‘Çay var çay için!’

ÇAYKUR’la ziyaret ettiğimiz ajans çaycılarında bu ay Concept'e konuk olduk.

04.01.2016 - 15:58 | MediaCat

'Çay var çay için!'
28
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Saat başı demlenen taze çaya her dem sıcak bir muhabbetin eşlik ettiği Concept’in birbiriyle tatlı bir rekabet halinde iki çaycısı var. Sekiz yıldır ajansın çay yükünü çeken Ülkü Abla’ya “saat 7-8 gibi içine Adile Naşit kaçan” kreatif direktör Kerem Özkut eşlik ediyor. Demliklerce çayın keyifle yudumlandığı ajansı; naifliğine gülen yüzü eşlik eden Ülkü Abla, part time rakibi Kerem Özkut ve ajansın çay tiryakilerinden dinledik.

Ne zamandır Concept’tesiniz?

2007’den beri buradayım, bu benim ilk iş yerim. İşe başladığımdan beri çok heyecanlıyım. Yapar mıyım, yapamaz mıyım diye başlarda çok telaşlıydım ama sonra yavaş yavaş arkadaşlarımın da desteğiyle bugüne kadar geldim.

Ajansta günün ilk çayı kahvaltıda içiliyor herhalde?

Ben sabah 8:00 gibi burada olup çayı hazırlıyorum. Arkadaşlar yavaş yavaş gelip “Çay hazır mı Ülkü Abla?” diye sorar. Kahvaltısını hazırlayan oturur; bizim mutfaktaki büyük masamızda, birlikte, çayla sohbetle güzelce kahvaltı edilir.

'Çay var çay için!'Sedat Dündar
Metin Yazarı

Siz sormadan ben söyleyeyim, hayvan gibi çay içiyoruz. Şu an bile içiyorum. Elimizden düşürmeyiz Ülkü Abla sağ olsun. Ülkü Abla gittikten sonra Kerem Bey işe başlıyor, o “Çay var çay için” der, biz de içeriz.

Burada başarılan her işte Ülkü Hanım’ın payı vardır. Çayımı içtiğim fincanda yazan “İyi ki varsın” ifadesi de onu anlatıyor zaten. Çayımız olmasa sıkıntı olur.

En çok çay içen de benim herhalde ajansta. Demir kalmadı vücutta, demir hapı alıyorum.

Çaya karbonat attığınız oldu mu daha önce?

Yok, hiç denemedim. Düşünmedim bile.

1 kilo çaydan ortalama kaç bardak çay çıkar dersiniz?

Çay bardağıyla, 200’den fazla çıkar.

'Çay var çay için!'Yasin Özhan
Müşteri Direktörü

Ülkü Abla’yı ajansın çaycısı değil de “bizim toplantıları bölen kişi” olarak görüyoruz, öncelikle onu söyleyeyim. Gün içinde burada pıtır pıtır gezer, çay getirir götürür.

Çayları güzel olsa da bazen çok demli getiriyor, kafa yanıyor, neyse ki sağ olsun öğrendi benim açık içtiğimi.

Ben çayı çok seven biriyim, günde 10 bardağım kesin vardır. Kerem Bey Ülkü Hanım burada yokken çay yapar ve itiraf edeyim ondan daha iyi yapar. Kusura bakma Ülkü, özür dilerim…

Burada günde 1 kilodan fazla gidiyor mu peki çay?

7 – 8 kere demliyorum. Burada sürekli, 1 kiloya yakın taze çay yapılıyor zaten.

Ajanstaki iş bittikten sonra eve iş götürür gibi oluyor mu? Evde de aynı durum devam ediyor mu sizin için?

Evet mutfakta örneğin, “Kızım alma, daha olmadı” diyorum. Onlar da “Tamam anne, elimizi sürmüyoruz” diyorlar. Buradaki performansımı evde de sergiliyorum diyebilirim.

'Çay var çay için!'Sertaç Çiçek
Grafiker

10 yıldır buradayım, gitmeye niyetim yok. Ülkü benden bir yıl sonra geldi. Aramız çok iyidir. Gördüğünüz gibi çok utangaç bir insandır ama çok iyidir. Ajanstaki en iyi insandır. Düz, nettir ve çok tatlı biridir. Mizacı, utangaç duruşu komiktir.

Çayı evdeyken kahvaltıdan kahvaltıya içerim ama burada durum farklı, Ülkü’nün çayını sürekli içerim. Bir de burası biraz tuzak bölgedir, buradan kim geçerse geçsin biz çay getirtiriz. Bir patrona getirtemedik ama çalışıyoruz onun için de.

Siz çay sever misiniz peki?

Evet severim. Çay beni kendime getirir, yorgunluğumu alır. Baş ağrımı geçirir hatta. Mutlu olurum çay içince. Hele de kahvaltıda yoksa, o kahvaltı hiç yapılmamış gibi sayarım ben.

Hangi çayı kullanıyorsunuz?

Çaykur Filiz kullanıyorum. Tomurcuk ile harman yapıyorum. Demleme yapıyoruz, çay makinemiz falan yok. Çay harman yapınca daha güzel oluyor.

'Çay var çay için!'Özlem Nadji
Müşteri İlişkileri Süpervizörü

Burası eğlenceli bir yer, insanlar da öyle. Huzurluyuz. Keyfimiz yerinde, enerjimiz yüksek. Ülkü var, çayı var. Onunla daha iyiyiz. Sağ olsun bizi hiç boş bırakmaz, hep taze çayımız olur ajansta. Biz de asla mutfaktan tek bir çayla çıkıp masanıza gidemezsiniz, tepsiyle çıkmanız lazım. İsyan çıkar yoksa.

Burada çay olmasa muhabbet biraz daha az olurdu herhalde. Çayla birlikte kahvaltı ritüelimiz var ajansta. Herkes çayını kahvaltısını alır, şu an konuştuğumuz masanın etrafında toplanır yer içeriz. Bunun için ajansa erken geliriz hatta bazen.

Çayı güzelce demleyip içince, kendi kendinizin patronu gibi hissediyor musunuz?

Eh tabii. Mutfak bana ait olduğu için, hoşuma gidiyor. Burası benim, ben yönetiyorum, işletiyorum gibi düşünüyorum.

'Çay var çay için!'Arda Görgün
Marka Grup Direktörü

Bizim ajansta iki evreli bir çay yapım süreci var, herkes bahsetmiştir Kerem Özkut’un çaycılığından. Ülkü’nün çayını çok severim ama ikisini yarıştırırım bir yandan. Ülkü’yü çok severiz, hepimizin nasıl çay içtiğini bilir mesela. Bana şekersiz getirir, diğerinin iki şekerini yanına koyar. Müthiş bir kadındır.

Ne çayı kullanır bilmem, bir karışım yaptığını biliyorum. Biz o harman anını pek görmeyiz ajansa geldiğimizde çay demlenmiş olduğu için. Ben Ülkü’ye çay getirirken takılırım hep “yine kötü bir çay geliyor” diye. Ne kadar “kötü” olursa o kadar çok içerim tabii.

Buradaki işlerde, kazanılan ödüllerde hakkınız olduğunu düşünüyor musunuz?

Biraz olabilir belki. Ama tabii arkadaşlara sormak lazım. Ben hep içimden gelerek çay götürüyorum. Mutlu oluyorum onlara çay verdiğimde. Genelde kendileri alıyorlar ama bazen çok yoğun olduklarını görüp ben götürüyorum.

Elinizde olsa neyi değiştirmek isterdiniz ajansta?

Bence her şey çok iyi. Mutfağımı da seviyorum. Bu konuda pek bir şey diyemeyeceğim.

'Çay var çay için!'Kerem Özkut
Yaratıcı Yönetmen

Ülkü’yle aramızı bozmaya çalışıyorlar, aramıza nifak tohumu sokmaya çalışanlar var.

6’dan sonraya kaldığımızda -ki aşağı yukarı her gün kalıyoruz- çayları ben yapıyorum. Benim çayımın Ülkü Hanım’ın çayından daha iyi olduğuna dair bir takım görüşler var. Ben onun harmanına nazaran biraz daha fazla bergamot koyuyorum. İçine, normalde koymamak gerekir biliyorum ama, bir iki şeker koyuyorum. Böyle
hilelerle… Bunu bilen bir iki kişi var ama herkes bu röportajla öğrenecek. Sanıyorum benim aleyhime dönecek durum. “Aaa, Ülkü’nün çayı daha güzelmiş” diyenler olacaktır.

Ülkü’nün çayını çok seviyorum ben. 7-8’den itibaren içime bir Adile Naşit giriyor, “Madem çocuklar burada, ben de buradayım. Bir çay yapalım da beraber içelim” diyerek demliyorum; sonra da “Çay var çay için” diye mail atıyorum. Genelde iki tur demliyorum, uzun gecelerde. Birçok defa evde “Eyvah ocağı açık unuttum” diye uyandığım olmuştur. Bir yükseklik korkum var, bir de ajansı yakacağım korkum. Allahtan elektronik bir sistem var da kendi kendine sönüyor.

Ben çay içmeyen yaratıcı görmedim. İçmeyene de kendi kendime “Yahu bu adam niye çay içmiyor ki? Kafasında bir şeyler ters ama ne acaba? Yaratıcı mı değil ya da manyak mı?” diye soruyorum. Çay seven insanla hemen bağ kuruyorsunuz, huzur buluyorsunuz. O çok güzel bir şey.