ATGB’de yeni dönem

Avrupa çapında faaliyet gösteren tek Türk gazeteciler örgütü Avrupa Türk Gazeteciler Birliği'nin...

12.05.2009 - 10:27 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Avrupa çapında faaliyet gösteren tek Türk gazeteciler örgütü Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) 5’inci genel kurulu Frankfurt’ta gerçekleştirildi.

Frankfurt Türk Kültür Merkezi’nde düzenlenen genel kurulda divan başkanlığına sosyal demokrat politikacı, Hessen eski Eyalet Milletvekili Turgut Yüksel, divan sekreterliklerine de ATGB’nin Hukuk Danışmanı Avukat Seyhan Gökkaya ve ATGB üyesi, gazeteci Mehtap Acar seçildi.

Atina’dan Londra’ya 200’ü aşkın üyesi olan ATGB’nin genel kuruluna onur üyeleri Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, gazeteci – yazar Altan Öymen, gazeteci – yazar Doğan Hızlan, G-9 Gazeteciler Platformu Sözcüsü Doç. Dr. L. Doğan Tılıç, Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu (ATÖF) Genel Başkanı Mete Atay, Almanya Türk Toplumu (TGD) Genel Başkanı Kenan Kolat, Doğan Media International Genel Müdürü Sevda Boduroğlu’yla, ATGB’nin Fransa, Danimarka, İngiltere ve Türkiye temsilcileri Uğur Hüküm, Sadi Tekelioğlu, Mustafa Kemal Erdemol ve Güray Öz tarafından gönderilen mesajların okunmasının ardından, ATGB Başkanı Gürsel Köksal’ın sunduğu raporlar, görüşülüp onaylandı.

Daha sonra gerçekleştirilen seçimlerin ardından yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:

Başkan Gürsel Köksal, Başkan Yardımcısı Işın Sigel, Sekreter Kemal Çalık, Sayman Ömer Yaprakkıran, Fikret Aydemir, Attila Azrak, Muharrem Özsöz. Daha önceki yönetim kurulunda görev alan Fahri Erfiliz, Mustafa Korkmaz ve İrfan Ergi de yedek üye oldular.

Genel kurulun ardından gerçekleştirilen „WDR Türkçe Yayınları 45. Yılında – Bir zamanlar Köln radyosu“ başlıklı „nostaljik söyleşi“ye Gazeteci-Yazar Osman Okkan’la halen WDR’in Türkçe yayınlarında çalışan Murad Bayraktar, Attila Azrak ve Mehmet Canpolat katıldılar.

Halk arasında „Köln radyosu“ olarak bilinen Türkçe yayınların tarihi, Almanya’daki Türk toplumun yaşamındaki yeri ve şu andaki çalışmaları hakkında bilgilerin de verildiği toplantıda, Okkan, Bayraktar, Azrak ve Canpolat, bu kurumda çalışmaya başlamalarının herbiri çok ilginç olan öykülerini anlattılar. Dinleyicilerin de „Köln radyosu“yla ilginç anılarını aktardığı canlı toplantıda, uzunca bir süredir gazeteciliğin yanısıra „Kültür Forum Türkiye Almanya“ girişimi yöneten Osman Okkan, WDR Türkçe yayınlarının hem Türkiye’deki, hem de Almanya’daki gazetecilikte önemi ve ağırlığını değerlendirdi.

ATGB Genel Başkan Gürsel Köksal da çok başarılı ve dinamik bir genel kurul gerçekleştirildiğini belirttikten sonra, şu değerlendirmeyi yaptı:

ATGB hem Türkiye’deki medyanın Türkiye dışındaki en güçlü platformu, hem de Avrupa’daki Türkçe yayıncılığın örgütü. Ama aynı zamanda Avrupa ülkelerindeki yayın dili Türkçe olmayan medyalarda çalışan Türkiye kökenli gazetecilerin de aktif olarak yer aldığı bir kurum. Bugünkü genel kurulda da bu durumu yansıttı. ATGB’nin Avrupa’daki Türkçe yayıncılık açısından çok önemli bir kurum olduğu görüldü. Kısa bir süre önce Almanya’daki Türk gazete yayıncılığının 40’ncı yılını kutladık. Bundan 40 yıl önce Akşam’ın Almanya baskıları Hannover’de, ondan kısa bir süre sonra da Hürriyet’in Avrupa baskıları Münih’te başlatılmıştı. 1965’ten itibaren bu gazeteler Almanya’ya uçakla getirilip dağıtılıyordu. Köln Radyosu ise 1964’te yayına başlamıştı. Bugünkü genel kurulumuzda Avrupa’daki Türkçe yayıncılığın neredeyse yarım yüzyıl gerilere dayanan iki önemli kanalının, yani günlük gazete yayıncılığı ve radyo-tv yayıncılığının birikimi aktif olarak katıldı. Son yıllarda Avrupa’da gelişen yerel yayıncılık ve Almanya dışındaki Türkçe yayıncılık adına katılım da çok canlıydı. Artık ATGB’nin Avrupa’daki Türk medya çalışanlarının meslek örgütü olma iddiasını daha kuvvetli bir biçimde dile getirebiliriz. Avrupa’da yaşayan tüm Türk medya çalışanlarını, yani sadece muhabir ve editörleri değil, bir yayın organının ortaya çıkmasına emeği geçen, kadrolu, serbest çalışan tüm arkadaşlarımızı ATGB’ye katılmaya davet ediyorum. Hep birlikte örgütlü ve ilkeli gazeteciliği, böylece Türkçe’nin iletişim dili olarak geleceğini güçlendirmek üzere…“