtakım araştırmalar da yaptırdık bu işe girmeden önce. Çıkan sonuçlara göre Türk halkı olimpiyatları biliyor ve seyrediyor ama çok da sevindirici sonuçlar olduğunu söyleyemem. Buradan yola çakarak bu işin Türkiye’de liderliğini yapalım ve sahiplenelim, dedik. Bu çerçevede de komitelerin yanı sıra olimpiyat tarafında beş, paralimpik tarafında sekiz sporcumuzun sponsorluğunu üstlendik.

Bu fikrin çıkış aşamasında PR, reklam, medya ve diğer ajanslarınız ne rol aldı?

Olimpiyatların yurtdışında olması aslında işin temelini oluşturdu. Biz burada kurumsal iletişim ekibi olarak hep birlikte oturduk ve ajansımıza brief verdik. Global ajanslarla çalışmanın da bence böyle bir artısı var. Medya satın alma ajansımız Mindshare, PR ajansımız Capitol Ogilvy PR ve kreatif ajansımız Ogilvy & Mather her toplantıda yer aldı. Tüm taraflar, bütün yazışmalarda da işin içindeydi.

Reklamveren olarak işinize geliyor mu bu durum?

Benim kişisel olarak inandığım bir şey bu. Bir kere aynı yapıdan gelen ajansların bir arada çalışıyor olması, herkesin farklı dinamiğini ortaya koyması… Hepsi bir araya geldiğinde gerçekten çok güzel fikirler çıkıyor. Ya da çalışmayacak fikirler o esnada elenebiliyor. Dolayısıyla zaman kaybı engelleniyor.

BP’den fikir çıkıyor mu?

Çıkıyor. Seviyoruz kreatif sürecin içinde yer almayı. Biz bu projede iç iletişime de çok önem verdik. Şirket içinde sahiplenilmesi bizim aslında ilk attığımız adımlardan bir tanesiydi, o yüzden de mutlaka sporcuları şirkete getirdik çalışanlarla tanıştılar. Onlarla kaynaştılar. Müsabakalara zamana zaman beraber gittik. Komite başkanı Yavuz Bey geldi bir konuşma yaptı. Ciddi bir katılım vardı. Herkes bir şeyler yapmak istedi. Dolayısıyla olimpiyat ve paralimpik tarafında BP ailesi ve bayiler olarak sahiplendiğimiz bir kampanya oldu.

Dört yılda bir yapılan bir etkinlik için destek verirken çekinceniz var mıydı, oyunlar bittikten sonra destek vermiyor gibi görünmekten endişe etmediniz mi?

Çok doğru, haklısınız. Özellikle sponsorluklarda inandığımız bir şey var ki kısa vadeli değiller. Aslında İngiltere’deki anlaşmalarımıza baktığınızda hep birer yıllık anlaşmalar vardı. Fakat biz Türkiye’de bunu biraz daha uzun vadeli yapmak istedik. Bunun bir parçası olarak da beş yıllık anlaşmalar imzaladık. Beş yıl boyunca sporcularımıza katkımız devam edecek. Ne yapıldıysa geri kalan yıllarda da aynı şekilde katkı sağlamaya devam edeceğiz sporcularımıza. Olimpiyat Oyunları dönemi haricinde de bir şekilde mutlaka sporcuları göz önünde tutmaya çalışacağız. İşin paralimpik tarafında engelli kişiler sporla tanıştıkları zaman hayata bağları artıyor. Paralimpik sporcularımızı biraz daha göz önünde tutarak diğer engelli vatandaşlarımıza örnek teşkil etmelerini istiyoruz.

Olimpiyat sonrasında bir araştırma yaptırdınız mı?

Yaptırdık. Kampanyamız iki fazdı. İlk fazda anladık ki birazcık olimpiyat ve paralimpik bilinirliğini artırmamız gerekiyor Türkiye’de. Bunun için bilgilendirici bir filmle başlangıç yaptık. Ana kampanyayı oyunlara yakın bir dönemde girdik. Orada üç tane sporcumuzla ilerledik. Üç film çektik. Hemen teaser kampanyası bittikten sonra araştırma yaptırdık; gördük ki bilinirlik değerlerinde artış var. Dijital tarafta da ayyildizincocuklari.com diye bir mikro siteyle ilerledik. Orada da sosyal mecralardan Türk toplumunun desteğini almak istedik. O da başarılı oldu.

Bu tip sponsorluklarda sporcu olumsuz bir olaya karıştığı zaman hemen kontratlar iptal ediliyor, yaptırımlar devreye sokuluyor vs. Sporcu başarılı olduğu zaman markaya nasıl yansıyor?

Biz BP olarak Londra Olimpiyatları için globalde yaptığımız anlaşmayı bundan 4-5 sene önce konuşmaya başlamışız. Dolayısıyla globalde bizim merkez ekibimizde bir tecrübe birikimi olmuş. Bize bir çerçeve geldi; sporcuları seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiği, hangi soruları sormamız gerektiğiyle ilgili. Daha sonra komitelerden bu konuda yardım aldık. Bize sporcu seçimi için bir liste verdiler. Biz oturup tek tek onlarla mülakatlar yaptık, tanıştık, neler hissettiklerini anlamaya çalıştık. Ve bence acı olan bir şey; hiçbir sporcumuzun daha önce bir sponsoru olmamış.  Dolayısıyla birlikte öğrendik aslında yurtdışından gelen destekle.

Sporcularımızı seçtik. Bayilerimizle tanıştılar, BP ailesinin geri kalanıyla tanıştılar… Onlar da çok sevindiler. Böyle bir ilgiyi beklemiyorlardı. Onlara basınla konuşma eğitimi de aldırdık. Bunların hepsi onlara ufuk açan aktiviteler oldu. İlla ki madalya alacak sporcuları seçmek gibi bir kriterimiz olmadı. Biz sadece gelecek vaat eden sporcuları seçmek istedik. Madalya alırlarsa süper ama madalya almasalar da Türkiye’yi olimpiyat arenasında temsil ediyor olmaları bizim için son derece gurur verici ve yeterli kriterdi.

2010’de Meksika’da yaşanan patlama ve sonrasındaki sızıntıdan BP Türkiye nasıl etkilendi, Olimpiyat Oyunları için yürüttüğünüz bu proje BP algısını kriz öncesi seviyelere getirmiş midir?

Bu elim kazanın gerçekleşmesinin hemen ardından her hafta operasyonumuzun olduğu her ülkede marka algısına dair araştırma yapıldı ve paylaşıldı. Türkiye’de olayın gerçekleştiğine dair bilinirlik çok da fazla değildi. O yüzden marka o anlamda yara aldı diyemeyiz. ABD ve Avrupa ülkelerindeki gibi bilinirlik çok yüksek değildi. Marka olarak Türkiye’de şanslıydık açıkçası. Olimpiyat Oyunları ile ilgili final raporunu bu ay alacağız. Ama kriz öncesi seviyenin çok daha üzerinde diyebilirim.

2020’de Olimpiyatlar İstanbul’a gelirse?

İlgileniyoruz diyebilirim şu anki mevcut anlaşmamızda bununla ilgili bir madde var.

***

2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nda Madalya Alan Sporcular


Atıcılık  – Havalı Tabanca               Korhan Yamaç 10m.       Gümüş

Goalball Milli Takım                         Bronz

Sporcular: Tekin Okan Düzgün, Abdullah Aydoğdu, Mehmet Cesur, Yusuf Uçar, Tuncay Karakaya, Hüseyin Alkan

Sporcular: Neslihan Kavas, Kübra Öçsoy, Ümran Ertiş

Okçuluk               Ind. Compound Open   Doğan Hancı      Bronz