Ajans başkanlarının favori 10 vaadi

Maalesef çoğu ajans başkanı, motivasyonu sağlamak için bir şeyler yapmak yerine, vaat vererek günü geçiştiriyor.
11.11.2014 - 13:17
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Reklamcı vaatlerle yaşar, çünkü çalışma şartları dört dörtlük olan bir ajans henüz kurulmadı. Turnover oranı bu kadar yüksek olan bir sektörde size faydalı bir çalışanınızı ajansta tutmak için çok çaba sarf etmelisiniz, en azından onu orada tutacak motivasyonu sağlamalısınız. Maalesef çoğu ajans başkanı, bu motivasyonu sağlamak için bir şeyler yapmak yerine, vaat vererek günü geçiştiriyor. Bu vaatler de olmasa çalışanlar, hepten uçuverecek! Neyse ‘giriş’i kısa keselim de şu vaatlere bir bakalım.

1. Adam alacağız

Yeni müşteriler gelir ama bir türlü yeni çalışanlar gelmez. Az çok matematiğiniz varsa, kişi başına düşen iş yükünün artacağını tahmin edersiniz. Kişi başına düşen iş yükü artınca, sabır da azalır (ooo bak bak hele ters orantı). Patronun dediğine göre şu an yolda olan yazar, Nuri Bilge Ceylan filmindeki karaktere dönüşmüştür ve bir türlü gelemez.

2. Taşınacağız

Yanındaki arkadaşının Facebook arkadaşlarını ezberleyecek, onlarla duygusal bağ kuracak kadar dip dibe oturanlar var. Ajans bir türlü taşınmaz ama sürekli “taşınıyoruz” dedikoduları ofiste döner.

3. O müşteriyi senden alacağız

Bazı müşteriler, diğerlerine göre biraz daha huysuz olabiliyor. Tabii bu durum ajanstaki müşteri temsilcilerinin ahlaki ve fiziki gelişimlerini olumsuz yönde etkiliyor. Patron, fonda Tarkan’dan “Sabret inci tanem”i çalarak, elindeki atı oynuyor: “Yakında o müşteriyi senden alacağız!” Bu motivasyon, çalışanı 2-3 ay daha götürüyor.

4. Yeni bilgisayarlar geliyor

Bilgisayarın açma tuşuna basıp kahvaltıya, kahve ya da sigara içmeye giden ajans çalışanları var. Bu insanların bilgisayarları o kadar yavaş ki, her zaman attıkları maillerinden önce gelirler yanınıza. Fakat bu sıkıntılar onlar için dert değildir çünkü patron “yeni bilgisayarlar geliyor” gazını vermiştir! Gazın süresini uzatmak isteyenler, “teklif aldık” da diyebilir.

5. İki-üç ay deneme süresi olsun

Ajans, o kadar “beğenmezseniz 30 gün içinde iade alıyoruz!” kampanyası yapmış ki çalışanları da böyle bir şey zannediyor. Arkadaşım, iki-üç ay düşük maaş vermek istiyorsan açık açık söyle, yok “seni bi deneyelim” triplerine girme! Adamın yaptığı işler, çalıştığı yerler belli, çok denemek istiyorsan bir iş yaptırırsın beğenirsen alırsın, iki-üç ay neyi deniyorsun?

6. Terfi edeceksin

Ajanslarda genius tipler vardır. İyi işler çıkartırlar ama çok da tecrübeleri yoktur. Patronlar, bu tiplerin gözü açılmasın ister. Yok terfi edeceksin, sen bizim için önemlisin, sana yatırım yapıyoruz vb. şeyler. Fakat bilmezler ki ajansın IQ ortalamasını yükselten bu tipler o kadar da salak değiller.

7. Zam yapacağız

Benzine gelen zam haberlerinden daha çok duyarız, ajanstaki zam haberlerini. Bazen “sana zam yapacağız” derler, bazen de herkese zam yapılacağı söylenir. Ama tam da zam yapılacakken giden bir müşteri bahane gösterilir ya da tam zam dönemi gelir fakat bu sefer de ajans mali sıkıntılar içerisine girmiştir. Her zamanki gibi ajansın mali sıkıntılarından etkilenmeyen tek şey, yine patronun arabası olmuştur.

8. Stajyerler geliyor

“Sana stajyer geliyor!” lafı yeni yeni palazlanan junior’ın ağzına çalınan baldır. Garibime para veriliyor diye üstüne yüklerler işi. Junior’ın isyan ettiği noktada ilahi cümleler dökülür ağızlardan: “Yaz dönemi geliyor oğlum sana stajyer alacağız, buralar hep stajyer olacak!” Hadi inşallah.

9. O müşteriyi alırsak prim var

Büyük bir konkura girilecek, patrona göreyse her şey çok güzel olacaktır ama çalışanlar başlarına gelecek şeyi çok iyi bilirler. Zaten kendi işleri yetişmiyor, nereden çıktı ki şimdi bu müşteri? Ajanstan “müşteri geliyor da bana mı geliyor, yine giren bize girecek, zaten adam da yok” sesleri yükselirken, patrondan “prim” başlıklı bir mail, sert kahve etkisi yapar ve herkes canlanır.

10. Seni işe alacağız

Her iyi stajyer, bir gün bu vaadi duyacaktır. Staj süresi uzadıkça kâr artar. Bu kâr o kadar tatlı gelir ki patrona, gemileri yakmak üzere olan stajyeri hemen çağırır odasına. Sonrası malum… Stajyer, “o kadar çalıştım, bir-iki ay daha çalışsam ne olur ki” fikrini kabullenmiştir artık. Ajanslara iyi bütçeler verildikçe bu vaatler aksiyona dönüşecek. Sen de hak ver yahu ajans başkanıyla aynı marka cipe binersen, ne güzelliği kalır ki patronluğun? Hiiiç!