Akbank’ın 2011 hedefi yüzde 20 pazar payı

Aktif büyüklüğü açısından yüzde 13,5 pazar payını 2011'de yüzde 20'ye çıkartmayı planladıklarını söyleyen

30.01.2008 - 10:19 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Aktif büyüklüğü açısından yüzde 13,5 pazar payını 2011’de yüzde 20’ye çıkartmayı planladıklarını söyleyen Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, ‘Bu yıl Türkiye için yüzde 4,5 büyüme başarı’ dedi.

Akbank, 2008 yılında proje finansmanında 3.5-4 milyar dolarlık bir kredi hacmi oluşturmayı beklediğini ve 2011 yılında da aktif büyüklüğündeki pazar payını da 2007 yılındaki yüzde 13,5’ten yüzde 20’ye çıkarmayı hedeflediğini açıkladı. Akbank’ın kuruluşunun 60. yıldönümü nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Genel Müdür Zafer Kurtul, “2011 yılında Türkiye’de milli gelirin iki katına çıkarak 1 trilyon dolar, kişi başına düşen milli gelirin de 13 bin dolar civarında olmasını bekliyoruz. Ayrıca ihracatın da 300 milyar dolar seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz” dedi. Kurtul ayrıca 2011 yılında sürdürülebilir özkaynak kârlılığının yüzde 22 olarak hedeflendiğini söyledi. Kurtul, küresel piyasalarda yaşanan çalkantıyla ilgili olarak, ABD’de yılın ilk yarısında milli hasılanın yüzde 20’sini oluşturan tüketim harcamalarında bir yavaşlama beklendiğini ve bunun ekonomik büyüme üzerinde etkili olacağını ifade etti.

Kurtul, “Türkiye için de sağlıklı büyüme çok önemli. Çünkü bizim gibi ülkelerin gelişmiş ülkelere göre en büyük farkı büyüme potansiyelinin daha yüksek olması. Büyüme bu yıl yüzde 4,5 olabilir ve bence bu iyi bir oran” diye konuştu.


‘Özelleştirmeler sürmeli‘

Kurtul, Türkiye’de cari açığın önemli bir risk olduğunu belirtirken, bundan dolayı 2008’de özelleştirme projelerinin devam etmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Bu konuda hükümetin kararlılığı ve global ekonomideki hareketlilik nedeniyle alıcı çıkıp çıkmayacağının çok önemli unsurlar olduğunu kaydeden Kurtul, “Özellikle Orta Doğu ve Uzak Doğu’daki fonların özelleştirmelerde alıcı olması açısından Türkiye’ye destek olabilir” dedi.

Kurtul, ABD odaklı olan krizin Avrupa ve diğer ülkeleri de etkileyebileceğini, ABD’deki küçülmenin, diğer ülkelerde de düşüşe neden olabileceğini söyledi. Türkiye’de bunu destekleyecek bir çok iyi proje bulunduğunu aktaran Kurtul, bunun çok iyi değerlendirilmesi halinde dünya piyasalarındaki olumsuzluğun bir avantaja dönüştürülebileceğini ifade etti. Kurtul, büyümede reformların, ekonomik ve politik istikrarın devamının önemli olduğunu vurguladı.

Kurtul bu arada, Merkez Bankası’nın yerinden daha çok, ne yaptığının daha önemli olduğunu söyledi.

Akbank’ın Gebze’de inşa etmeyi planladığı ve 2008 yılı içerisinde temelini atacağı Akbank Banking Center’da (ABC) operasyon ve bilgi teknolojileri bölümlerini biraraya getireceğini anlatan Kurtul, ABC’nin 2010 yılında hizmete sokulacağını söyledi.

ABC’nin maliyetiyle ilgili bir soru üzerine Akbank Destek Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Zeki Tuncay, “Bu tesise aşağı yukarı 175 milyon dolar proje için yatırım yapılacak. Arsa bedeli de 22 milyon dolar civarında. Dolayısıyla toplam 200 milyon dolara yakın bir yatırım söz konusu” yanıtını verdi.


‘Borçlanma maliyeti artabilir’

Bir soru üzerine Citigroup ile yapılan ortaklığın çok stratejik olduğunu ve aralarındaki yakın çalışmanın devam ettiğinin yakın dönemde de görülmeye başlayacağını belirten Kurtul, “Citi ile ortaklıkta yapı, mevcut durum devam edecek şekilde yapıldı. Bu çerçevede Citigroup’un yüzde 20’lik payı ne aşağı inebiliyor ne de yukarı çıkabiliyor” dedi.

Global piyasalarda yaşanan kredi sorunlarının bankaların dış finansman ihtiyaçları üzerindeki olası etkileriyle ilgili bir soru üzerine ise Akbank Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hülya Kefeli, Türk bankalarının 2008 yılı içerisinde 2-3 milyar dolarlık bölümü ilk yarıda olmak üzere toplam 10 milyar dolarlık sendikasyon ödemesi bulunduğunu ifade etti.

Bilançolarında sendikasyonun payının çok yüksek olmadığını ve Akbank olarak daha çok uzun vadeli borçlanmayı tercih ettiklerini anlatan Kefeli, “Borçlanma maliyetlerinin bir miktar yükselmesini bekliyoruz. Ancak Türk bankalarının kurdukları ilişkiler çerçevesinde sendikasyon kredilerini iyi bir şekilde yenileyeceklerini düşünüyoruz” dedi.

Kaynak: Referans