“Cesur fikir cesur müşteriyi çeker”

David'in kurucu ortağı ve CCO'su Anselmo Ramos'la Brand Week Istanbul sonrası yaratıcılığı ele alış biçimleri üzerine konuştuk.

11.12.2017 - 09:37 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Cesur fikir cesur müşteriyi çeker
7
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

David’in parlak ve cesur işlerinin ardında, sıradışı özellikler taşıyan ajans – müşteri ilişkileri var. Öyle ki, ajansın kurucu ortağı ve CCO’su Anselmo Ramos, Brand Week Istanbul sahnesinde, bir kreatif kimliğiyle “gelmiş geçmiş en iyi müşteri olmanın yolları”nı anlattı. Ancak kendisinden dinleyecek daha çok şey var.

David’i cesur işleriyle, yaratıcılığa ve rekabete olan farklı yaklaşımıyla tanıyoruz. Ajansın bu tarzı nasıl ortaya çıktı?

Bence bunun iki nedeni var. Birincisi, bizim yapmak istediğimiz reklamcılık bu. Hep cesur ve çılgın fikirlerin peşindeyiz. Ancak bu cesurluk, sırf cesur görünmek için yapılan bir şey değil. Sırtı marka konumlandırmasına dayanan bir cesaretten söz ediyoruz ki böyle bir fikri satabilirsiniz. Müşteri de buna karşı bir argüman yaratamaz.

İkincisi de müşteri faktörü. Müşterilerimiz bizden bu tip fikirler istiyorlar. Bu bir döngü. Cesur fikirler ürettiğimiz için, işler etkili sonuçlar doğuruyor. Bu yüzden de müşteriler bu tip fikirleri daha fazla istiyorlar. Biz cesur fikirler ortaya koydukça, daha fazla cesur müşteriyi kendimize çekiyoruz. Harika bir denge.

Müşterilerinizle sıradışı bir ilişkiniz olduğu kesin. Sunumunuzda da Heinz’a “Pass the Heinz” reklamını kabul ettirmek için iki yıl çalıştığınızı söylediniz. Tam olarak nasıl bir ajans – müşteri ilişkisinden bahsediyoruz?

Müşterilerimizle tek bir takım olmak isteriz. Ve genel olarak bir araya geldiğimizde markayı değil, fikirleri konuşuruz.

Bence her şey ilişkilere dayalı. İlişkinin başında müşteriyle her zaman, ne istediğine yönelik derin bir sohbet ederiz. Aynı şeyi istiyor muyuz? Bu, ilk randevu gibi. Eğer uyumlu olduğumuzu düşünürsek ikinci bir randevuya daha çıkarız. Ancak üçüncü buluşmada “Evet, belki birlikte çalışabiliriz” deriz. Biz, müşterilerimizle tek bir takım olmak isteriz. Ve genel olarak bir araya geldiğimizde markayı değil, fikirleri konuşuruz. Çünkü marka konumlandırması hakkında en başta hemfikir olmuşuzdur.

Müşterinizle aynı hedefleri paylaşmalısınız. Örneğin, müşteri size en başta diyebilir ki, “Ödüller benim umurumda değil, ben sadece satış yapmak istiyorum” ya da “Ben Cannes’da bir Grand Prix istiyorum”.

Grand Prix bir hedef olabilir mi?

Ödüller bir hedef olmamalı. Tabii ki Cannes’da Grand Prix’min olmasını isterim. Ancak bu şekilde düşünerek çalışmam. Bu bir sonuçtur. Cannes’da bir Grand Prix kazanmanın en iyi yolu, ödülleri düşünmeyi bırakıp insanlara odaklanmaktır. İnsanları harekete geçiren -güldüren, ağlatan ya da bir tepki uyandıran- bir iş yaparsanız, paylaşacaklardır.

Harika bir fikir, daha önce karşılaşmadığınız bir şeydir.

Bu yıl Cannes Lions‘ta iki Grand Prix kazandınız. Böyle büyük bir başarının ardından ekibi tekrardan nasıl motive ettiniz? Nasıl bir çalışma kültürü var David’te?

Bence bizim sırrımız doğru insanlara sahip olmamız. Doğru insanlar zaten o motivasyonu içlerinde taşıyorlar. Tabii ki onları motive ediyorum. Başarıları överken, aynı zamanda daha iyisini yapabileceklerini de söylüyorum. Bu hem övgü hem de kışkırtma. Bir anlamda, daha iyilerini yapmaları için onlara sataşıyorum.

Ogilvy’de hiç Aslan’ımız yokken ilk Bronz ve Gümüş Aslan’ımızı aldığımızda ekibi kutlarken, “Harika, haydi hızlıca kutlayalım, çünkü bizim hedefimiz bu değil” demiştim. Kutlamak ve gerçekçi olmak arasında denge kurmalısınız. Bu yıl Cannes’da iki Grand Prix kazandıktan sonra pazartesi işe geri döndüğümüzde, bu iş bitti, sıfırdan başlıyoruz dedik.

Yetenekler konusunda nasıl bir çeşitlilik gözetiyorsunuz ajansta?

Çeşitlilik her zaman daha iyidir. David de böyle bir kültüre sahip. Harika bir fikir, daha önce karşılaşmadığınız bir şeydir. Var olan unsurları beklenmedik bir şekilde birleştirmektir. Ve daha çeşitli özgeçmişlere sahip olduğunuzda, böyle fikirler üretmek için daha fazla ihtimaliniz olur. Özellikle kreatif departmanın tamamen aynı görünmesi, büyük bir öngörülebilirlik yaratır.