Alkol reklamı yasaklarına tepki büyüyor

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun, alkollü içki reklamlarında, içki tüketiminin diğer gıda maddeleri...

07.07.2009 - 10:07 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (TAPDK), alkollü içki reklamlarında, içki tüketiminin diğer gıda maddeleri ile ilişkilendirilip yayınlanarak yasaklamasına alkollü içecek sektöründen yetkililer tepki gösterdi.

Alkollü içecek üreticileri yakın zamanda belirli yiyecekler ve alkolü aynı çerçevede ele alan reklamların yasaklanmak istenmesine karşı çıkarak hazırlanan yasada değiştirilerek ve yeniden düzenlenip yasanın kapsamı konusunda net ifadeler kullanılmasını talep etti. Yasağın kapsamının anlamsız olduğuna değinen yetkililer ayrıca böylesi bir yasağın nedenlerini soruşturma talebinde bulundu.

Alkollü içecek sektörü 2008 yılı süresinde toplam 2.2 milyar liralık ÖTV başta olmak üzere ayrıca 850 milyon liralık da KDV’lik bir gelir kaynağı olmuştu. Büyük bir ekonomik gelir kaynağı olan içki sektörünün reklam yapmasının engellenmesi yalnızca doğrudan bir gelir kısıtlamasına gitmekle kalmayıp ayrıca Türkiye’nin uluslar arası sahnede de imajını zedeleyecektir.

Mey İçki CEO’su Galip Yorgancıoğlu yaptığı değerlendirmede “Bu tebliğin mutlaka ve hemen değiştirilmesi gerekiyor” diyerek, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’a çağrıda bulundu.

TAPDK’nın içki reklamlarına ilişkin son düzenlemesine karşı çıkan alkollü içecek sektörünün temsilcileri, İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyerek, TAPDK tarafından hazırlanan tebliğin yeniden ele alınmasını istedi. Doluca Şarapları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kutan, Efes Bira Grubu Türiye Bölge Başkanı Semih Maviş, Kavaklıdere Şarapları Murahhas Azası Ali Başman, Mey İçki CEO’su Galip Yorgancıoğlu ve Türk Tuborg CEO’su Damla Birol basın toplantısındaydı. Toplantıda konuşan Efes Bira Grubu Türkiye Bölge Başkanı Semih Maviş, TAPDK tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’nin hafta sonu baskısında yayınlanarak resmileştirilen tebliği eleştirerek, “TAPDK’nın öncelikli işleriyle uğraşıp, sektörümüzün asil sorunlarını çözmeye yoğunlaşması beklenirken, piyasa koşullarımızı daraltama yönelik yeni tebliği bizleri bir araya getirdi” dedi.

’Muğlak ifadelerden endişe duyuyoruz’

Yeni tebliğde belirtilen yasakların birçoğunu anlamakta güçlük çektiklerini dile getiren Maviş, yasaklamaların yanı sıra, tebliğde net bir şekilde ifade edilmeyen ve özellikle yoruma açık bırakıldığına inandıkları muğlak ifadelerden endişe duyduklarını dile getirdi. Yasak başlı başına bir tartışma konusu iken içeriğindeki ifadelerin net olmaması ayrı bir tepki konusu olarak ele alındı. Tebliğ ile getirilen bazı yasaklar hakkında bilgi veren Maviş, “Sinemalarda alkollü içki reklamlarının yayınlanmasına, yılda üç belki dört adet vizyona giren 18+ olarak tanımlanmış filmlerin sonunda, yani seyirciler salonu terk ettikten sonra izin verilmesini düzenleme olarak tanımlanmasını kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Ayrıca, yazılı medya ve elektronik iletişim araçları ile reklam yapılması halinde çocuklara ve gençlere yönelik sayfa ve eklerde, program ve bölümlerde, spor sayfalarında alkollü içki reklamlarının yer almamasını karara bağlayanların ne demek istediğini anlamaya çalıştıklarını söyleyen Maviş, şu ifadeyi kullandı:

“Hangi gazetenin gençlik sayfası olduğunu, gençlerin hangi sayfaları okuduğunu araştırıyoruz. Televizyon programlarının yer aldığı sayfa mı? Michael Jackson’un ölüm haberlerinin yer aldığı sayfalar mı? Alkollü içki reklamlarında, içki tüketiminin diğer gıda maddeleri ile ilişkilendirilmesinin yasaklanmasını, yani rakı ile balığın, peynir ile şarabın ve cips ile biranın birlikte gösterilmesinin engellenme nedenini bilmek istiyoruz. Alkollü içki reklamlarının cinselliği istismarını içeren ifade ya da görüntüler içermeyecek olması ne demek? Bikinili bir bayan mı, el ele tuşuna iki genç mi yoksa öpüşen bir çift mi? Bunun kıstasını merak ediyoruz.”

’Alkol piyasasının düzenlenmesinde TAPDK kadar sorumluyuz’

TAPDK’nın sözde çocuk ve gençleri korumaya yönelik yasaklarının Avrupa’nın hiçbir ülkesinde mevcut olmadığını dile getiren Maviş, AB uygulamalarına aykırı bir durum teşkil ettiğini belirtti. Alkol piyasasının düzenlenmesinde en az TAPDK kadar sorumlu olduklarına inandıklarını ve işbirliği istediklerini dile getiren Maviş, “Yayınlanan tebliğin geri çekilmesini ve biz sektör temsilcilerinin de katılacağı platformda yeniden ele alınmasını istiyoruz” dedi. Mey İçki CEO’su Galip Yorgancıoğlu ise yaptığı konuşmada, “Biz doğrusu TAPDK’dan altı ayda, gazetelerde bol bol haber olan, hatalı kullanılarak vergi kaçırılması, ya da kıyı kentlerimize bir şekilde yurt içinde üretilen veya yurt dışından kaçak olarak girip turistlerin ölümüne yol açan sahte, kaçak kalitesiz içkilerle mücadele etmesini bekliyorduk. TAPDK bu beklentimize yanıt vermek yerine, satışlarımızı doğrudan engelleyecek ve üreticimizin de mağdur olmasına yol açacak uygulamaları bir tebliğle önümüze koymayı tercih etti. Üstelik üstü kapalı, görevlilerin, kişisel eğilim ya da kültürel tercihlerine göre keyfi biçimde yorumlayabilecekleri ve hatta yaptırım uygulayabilecekleri bir belirsizlikle” dedi.

’Turist çekmek için rekabet avantajını neden kullanmayalım? ‘

Alkollü içki reklamlarında diğer gıda maddeleri ile ilişki kurulmamalı şeklinde bir kararın, alkollü içkileri yalnız başına için çağrısı gibi algılanabileceğini belirten Yorgancıoğlu, “Ayrıca, Coğrafi, tarihi, kültürel, sanatsal değerlerle ilişkilendiren içerik kullanılmamalı” demek neredeyse içki reklamı yapmayın demek anlamına gelir” dedi. Alkollü içkilerle, yaşam ve kültürel ilişkilendirmenin önemli olduğunu ifade eden Yorgancıoğlu, “Boğaz’ın ünlü balık restoranları kendilerini anlatırken rakı ve balığı yan yana getirmezlerse, Galata Köprüsünün altında rakısını yudumlayan birinin fotoğraflarını İstanbul tanıtımında kullanmazsak, sinema filmlerinde yoksul sofralarını peynir/kavun ve cay bardağında rakıyla donatmazsak, yaşama kültüründen nasıl söz edebiliriz ki? Ülkemize turist çekmek için sahip olduğumuz önemli bir rekabet avantajını neden kullanmayalım ki?” diye konuştu.

’Düzenleme üreticilere büyük sıkıntı getirecek’

Bu düzenlemenin ekonomik olarak üreticilere büyük sıkıntı getirebileceği gibi, kültürel boyutuyla da yasaklayıcı bir durumu içinde taşıdığını söyleyen Yorgancıoğlu, “Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, insanlar özgün bir yemeği tatmak ya da sevdiği şarabın üretiminde kullanılan üzüm bağlarını görmek için başka bir ülkeye seyahat edebiliyor. Bizim de rakımızın milli içki olarak tanınması için yaptığımız çalışmalar biliniyor. Biz bu milli değerimizi anlatırken elbette yanında Türk mutfağını da anlatıyoruz. Şimdi bu tebliğ, oluşmuş bu kültürü bir anda yerle bir etmektedir” dedi.

Tebliğin değiştirilmesi için ilgili bakanlıklara çağrıda bulunuldu

TAPDK’nın hazırladığı tebliğin yürürlüğe girme süresinin dolmasına 15 gün kaldığını hatırlatan Yorgancıoğlu, ilgili bakanlıklara çağrıda bulunarak, “Eminim ki Avrupa Birliği ile ilişkileri yürütmek için özel olarak atanmış Devlet Bakanımız ve Baş müzakereci Egemen Bağış, tam da müzakereleri hızlandırmaya çalıştığı sırada Türkiye’nin yeniden yasaklar ülkesi olmaya doğru ilerlemesinden rahatsız olmuştur. Yine inanıyorum ki Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yabancı reklam şirketlerine verdiği, vereceği brieflerde aman içki görseli kullanmayın demesi beklenemez. Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, her yıl cirolarının yüzde 70’ine yakın vergi geliri yaratan bu sektörü bu tür kısıtlayıcı önlemler getiren bir tebliğ karşısında yalnız bırakmaz. Bu tebliğin mutlaka ve hemen değiştirilmesi gerekiyor” dedi.

Şarap ihracatı yılda 6-7 milyon dolar

Doluca Şarapları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kutman ise Türkiye’de şarap üretimi hakkında bilgi verdi. Yılda yaklaşık 140 milyon kg yaş üzüm işlendiğini söyleyen Kutman, on binlerce çiftçi ailesinin bu yolla geçimin sağladığını söyledi. Kutman, 2008 yılında 37 milyon litresi kayıtlı olmak üzere, yaklaşık 75-80 milyon litre bir toplam üretimin gerçekleşmiş olduğunu tahmin ettiklerini, üretimin önemli bir bölümünün turistler tarafından tüketildiği bilgisini verdi. Diğer alkollü içkilerden farklı olarak şarabın, sağladığı katma değerin 1.5 milyar liraya ulaştığını belirten Kutman, ihracat hakkında da bilgi verdi. Kutman, “Sınır komşumuz Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkeler yılda yaklaşık 100’er milyon dolarlık şarap ihracatı gerçekleştirirken, Türkiye için bu rakam maalesef 6-7 milyon dolar civarında” dedi.

TAPDK’de başkan değişikliği ile sürpriz bir düzenleme olarak yasaklar geldi

Alkollü içecek sektörü temsilcileri, toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tebliğle ilgili bir soruya Galip Yorgancıoğlu, “TAPDK’ya görüşlerini bildirdiklerini ve önerileri için davet beklediklerini söyleyerek, “Düzenlemenin 6-7 aylık bir geçmişi var. Biz 60-70 sayfalık AB müktesabatı ile ilgili bir görüş bildirdik. Sonra TAPDK başkanı değişti ve önerilerimize bir cevap alamadık” dedi. Tebliğin yayınlanmadan ve başkan değişmeden önce işbirliği içerisinde olduklarını söyleyen Yorgancıoğlu, “Bu kadar detaylı bir görüş bildirdikten sonra bir cumartesi sabahı düzenleme ile karşılaştık” dedi. Semih Maviş ise düzenlemenin bu halde yürürlüğe girmesi halinde reklam harcamaları ve satışlarda bir düşüş olabileceğini ifade etti. Maviş ayrıca, hukuki bir girişim olarak, hukukçuların düzenlemeyi incelemeye başladığını belirterek, tebliğin yeniden düzenlenmesi için ilgili bakanlıklarla görüşebileceklerini söyledi.

kaynak: ANKA

A