2018’e dair 5 pazarlama içgörüsü

Öne çıkan bazı pazarlama teknikleri, 2018 için de ipuçları sunuyor.

19.12.2017 - 11:31 | MediaCat

0
paylaşım
İlk paylaşan sen ol!
Facebook
Twitter
-Share on LinkedIn
+
Nedir?

Sosyal medya mecralarının sürekli yeni eklentiler ve özellikler eklemesiyle birlikte, söz konusu mecralarla uyum içerisinde ilerleyen pazarlama yöntemleri de büyük bir devinim içerisinde. Bu durum sebebiyle 2018 yılı için Nostradamus’luk yapmak çok kolay olmasa da bazı pazarlama teknikleri, içinde bulunduğumuz yılda kendini göstererek aradan sıyrılmayı başardı. Bu yeniliklerin giderek her yeri saracağını öngörmek hiç güç değil.

1- Artırılmış gerçeklik uygulamaları

Snapchat ve Facebook’un markalara kendi uygulamalarını yaratmaları için izin vermesiyle birlikte, şu an için film ve oyun şirketlerinin bu yöntemi başarıyla uyguladıklarını söylemek mümkün. Geleneksel reklam yöntemlerinin yanı sıra pek çok marka, yarattıkları filtre ve uygulamalar ile doğrudan hedef kitlesiyle etkileşime geçmeyi ve ürünlerinin tanıtımını bu kitlenin paylaşımları sayesinde yapmayı sağlıyor. Yabancı markalar 2017 yılında ortaya çıkan bu yöntemin potansiyelini çok geçmeden keşfetti. 2018’de yerli markaların da artırılmış gerçeklik uygulamalarının hedef kitleleri tarafından ne kadar tercih edildiğini fark etmesiyle birlikte, pazarlama yöntemlerinde yeni bir yol açılmış olacak.

2- Postmodern pazarlama

Yıllar önce Millî Takım kalecisi Rüştü Rençber’in oynadığı reklam filmini hatırlarsınız. Film, markanın yeni ürününün tanıtılması açısından son derece başarılı oldu ve basit sloganı dillere pelesenk olarak Rüştü Rençber’in maçlarında izleyiciler tarafından -biraz alaycılık da içermekle birlikte- sürekli telaffuz edildi. Postmodern reklamcılık anlayışı bu güçten faydalanmayı sürdürüyor. “Hiç internette otel aradınız mı?” cümlesi bir şey çağrıştırıyor mu? Bu reklam filmi, video paylaşım sitelerinde o kadar çok gösterildi ki gençler bunu hemen bir eğlence malzemesine dönüştürerek sayısız “caps” yaptılar. Öyle ki marka ikinci reklamında kendini de tiye alarak benzer anlayışını sürdürdü. Yeni bir yöntem olmasa dahi farklı mecralar ve internet kullanımıyla birlikte bu “postmodern” pazarlama tekniği de 2018 yılında markalar tarafından tercih edilecek.

3- Chatbot’lar

Chatbot’lar artık basit cümlelere basit karşılıklar veren yapıda değiller. Öyle ki, chatbot’la konuşarak pizza sipariş etmeniz ve gelen üründen memnun olmamanız halinde şikâyetinizi iletmeniz mümkün hale geldi. Firmalar hesap yöneticileri de işe alsa, müşteri hizmetlerini en yüksek kaliteye çekmeye de çalışsa, göz ardı edilemeyecek bir gerçek var ki o da gençlerin “hız” arzusu. Social Sprout ve Facebook tarafından yapılan çalışmaya göre katılımcıların yüzde 56’sı firmaya yönelttiği soruya maksimum dört saat içerisinde yanıt bekliyor. Eğer bu süre uzarsa ya da hiç yanıtlanmazsa rakip firmaya geçiş yapıyor. Bu denli hıza bağımlı bir dönemde chatbot’ların kullanılmaması ya da insan eline bırakılarak potansiyel müşteri kayıplarına neden olunması hiç mantıklı değil. Geliştiriciler firmaların ihtiyaçlarına uygun, Facebook Messenger gibi uygulamalarla uyumlu yardımcı araçlar ve chatbot’lar geliştirirken ve Facebook, Messenger’ı yeni pazarlama aracı olarak yükseltmeyi sürdürürken, bu pencereyi görmezden gelmek imkânsız.

4- Video paylaşımları

Yediden yetmişe herkesin elinde ama iyi ama kötü bir akıllı telefonun olduğunu düşünürsek, videonun tüketim oranını algılamak hiç de zor olmaz. 2017 yılında sanal dünyada yapılan paylaşımların yüzde 90’ı video içeriğinden oluşuyor. Burada asıl sorun video paylaşımı yapmak değil; dikkati pamuk ipliğine bağlı, parmağı her an sizi yukarı kaydırmaya meyilli hedef kitlenizin dikkatini üç saniye içerisinde nasıl çekebileceğiniz. Bu videolara hikâyeleri de eklemek mümkün. Hikâye paylaşımları yapıları gereği 24 saat içerisinde kaybolduğundan, takipçilerin paylaşımla kısa sürede etkileşime girmesini ve aksiyon almasını sağlıyor. Twitter Planlama Şefi David Wilding, video paylaşımlarının bir strateji değil, bir taktik olduğunu söylüyor. Markalar, bu cevheri 2017 yılında bile oldukça etkin biçimde kullanmaya başlamışken, 2018 yılında video paylaşımlarının patlama yapacağını söylemek abartılı olmaz.

5- Influencer’larla ortak çalışma

Reklam için milyonlarca lira bütçe ayıran dev bir şirket de olsanız, küçük bir dükkânda el yapımı otantik kıyafetler satan yerel bir butik de olsanız, influencer’lar geleceğin pazarlama stratejilerinin kaçınılmaz bir uzantısı. İster milyonlarca takipçisi olan bir sosyal medya fenomeniyle çalışın ister birkaç bin takipçisi olan daha küçük bir kullanıcıyla, hiç fark etmez. Eğer influencer’ın sizin markanızı bir üst kademeye taşıyacağını ve satışlarınızı artıracağına inanıyorsanız, bu seçeneği göz ardı etmemelisiniz. Burada dikkat edilmesi gereken konu, takipçilerin satın alınmamış olması. Yani 50 bin takipçiye sahip ancak paylaşımları birkaç beğeninin ötesine geçmeyen bir kullanıcının size hiçbir yararı olmaz. Ancak ufak bir kitle tarafından takip edilse bile gönderilerinde oran olarak yüksek beğeni ve yorum varsa, işte sizin aradığınız kişi odur.