7 maddede dijital medya 2017

Canlı yayının önlenemez yükselişi, artırılmış gerçeklik cihazları ve uygulamaları gibi gelişmelerden bahsetmek yerine, biraz daha dijital pazarlama dünyasının hazırlanması gereken, 2017'nin planlamaları arasında mutlaka yer tutması gerektiğine inandığımız trendleri inceleyelim.
03.01.2017 - 16:18
58
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Dijital dünya hızla değişiyor. Evet biraz fazla klasik bir cümle ama özellikle bu aralar her şey biraz daha hızlı ilerliyor. Koca bir yıla yetecek gelişmelerin bir iki ayda hayatımızı değiştirmeye çabaladığını görüyoruz. Dev şirketler arası rekabet bu koşuşturmayı tetikleyen önemli etkenlerden biri. Öte yandan yenilikleri kullanmaya ve sınırları zorlamaya alıştırılan tüketici profili de herkesi biraz daha cesur olmaya zorluyor.

2017’yi ve hayatımızı değiştirecek yenilikleri konuşurken herkesin zaten içselleştirdiği şeyleri es geçebiliriz. Yani canlı yayının önlenemez yükselişi, artırılmış gerçeklik cihazları ve uygulamaları gibi gelişmelerden bahsetmek yerine, biraz daha dijital pazarlama dünyasının hazırlanması gereken, 2017’nin planlamaları arasında mutlaka yer tutması gerektiğine inandığımız trendleri inceleyelim.

7 maddede dijital medya 2017

Kimliklendirme

Bir düşünün size ait kaç cihazın internet bağlantısı var? Birkaç yıl içinde kaç cihaza daha ihtiyacınız olacak? Dijital endüstrinin en büyük problemlerinden biri, tüm bu cihazlardaki hareketlerinizi doğru kalıplara uydurarak sizin tek bir kişi olduğunuzu anlamaya çalışmak. Sizinle daha verimli iletişim kurabilmek, ihtiyaçlarınıza çözüm getirebilmek ve yaşam alışkanlıklarınızı anlayabilmek için sürekli bir çalışma içerisindeler. Yapılan dev satınalmaların, teknoloji değişikliklerinin önemli bir sebebi bu. Dijitalin devleri Apple, Google, Facebook ve Amazon bu konuda yarışı hızlandırmış görünüyor.

Öte yandan gizlilik endişeleri de devletleri bu konuda adım atmaya yöneltiyor. Yeni düzenlemelerle toplanan verileri ve kimliklendirmeyi kontrol altına almaya çalışan hükümetler, vatandaşlarını rahatlatmanın yollarını arıyor. Güvenli yöntemlerle oluşturulacak dijital kimlikler için 2017’nin bir dönüm noktası olacağını söyleyebiliriz. Hakkında her geçen gün daha çok şey bildiğimiz tüketicileri daha iyi hedeflemek elbette pazarlamacılar için büyük bir fırsat!

Medya veri yönetim platformları

Veri önemli, kendi verimizi değerlendirmek ise her şeyden daha önemli. Markalar yıllardır müşterilerinin verilerini derleyip kullanabilmek için CRM çözümlerine ciddi yatırımlar yapıyor. Dijital kanalların da bu konuda düzenlenebilmesi için adımlar atmanın zamanı geldi. Medyaya yoğunlaşan veri yönetim platformlarının giderek yaygınlaşması markaların işbirliği yapabileceği ortakları çeşitlendiriyor.

Mevcut müşterilerin dijital izdüşümlerinin takibi, yapılan reklam kampanyalarının derinlemesine analizi, iş ortaklarının verilerinin entegrasyonu, geleneksel medya kanallarının da sisteme dahil edilebilmesi gibi adımları kendi kontrolünüzde atabilmek için bir veri yönetimine sahip olmanız gerekiyor. Yapılacak bu yatırımın karşılığını ise medya kanallarına harcanan bütçelerin verimliliğini artırarak kısa bir sürede elde edebiliyorsunuz.

Reklam doğrulaması

Reklamların yarısından fazlasının görülemediğine dair açıklamalarla sektörü etkisi altına alan rüzgarların durulmaya başladığını söyleyebiliriz. Görünebilirlik sorularıyla başlayan tartışmalar, sahte reklamlar, marka güvenliği ve hedef kitle doğrulaması konularını da bünyesine katarak medya dünyasının gündem maddelerinden biri oldu. Reklamınızın ne kadarının gerçekten görünür olduğu kadar, hangi içerikle yan yana olduğu, kimler tarafından görüldüğü, hedeflediğinizi sandığınız kişilerin gerçekliği ve hedefleme kriterlerinin doğruluğu, denetlenmesi gereken konular olarak karşımızda duruyor.

Dünyada 2016 yılı bu meselenin çözümü için atılan adımların yılı oldu. En büyük medya sahiplerinin bile hızla adapte olduğu yeni teknolojiler markaların 2017 yılı planlarının önemli bir parçası. YouTube’dan Facebook’a, Doubleclick’ten Snapchat’e herkesin destek verdiği yeni araçlarla, yapılan kampanyaların doğrulamasını anlık olarak yapmak mümkün. Yeni yıla başlarken bu konuda hâlâ bir çözümünüz yoksa hızlı davranmanın tam sırası.

Veri bahçeleri

Yıllardır konuştuğumuz o büyük veri dünyası artık gerçekten emrimizde mi? Bunu tam manasıyla söylemek çok kolay değil ama özellikle internet dünyasının dev firmalarının bu konuda büyük adımlar attığını söylemeliyiz. Programatik satınalmanın geleneksel yöntemlere göre her geçen gün büyüdüğünü artık görüyoruz. Hal böyle olunca da mevcut verilerin kullanılabilmesi için satınalmacılar dört bir yandan bastırıyor. Birinci, ikinci ve üçüncü parti veri anlaşmaları için web siteleri, reklam ajansları ve reklamverenler görüşmelerini sürdürüyor.

Öte yandan verilerini başka kanallar üzerinden sunma fikrine sıcak bakmayan kuruluşlar yeni yöntemleri hayata geçiriyor. Benzersiz verilerinin kendi kontrollerinde olmayan programatik satınalma platformlarında kullanılmasını istemeyen web siteler, bahçelerini kurup duvarlarla çeviriyor. En büyük örneğini Amazon’la yaşadığımız bu platformlar, verilerinin kullanılabilmesi için tek seçeneği kendi DSP’lerini kullandırmak üzere kurguluyor. Pek çok reklamveren için çok değerli olan bu veri, satınalma dünyasının kurallarını da esnetmiş görünüyor. Markalar bu fırsattan yararlanmak adına kullandıkları platformların yanında buraları da satınalma havuzuna ekliyor.

Yeni dönem içerik dünyası

Yeni nesil pazarlamanın kâbusu: Tüketici reklamları görmek istemiyor! Reklam engelleme uygulamalarının yaygınlaştığını gösteren rakamlar da hem marka ve ajansları hem de medya sahiplerini yeni arayışlara itiyor. Doğal görünümlü reklamlara dair çözümlerin önemi de artıyor.

Geçtiğimiz yıllarda da yükselişte olduğunun altı çizilen içerik reklamcılığı için 2017 önemli bir geçiş yılı. Körü körüne yapılan örneklerine ve birbirini tekrar eden işlere rastladığımız reklam dünyamızda bu çözümü daha akılcı ve uzun süreli olarak düşünüp kullanabilmemiz gerekiyor. Sektöre yeni girmesini beklediğimiz yerel ve global oyuncularla 2017’de içerik üretim dünyasının profesyonelleşmesini sürdürüp daha kalıcı işbirlikleri oluşturacağını, en azından reklamını yaptığı ürünün rakibiyle çok kısa bir süre sonra işbirliği yapan içerik üreticilerinin azalacağını, markaların da bunu aşmak için daha uzun süreli ya da korumacı anlaşmalar yapacağını söyleyebiliriz.

Ayak izi takibi

Dijital reklamların gerçek iş sonuçlarına nasıl etki ettiğini anlamanın zamanı gelmedi mi? Belki bu yıla kadar bunu yapabilmek için mutlaka bir satışa ya da dönüşüme yönlenen reklamlara ihtiyacımız olduğunu iddia edebilirdik. Ama artık bir adım ileriye gidebilmek mümkün. Mobil cihazların çok daha detaylı lokasyon verisi verebilmeleri ve bu verinin mağaza satış cihazlarıyla senkronize olabilmesi bize yeni fırsatların kapısını açıyor. Dijitalde gördüğünüz reklamlar sonrasında satış noktası ziyaretleri ve alışverişler tahmin edilebilir hale geliyor. Facebook ve Google’ın pazara tanıttığı ürünlere farklı firmaların da katılmasıyla 2017 bu çözümler için daha hareketli hale gelecek. Böylelikle dijital evren dışındaki gerçek iş sonuçları bizler için bir ilk oluşturacak.

Yapay anlayış

İtiraf edelim, robotlu gelecek düşünürken hayal ettiğimiz günler böyle değildi. Yine de hayatımıza giren yeni dostlarımızın pazarlama dünyasını da etkilediğini belirtelim. Alexa, Siri ve Google Home’un birbiriyle rekabeti 2016’nın özellikle son çeyreğini hareketli hale getirdi.

2017 ve sonrası bu cihazların globalleşmesi ve pazarlama dünyasını da içselleştirmesiyle geçecek. Evde bizim istediklerimizi sesli komutlarla yapan dostlarımızdan bir şey rica ettiğimizde araya girmek mümkün hale gelebilecek: biten diş macununu sipariş etmek, eve yemek söylemek, sinema biletini almak, uçak bileti aramak… Markaların yeni arkadaşlarımızla ilişkilerini ilerletmeleri gerçek iş sonuçları açısından oldukça faydalı kapılar açacak.