Çay bir ‘oh’ demek

Ajans Çaycıları için bu ay McCann İstanbul'un kapısını çaldık.

04.05.2016 - 16:00 | MediaCat

Çay bir 'oh' demek
9
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

McCann’deki çalışma arkadaşları kusursuz insan ilişkileri nedeniyle Ahmet Gün’ü müşteri ilişkileri için ideal çalışan olarak gösterseler de onun aklında yalnızca çaycılık var. Cuma günleri ajansın barmenliğini de üstlenen Ahmet Gün’le 13 yıldır süren McCann serüvenini konuştuk.

Ne zamandır McCann’desiniz?

2003’ten beri buradayım. Nisan ayında 13’üncü yılım bitti. Burası bana çok şey kazandırdı. Evden fazla burada zaman geçiriyorum. McCann çok sevdiğim bir yer. Sevmeseydim bu kadar zamandır çalışmazdım zaten.

Ajans çalışanlarıyla nasıldır aranız?

Burada herkes beni çok sever, ben de onları severim. Sıcakkanlı biriyimdir zaten. Benden büyükler de dahil herkes Ahmet Abi diye hitap eder bana. İlk zamanlar tuhafıma gidiyordu. Benden 10 yaş büyük olanlar bile abi diyor, artık ben de normal karşılıyorum.

Çok çay içilir mi McCann’de? Yorucu mudur burada çalışmak?

Bizim çay kazanlarımız var. Toplantı durumlarına bağlı ama benim günde sekiz kazan çay demlediğim oluyor. Sabah toplantı yoksa, 8:00-8:30 gibi burada oluyorum. Rutin bazı hazırlıklarımız var, onları yaparız. Sonra da gelen arkadaşlarla kahvaltımızı yaparız birlikte, tabii eğer işim yoksa. Sektör malum, tempo hep çok yüksek. Ama bu tempoya da alışığım tabii.

Ne kadar çay tüketilir aşağı yukarı?

Günlük 1,5 kilo çay bitiririz. Bazen iki kiloya çıkar. Standardımız bellidir. Bazen beş bazen 11 toplantı birden oluyor bir günde, bu da çay kullanımımızı değiştiriyor tabii.

Çay bir 'oh' demekBerker Akagündüz
Art Direktör

Karadenizliyim. Dolayısıyla çay bizim için çok önemli. Çay kadar çaycı da önemli tabii, Ahmet Abi yani. Onun izinli olduğu günleri çayın tadından anlayabilirsiniz. Çayın tadı değişti mi bilin ki yoktur o.

İnsan ilişkileri mükemmeldir Ahmet Abi’nin. Müşteri ilişkilerinde çalışsaydı gayet başarılı olurdu diye düşünüyorum.

Ne hissettiriyor çay size. Ne getiriyor aklınıza?

Çay benim aklıma molayı, bir “oh” demeyi getiriyor.

Çayınız hakikaten güzel. Nedir sırrı?

Çayımı herkes beğeniyor. Kıvamını, demini tutturmak önemli tabii. Göz kararı, göz ölçüsü diye bir şey var ya. Ben de öyle ayarlarım. Şu ana kadar beğenmeyen olmadı pek.

Çay bir 'oh' demekAyfer Ören
Operasyon Bölümü

18 yıldır buradayım, dolayısıyla baya uzun süredir tanıyorum Ahmet’i.

Çok çalışkan, her koşula uyum sağlayan biri ve çok pozitif bir insandır.

Onun izinli olduğu günlerde mutsuz olur, bunu da sosyal medyadan falan duyururum.

Sektöre hâkim misiniz? Aşina olduğunuz birkaç kavramdan bahseder misiniz bize örneğin?

13 yıldır bu sektörün içindeyim. Pre-PPM yapılır, PPM yapılır, sonra çekim yapılır. Konkurlar, sunumlar… Çok konkurlara girdik ajans olarak. Şaşaalı şeyler yaptık. Gece gündüz, canla başla çok çalıştık. Çok insan tanıdım bunca zamanda. Sektörde sirkülasyon çok fazla olduğu için birçok insan geldi geçti. Bazen dışarıda karşılaşıyorum, sima olarak çok iyi tanıyorum, konuşuyoruz ediyoruz ama adını bir türlü çıkaramıyorum. Sirkülasyon o derece yüksek…

Cuma günleri ajans için özelmiş duyduğumuza göre.

Biz her Cuma happy hour yaparız buradaki barımızda. Bunun dışında yılbaşı partileri yaparız. Zaten eğlenceyi seven, genç bir sektör.

Çay bir 'oh' demekSedat Kaya
Grafiker

Çay ocağı bizim bulunduğumuz kattan iki kat aşağıda. Ama ne zaman çay istesek hiç üşenmeden aşağıya ineriz. Hem çayımızı alırız hem Ahmet’imizi görürüz.

Bizim için de bir hareket etme fırsatı oluyor çay. Çay olmazsa ne olur diye düşünmek bile istemiyorum; bu, onun yerine bir şey koymayı gerektiriyor çünkü.

İşinizin olmazsa olmazları ne?

Benim olmazsa olmazlarım temizlik ve düzendir. Bunu bozan illaki olur. Buradan arkadaşlarıma sesleniyorum: Mutfağı temiz tutalım lütfen arkadaşlar, rica ediyorum.

Yine bu ajansta fakat farklı bir pozisyonda çalışmanız gerekseydi ne işle meşgul olurdunuz?

Ben araştırmayı çok seviyorum. Bir şey alacağım diyelim, 10 yerden araştırırım. İyisini kötüsünü, fiyatını… Satın alma gibi bir işte olmayı düşünebilirdim. Bazen Taygun’un yanına çıkınca bana sorar “Ne diyorsun Ahmet, olmuş mu?” gibisinden. “Şöyle şöyle yapsaydık ya” dediğimde de “A, hakkaten doğru söylüyorsun” dediği olmuştur.