Medyanın 2017 bilançosu

2017'nin hatırda kalan medya olayları.

08.01.2018 - 15:21 | MediaCat

Medyanın 2017 bilançosu
0
paylaşım
İlk paylaşan sen ol!
Facebook
Twitter
-Share on LinkedIn
+
Nedir?

Hakikat ve kurgu arasındaki ayrımın ortadan kalktığı 21’inci yüzyıl dünyasında medyanın gücü ve etki alanı yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada hatta köklü Kuzey demokrasilerinde bile bir kırılma yaşıyor. Nedenleri belli ancak sonuçlarını yeniden hatırlamak isterseniz 2017 yılındaki medyatik gelişmeleri derlediğimiz yazımıza bir göz atın.

Doğan Holding’te ayrılıklar

Ana haber spikeri Nevşin Mengü, CNN TÜRK’le yollarının ayrılması yönündeki kesin karar alınana dek, sık sık süresi belirsiz “izinlere” ayrılmıştı. Mayıs ayında Washington’da gerçekleşen Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan görüşmesinin kısa sürdüğünü, “Girdisi çıktısı, oturdusu konuştusu 23 dakika sürdü” sözleriyle belirtmesi üzerine ise CNN TÜRK’teki görevine son verildi. Olayı takip eden haftalarda CNN TÜRK ekranlarında görünmeyen Mengü hakkındaki son karar ise eylül ayında verildi.

Doğan Holding’in 2017 yılında kaybettiği bir başka haberci ise İrfan Değirmenci oldu. Kanal D’de sunduğu sabah programıyla, yıllardır grupta olan Değirmenci’nin kanalla olan ilişkisine, 16 Nisan referandumu öncesinde oyunu açıklayarak gazeteciliğin tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle son verildi. 2016 yılının Altın Kelebek Ödülleri’nde Diriliş Ertuğrul dizisine yönelik yorumlarıyla tepki toplayan Okan Bayülgen de Kanal D’de programı yayından kaldırılan bir diğer isim oldu.

Köşeler savaşı

Hürriyet gazetesinin köşe komşusu iki yazarı, Melis Alphan ve Ahmet Hakan arasında gerçekleşen gerçekler ve algılar savaşını belki hatırlarsınız. Geçtiğimiz yaz Murat Başoğlu’nun yeğeniyle samimi fotoğraflarının yayınlanmasının ardından kamuoyunda bir ensest tartışması yaşanmıştı. Takip eden dönemlerde yayınlanan “Murat Başoğlu’na niye şaşırıyoruz? Türkiye’de ensest oranı yüzde 40!” başlıklı Melis Alphan yazısında ise Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun konuyla ilgili araştırmaları paylaşılmış ve fenomenin Türkiye’deki yaygınlığının sanıldığının çok üzerinde olduğunu ortaya koymuştu.

Oranın toplumda infial yaratması üzerine, Ahmet Hakan köşe yazısında konuya bir başlık açmış (“Palavranın daniskası: Türkiye’de ensest oranı yüzde 40 imiş”) ve paylaşılan araştırma sonuçlarını inandırıcı bulmadığını belirtmişti. O günler, deneyimli iki yazar arasında uzayıp giden ve sonuca bağlanamayan bir polemiğe sahne oldu. Polemik; gerçekler, algılar ve toplumsal tabular üzerinden şekillenirken, medyanın ve gazetecilerin gündem belirlemede hâlâ ne kadar etkin olabildiklerine yönelik yerinde bir örnek sunmuş oldu.

Dijital yayıncılığa ödül

2015 yılında Ruşen Çakır tarafından kurulan ve iki yıl içerisinde anaakım medyada yer bulamayan pek çok içeriğe imza atan dijital yayın kanalı Medyascope.tv için parlak bir yıl oldu 2017. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve Fransız televizyon kanalı TV5 – Monde tarafından verilen Basın Özgürlüğü Ödülü’nün medya kategorisinde bu yılki sahibi Medyascope.tv oldu. Fransa’nın Strasbourg kentinde Dünya Demokrasi Forumu’nda düzenlenen törende ödülü, kanalın kurucusu Ruşen Çakır aldı.

Mizah daralıyor

Medyanın 2017 bilançosu2002 yılında Leman dergisinden ayrılan Metin Üstündağ, Bahadır Baruter, Selçuk Erdem ve Erdil Yaşaroğlu tarafından kurulan haftalık mizah dergisi Penguen, 15 yılın sonunda “artık dergi okunmadığı” gerekçesiyle nisan ayında kapanma kararı aldı.

Mizahın çok daha köklü bir markası olan, Oğuz Aral’ın yayın yönetmenliğinde 1972 yılında doğan Gırgır’ın ise şubat ayında Hz. Musa ile ilgili tartışma yaratan bir karikatürden sonra, yayıncısının kararı üzerine basımı durduruldu. Dergi, 2015 yılından itibaren Sözcü gazetesi ile dağıtılıyordu.

Basın raporlarında son durum

Nisan ayında yayınlanan iki rapor, Türkiye’de basının durumunun yıldan yıla gerilediğini ortaya koydu. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in Dünya Basın Özgürlüğü Raporu demokratik ülkeler dahil tüm dünyada basının durumunun kötüye gittiğini gösterirken, Türkiye’yi 180 ülke arasında 155’inci sıraya yerleştirdi. Washington merkezli insan hakları kuruluşu Freedom House ise Basın Özgürlüğü 2017 raporunda, 199 ülkeyi inceleyerek, 0 (en iyi) ve 100 (en kötü) arasında bir değerlendirme sistemi geliştirdi. Türkiye, 76 puanla 199 ülke arasında 163’üncü, Avrupa’da ise 42’nci oldu.

İzdivaçlar mutlu son göremedi

Türkiye’de neredeyse 15 yıllık bir mazisi vardı izdivaç programlarının. Yıllar boyunca gündüz kuşaklarının hâkimi olan ve kamuoyunda pek çok tartışma yaratan programlar, nisan ayında OHAL kapsamında yayından kaldırıldı. Son yıllarda Esra Erol, Seda Sayan, Zuhal Topal ve Asuman Dabak hakimiyetinde olan izdivaç paradigması, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) kanallarla görüşmesi sonrasında bir kanun hükmünde kararname ile son buldu.

Ordu, siyaset ve medya üçgeni

Medyanın 2017 bilançosu

Hürriyet gazetesi Ankara temsilcisi Hande Fırat, Şubat ayında gazetede yayınlanan “Karargâh rahatsız” başlıklı haberiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, hükümet ve medya üçgeninde vuku bulan bir tartışma başlattı. Fırat haberinde, yedi neden sıralamış (IŞİD ve PKK ile mücadele eden TSK’ye yönelik eleştiriler, baş örtüsü yasağının kaldırılması, Cumhurbaşkanı’yla yapılan yurtdışı gezilerine yönelik olumsuz tepkilere neden oluşu gibi maddelerin de arasında yer aldığı yedi neden) ve bu nedenlerin Genelkurmay’da yarattığı rahatsızlıkları ortaya koymuştu.

Fırat’ın haberi için seçtiği başlıksa, hatırı sayılır bir darbe ve siyasete asker müdahalesi geçmişine sahip Türkiye’de özellikle iktidar partisinde, iktidara yakın medyada ve TSK’da eleştirinin hedefi oldu. Benzer bir başlık (“Genç subaylar tedirgin”) 2003 yılında Cumhuriyet gazetesinde de atılmış ve benzer yorumlara neden olmuştu. Hürriyet, takip eden günlerde, “rahatsız” sözcüğünün Genelkurmay’ın hükümete karşı rahatsız olduğunu belirten bir anlamda kullanılmadığını belirten bir açıklama yayınladı.

Yeni nesil gazeteciler

Sosyal medyanın 2000’li yıllardaki yükselişiyle birlikte haber kaynakları da anaakım medya olmaktan çıktı ve yeni bir sözcük ya da model girdi dolaşıma: Vatandaş gazeteciliği. Vatandaş gazeteciliğinin ne kadar yaygınlaştığına yönelik son göstergelerden birineyse kasım ayında, Mart 2016’da ABD’de tutuklanan Reza Zarrab’ın tanık koltuğunda oturduğu duruşmanın başlaması ve gelişmelerin aktarılmasında öne çıkan isimlerin farklılaşmasıyla karşılaştık.

Türkiye medyasında geniş yer bulamayan yargı sürecini Türkiye’de pek çok kişi Zeyno Erkan isimli ABD’de yaşayan ve Birleşmiş Milletler’de çalışan bir “vatandaş”tan dinledi. Süreci gözlemci olarak takip eden Erkan’ın sosyal medya hesapları, günler içinde binlerce takipçiye erişti.

TRT’de dijital dönem

TRT, dünyada kullanımı yalnızca birkaç ülkeyle sınırlı olan “arşivlerin detaylı olarak tasniflenerek reprodüksiyonların internetten kullanıcıya sunulması” uygulamasını nisan ayında hayata geçirdi ve 200 bin saatlik arşivini halka açtı. Büyük ilgi gören açılıma yönelik, dönemin TRT Genel Müdürü Şenol Göka şu yorumda bulundu:

“TRT’de son derece önemli bir birikim var. Daha sonra eklenen çalışmalarla da bu arşiv çok büyük bir zenginliğe kavuştu ve bunun bir şekilde açılması gerekliydi. O hafızanın tekrar gündeme getirilmesi gerekiyordu; siyasi, kültürel ve sosyolojik açıdan.”

Wikipedia’sız bir Türkiye

Pek çok konuda ilk başvurulan bilgi kaynağı olan, herkesin katkıda bulunabileceği açık ansiklopedi Wikipedia, nisan ayıyla birlikte Türkiye’de erişime kapandı. Platformun İngilizce portalında yer alan Turkish Occupation of Northern Syria (Kuzey Suriye’de Türk İşgali), Foreign Involvement in the Syrian Civil War (Suriye İç Savaşı’na Yabancı Müdahalesi) ve State-Sponsored Terrorism (Devlet Destekli Terörizm) maddelerinde Türkiye’ye ayrılan bölümlerin yarattığı rahatsızlıklar BTK’nın bu kararı almasında etken.

Medyada yeni bir kavram

Medyanın 2017 bilançosu

Geçtiğimiz ocak ayında Beyaz Saray’daki görevine başlayan yeni ABD Başkanı Donald Trump, yemin törenini izleyen kalabalık medyada pek çok polemiği beraberinde getirdi. Ulusa seslenişin gerçekleştiği kongre önü yeterince ziyaretçi çekebilmiş miydi? Medyaya göre hayır. Dönemin Beyaz Saray Basın Sözcüsü Sean Spicer’a göreyse gelmiş geçmiş en kalabalık başkanlık töreniydi. Takip eden günlerde çiçeği burnunda başkanın danışmanlarından Kellyanne Conway, Spicer’a tüm kanıtlar aksini gösterse de, arka çıkmış ve 2017 yılı medyasına unutulmaz bir yeni kavram kazandırmıştı: “Alternatif hakikatler.”

Yalan haberlerden ziyade; tüm nesnel verilere rağmen öne sürülen alternatif bilgi ve ilave gerçek anlamına gelen alternatif hakikat fenomeniyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de karşılaştık bu yıl. Özellikle de iktidar ve muhalefet partilerinin mitinglerine dair yapılan medya yorumlarında.